*Rifat SERDAROĞLU* - İzmir - 24 Haziran 2010 Perşembe
 ------------------------------

*İhanet şebekesi *



[image: İhanet şebekesi]

*BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karataş;* "Operasyon sürerse Kürt Halkı
Yaşamı Cehenneme çevirecek."

**BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna;* "Savaş sadece, Kürdistan'da
olmayacak, savaşı tüm ülkeye yayarız.

**BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız*; Daha önce 28 İsyan olmuş, bu 29 ncu
Kürt İsyanıdır.

**BDP'li Belediyeler*, İçişleri Bakanlığı yetki ve otoritesini reddetmeye
hazırlanıyor; BDP'nin Diyarbakır'da yaptığı İl Genel Meclisi Üyeleri ve
Belediye Başkanları toplantısında, "*Siyasi yetkiyi halka devretmek" adı
altında Belediyeleri ÖZERKLEŞTİRME kararı alındı.*

**AKP Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı;* "Teröre karşı alınacak en önemli
önlem, sınır kaydırmasıdır".

**AKP Mardin Milletvekili Mehmet Halit Demir*; Habur'dan girenler özgürlük
savaşçısıdır. Tutuklanmaları yanlıştır.

**AKP Bakanı Egemen Bağış;* "Ocağına ateş düşen sadece 11 şehidin ailesi
değil! Ölen PKK'lıların ailesi de acı çekiyor!

**Celal Talabani* (Mam Celal-Cengiz Çandar'ın Mam'ı); Kendisinden PKK
teröristlerini isteyen Türkiye'ye "Değil bir Kürt, Türkiye'ye Kürdün
kedisini bile vermem"

**Mesut Barzani*(Kak Mesut- Davutoğlu'nun Kak'ı); Türkiye Kuzey Irak'a
girerse, biz de Diyarbakır'ı karıştırırız.

Tüm bu beyanlar, Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı açıkça
söylenmiş ve tekzip edilmemiş beyanlardır. Söyleyenlerden bir kısmı, mevcut
Anayasa üzerine yemin etmiş, ettikleri yemine bile sadık kalamayan
hainlerdir. İki  tanesi ise Türkiye Cumhuriyetinde Bakanlık sorumluluğu
yüklenmiş, ülkenin birliğini temsil zorunluluğu olan kişi, biri  teröristler
için ağıtlar yakıyor diğeri ise ülkenin sınırını kaydırmayı tartışalım
diyor! Kaydıralım da ne tarafa doğru? Irak'tan toprak talebinde
bulunamayacağımıza göre, kendi topraklarımızdan mı vazgeçelim? Bu topraklar,
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin mi, üzerinde  istediğin gibi oynayasın?
PKK'nın siyasi temsilcisi BDP'li Belediyeler ise, resmen ayrılığı,
federasyonu, bölünmeyi ilan ediyorlar! Terörü, ayrımcılığı önlemek ilk
görevi olan İçişleri Bakanı ne yapıyor? Medya temsilcileri ile toplantı
yapıyor. Sanki terörü medya sorumluları azdırıyor. Diğer ikisi, yıllardır
Türkiye'nin ekmeğini yiyip, ekmek yedikleri kaba pisleyen, isimleri
siyasetin fahişeleri olarak tescillenmiş, ABD' nin kucağında oturan, AKP ve
Tayyip Bey'in Irak'taki sırdaşlarıdırlar.

Türkiye'nin, medeni ülkeler arasında yalnızlaşmasının, Hamas'ı ve İran'ı hür
dünya'ya tercih etmesinin sebebi de, eli kanlı uyuşturucu ve organ kaçakçısı
PKK terör örgütünün her gün vatan evlatlarımızı kahpece tuzaklarla şehit
etmesinin birinci derece sorumlusu, her demokratik ülkede olduğu gibi bizde
de Başbakan'dır, yani Tayyip Bey'dir.
Tayyip Bey, okumayan, okuyanları dinlemeyen, yakın tarihi hiç bilmeyen,
bilgi yerine yağcılığa ve dedikoduya itibar eden bir görüntü çizmektedir.

Türkiye'nin iç ve dış düşmanlarla mücadele edecek yasal tek gücü vardır,
onun adı da Türk Silahlı Kuvvetleridir. TSK, demokratik, lâik rejime bağlı,
Atatürk'ün ordusudur.
AKP'nin ve Tayyip Bey'in en büyük hataları Türk Silahlı Kuvvetlerine *"Şaşı"
* bakmalarıdır. Tayyip Bey'e ve onun Kürtçü danışmanlarına göre, TSK terörün
bitmesini istemiyordu! Bebek katili, uyuşturucudan beyni sulanmış eşkıya
başını  içeri tıkan, şerefli komutanlar hücrelere kondu. Olmadık iftira,
yalanlar,tuzaklar; tarikat-cemaat artıkları polislerin de yardımıyla bu
kahramanların üzerine atıldı. Askerliğini yapma şerefine bile erişemeyen
bazı Adalet mensupları da bu hainlerle işbirliği yaptılar ve o şerefli
cübbelerine çamur sürdüler. Geldiğimiz noktada, eli kolu bağlanmış, morali
kasten bozulmuş ordumuzla, terörle mücadele etmeye çalışıyoruz.

İstanbul Halkalı'da servis otosuna yapılan bombalı saldırıda şehit olan Buse
kızımızın babası, bu aşağılık teröristlerle ilgili gerçeği bir cümle ile
özetledi ve dedi ki;
*"Bu teröristler Türk olamadılar, Kürt'te olamadılar, onlar sadece kalleş
olabildiler."*
Herkesin bu cümleden alacağı dersler olmalı. Herkes önce Türk olmayı
becerebilmeli, asgariden *"ne mutlu türküm diyene*" diyebilmeli.

Bunu tüm Türk Milletinden isteyecek, birliğimizi, beraberliğimizi sağlayacak
kişi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'dür. Bu onun, uyacağına ve uygulayacağına
namus ve şerefi üzerine yemin ettiği Anayasal görevidir.
Cumhurbaşkanı bu konuda ne diyor? *"Her yere, Ne Mutlu Türküm Diyene, diye
yazmak ilkelliktir!"*

Ne güzel söylemiş büyüklerimiz; *"Balık baştan kokar"* diye. İşte terör bu *
"Şaşı"* bakıştan dolayı bitirilemiyor.

Bu *"Başıbozuklar*" alayını ilk seçimde müstahak oldukları yere beraberce
göndereceğiz.






-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

<<image001.jpg>>

Cevap