Kimden: D.Ali Ercan

**

TERÖRİSTİN YANITI
Gürbüz EVREN  (Oda.TV)

Geçtiğimiz Haziran ayının sonunda bir arkadaşımı karşılamak üzere Ankara
Otogarı AŞTİ'ye gitmiştim. Otobüsün gelmesine sanırım 30 dakika vardı.
Otogar'ın alt katındaki bir kafeteryada vakit geçirmeye çalışırken,
yanımdaki masaya 3 genç geldi. Sivil kıyafetlerine rağmen asker oldukları
anlaşılıyordu.

Bir süre konuşmalarına kulak kabarttım. Dayanamadım "Asker misiniz" diye
sordum. Üçü de aynı anda "askeriz" yanıtını verdi. Böyle başlayan sohbet
ısmarlanan çaylarla daha da ilerledi. Birlikleri Tunceli'nde olan askerler
izine çıkmışlar. Önce uçakla Erzurum'dan Ankara'ya gelmişler, buradan da
memleketlerine gidecekleri otobüslere binmeden önce vakit geçirmek için
kafeteryaya oturmuşlar.

Konu ister istemez son dönemlerde yoğunlaşan PKK saldırılarına geldi.
Bulunduğunuz bölgede çok operasyona çıkıyor musunuz? Çatışma yaşıyor musunuz
vb. soruları birbiri peşi sıra yönelttim. Önce biraz duraksadılar, sonra
yavaş yavaş anlatmaya başladılar. İlk konuşan asker, "Ağabey PKK'ya karşı
mücadele etmek sorun değil, bu zaten bizim işimiz. Bu arkadaşlarımla askerde
tanıştık. Onlar da benim gibi düşünüyor. Ama öyle şeyler var ki, PKK'nın
veremeyeceği zararı veriyor askere, özellikle de komutanlara" dediğinde
meraklandım. Ne gibi zararlar bunlar diye sordum. Konuşmaya başladığımızdan
bu yana sessiz kalmayı seçen Çankırılı asker durun ben anlatayım diyerek
söze girdi.

PKK'LILARA TESLİM OL ÇAĞRISI
"Haziran ayı başlarında Elazığ -Bingöl çevresinde operasyona çıkmıştık. On
gündür kırsalda dolaşıyorduk. PKK küçük gruplar halinde hareket ettiği için
çatışmaya girmemeye özen gösteriyor, taciz ateşi açıyor, mayın ya da uzaktan
kumandalı bombalı saldırılara ağırlık veriyordu. Aldığımız bir ihbara göre,
PKK'lı kalabalık bir grup Karlıova yakınlarında saldırı hazırlığı yapıyordu.
Arkadaşlarımız grubun yerini tespit etmişti. Baskın için havanın kararmasını
bekleyen PKK'lıları hiç ummadıkları bir şekilde çevirdik. Grubu tamamen
kuşatmamıza çok az kalmıştı ki gözcüleri bizi fark etti. Kısa süre içinde
çatışma başladı. Zor durumda olduklarını gören PKK'lıların lideri telsizden
çevredeki gruplardan yardım istiyordu. Komutanımın yanında olduğum için
elindeki telsizden tüm konuşmaları duyuyordum. Bir süre sonra komutanımız
PKK'lılara teslim olun çağrısı yapmaya başladı. Komutan, *'Etrafınızı
sarıldı, kaçamazsınız, boş yere ölmeyin gelin teslim olun'* çağrısını birkaç
kez tekrarladı.

TERÖRİST KOMUTAN
PKK'lılar telsizden yapılan çağrılara bir süre yanıt vermediler.
Komutanımız, yeni bir çağrı yaparak, 'Ömrünüzün sonuna kadar terörist olarak
yaşayamazsınız. Bunun sonu ölüm. Bırakın terörü gelin teslim olun. Terörist
gibi değil Türkiye Cumhuriyeti' nin bir vatandaşı olarak yaşamınızı
sürdürün' dedi. Kısa bir sessizlikten sonra PKK'lıların lideri öyle bir
yanıt verdi ki konuşmayı duyanlar söyleyecek söz bulamadı.
Şöyle diyordu PKK'lı:
*"Komutan sen bize terörist diyorsun, ama dünyadan haberin yok herhalde. 3.
Ordu'ya bağlı değil misiniz? Ordu komutanınız hakkında Erzincan iddianamesi
açıklanmadı mı? O iddianameyi okumadınız herhalde. Oradaki 1 numaralı sanık
sizin komutanınız. İddianamede, terör örgütü kurmak ve yöneticisi olmakla
suçlanıyor. Onun askerleri olduğunuza göre siz de terörist değil misiniz?
Siz önce kendinize bakın..." *



-- 

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap