Hayır!.. 12 Eylül'de önümüze konacak olan sandığa evet ya da hayır oylarının atılması basit ve sıradan bir tercih meselesi değildir... Türkiye halkı, 12 Eylül günü cumhuriyet rejimini hak edip etmediğine karar verecektir. Türkiye halkı, demokrasiye sahip çıkıp çıkmayacağına karar verecektir... 12 Eylül referandumu Türkiye halkı için bir varlık, yokluk meselesidir... Ya milli eğitim, milli devlet, milli ekonomi kabul edilecek ve ülke "bölünmez bütünlüğü" içinde ve milli sınırları dahilinde bağımsız bir ülke olarak yaşamaya devam edecek... Ya da memleket, Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi adı verilen bir strateji boylamında emperyalizmin sıradan bir maşası olmaya devam edecektir... Ya demokratik hukuk devleti bu ülkede egemen olacaktır. Ya da yasama ve yürütmeye el koyan güçler yargıyı da egemenlikleri altına alarak devletin üç temel gücünü tek bir elde toplayacaklar ve sivil diktatörlüklerini ilan edeceklerdir... Türkiye gerçekten bir yol ayrımına gelmiştir. Sözünü ettiğimiz yol ayrımı, birbirlerinden keskin ve kesin çizgileri ile ayrılmış bulunmaktadır. Gri tonlar tümüyle ortadan kaybolmuş ve ortaya, "ya siyah ya beyaz" biçimindeki zıtlık çıkmıştır. Hasta, ilaçla tedavi yöntemlerine artık cevap veremez bir haldedir... Ameliyat seçeneği bir zorunluluk olarak kendisini tüm toplum katmanlarında kabul ettirmek üzeredir. Peki... Ameliyat nedir ve nasıl yapılacaktır? Ameliyatın ilk perdesi 12 Eylül gününe isabet etmektedir. Türk halkı sandığa gidecek ve yukarıda sıraladığımız [artı] değerlere sahip çıkacaktır. Ameliyatın 2. perdesi sürecinde halk, 12 Eylül'ün hemen ardından yapılacak olan genel seçimlerde yukarıda sıraladığımız [eksi] değerlerin sahiplerini iktidardan indirecektir... Yara almamış bir Anayasa, diktatörlüğe hayır demiş bir halk ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan bir toplumsal muhalefetin öncülüğü ile Türkiye bu badireyi atlatabilir; ameliyat sonrası yaşanacak olan nekahet devresini savuşturabilir... Anayasa referandumunda çoğunluk oylarının "evet" biçiminde oluşması durumunda ise, Türkiye çok büyük risklerin altına boynunu uzatmış olacaktır. Bu durumda; Türkiye'nin sınırları risk altına girecektir. Toprak bütünlüğünü korumak oldukça zorlaşacaktır. Demokratik hukuk devleti, bir daha belini doğrultamayacak ölçüde büyük bir darbe yiyecektir. Devlet kurumlarının hemen hemen tümü teslim alınmış olacaktır. Satılmadık bir değerimiz kalmayacak ama, harcayacak kendimize ait bir tek kuruşumuz kalmayacaktır... İşsizlik, hayat pahalılığı, vurgun, talan ve ekonomik çöküş at başı yarışacak ve birbirlerini tetikleyerek ilerleyeceklerdir. Çare halkın elinde, bilincinde ve gücündedir... 12 Eylül günü sandık başına gidecek olan bu ülkenin aydınlık insanları bu düğümü çözeceklerdir... Çünkü çözmek zorundadırlar. Çünkü halkın, sıkıştığında sıvışacağı Amerikaları yoktur... Birkaç poşet dolusu pirinç, nohut ve kömür karşılığı emanet olarak alınan oylarla bu ülkenin önünü kapatıp, kaderine karalar bağlayamazsınız!.. Çünkü yatsı zamanı yaklaşmıştır ve mumunuz sönmek üzeridir... Az sonra...
LÜTFEN "TIK"LAYINIZ: www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com www.kitlecizgisi.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
