*Mustafa Mutlu * * * <[email protected]> Madem beni izine çıkarmadınız... O zaman 'No be annem!'
Rahmetli Barış Manço'nun "Arkadaşım eşek" şarkısı gibidir benim tatil hikâyem ve "Kaç yıl oldu saymadım" diye başlar, "İzin yapmayalı" diye devam eder... Haliyle yoruldum; bu yüzden de Genel Yayın Müdürümle konuştum ve pazar günü bir "İzin" yazısı yazıp, "31 Ağustos Salı günü görüşmek üzere" diye size veda ettim... Hazır kitabımın imza günü için Alaçatı'daydım; ben de uzaktan seyretmektense herkes gibi denize girebilir ve hatta bunca zamandır hâlâ unutmadıysam yüzebilirdim... *** Nasıl şendim; o "izin" yazısını döktürürken bilemezsiniz... Bir hafta sadece benimdi! Ama gördüğünüz gibi; klasik pazartesi izninden sonra tekrar karşınızdayım! Çünkü... Türk basın tarihinde bir örneği daha var mı bilemiyorum ama benim iznim "tarafınızdan" durduruldu... "Tam da referandum öncesinde izin mi yapılır? Bu da bir tür görevden kaçmak sayılmaz mı" içerikli, o kadar çok tepki mektubu geldi ki... Ne yalan söyleyeyim; ben, bana gönderdiklerinizi görmezden gelirdim ve asla vazgeçmezdim tatilimden... Ama içinizden birileri, aynı mail'leri gazetemizin çok sayın yöneticileriyle de paylaşınca "iznim iptal edildi" ve "sefer görev emrim" dün öğlen saatlerinde tarafıma tebliğ edildi! Sonuçta karşınızdayım... Sadece şunu belirtmeliyim ki; bilirsiniz kavgadan korkmam, mücadeleden kaçmam... Gerçekten yorulmuştum, bir hafta dinlenecektim, hepsi o kadar... Madem "müşteri" her zaman haklı... O zaman "yorulmak yok, referanduma kadar yazmaya devam..." *** Allah'tan benim öyle bir okur kitlem var ki; sadece "Yaz" demiyor, konu da veriyor... Onlardan biri de Almanya'da yaşayan Çorumlu Sadık Yaylalı... 12 Eylül'de yapılacak referandumda AKP'nin "Evet" diye dayatmasını, Kıbrıs'ta yapılan "Birleşme Referandumu"na benzetiyormuş... *** Hatırlarsanız; o yıllarda yine AKP iktidardaydı. Meşhur Annan Planı, 24 Nisan 2004'te Kıbrıs'ın her iki kesiminde eş zamanlı olarak halkoyuna sunuldu. AKP, KKTC halkının "Evet" demesi için inanılmaz bir kampanya yürüttü... Hatta Türkiye'de hazırlanan onlarca "Yes be annem" pankartı, yavru vatana taşındı! AKP'nin yürüttüğü propagandaya göre sandıktan "Hayır" çıkması durumunda bu, bizim haklılığımızı azaltacaktı... Rumlar'ın "Hayır" demesi ise Avrupa Birliği'ne tam üyeliklerini engelleyecekti... *** Sonuç tam da AKP'nin istediği gibi oldu: Yavru vatandaki soydaşlarımızın yüzde 65'i gaza gelip en haklı taleplerinden vazgeçti ve "Yes be annem" dedi... Rumlar ise yüzde 75'le, "Hayır"ı bastı... Aradan geçen altı yılın kâr-zarar tablosunu çıkardığımızda durum şöyle: Rumlar dört yıla yakındır AB'ye tam üye... Biz ise o günkü ilişkileri bile mumla arıyoruz! *** Sadık Yaylalı diyor ki, "AKP şimdi de sözüm ona 'demokrasi' için 'Yes be annem' dememizi istiyor... 'Evet' çıkması durumunda umarım altı yıl sonra geriye dönüp baktığımızda kaybettiklerimize ağlamayız..." *** Bu kadar laf yeter... Girdiğim tatil havasından çıkamamış olmalıyım ki ben bu yazıyı yazana kadar akşam oldu ve tatilciler plajı çoktan terk etti... Bari gidip şezlongları toplamaya çalışan çocuğa yardım edeyim de... "Tatilde olduğumu" anlayayım! ***** *GÜNÜN SORUSU* Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ilk kez "gitmek"ten söz etmiş ve "Yüzde 47 ile geldik. Ancak yüzde 7'ye inersek 'Eyvallah' deriz" demiş... O gün geldiğinde soracağımız soruyu şimdiden yazayım: Daha karpuz kesiceeediiikkk, nereye gidiyonuzzzz? ***** *Kılıçdaroğlu AKP için gerçekten büyük tehlike!* Tamam; yeni bir şey söylemiyor... Büyük laflar etmiyor... Siyasi rüşvet de dağıtmıyor... Sadece meydan meydan, kasaba kasaba, sokak sokak Türkiye'yi dolaşıyor ve insanlarla kucaklaşıyor! Her vakit bulduğunda da televizyonlara çıkıp, daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışıyor... Tabii; iktidarında gazabından korkmayan kaç televizyon kaldıysa, sadece onlarda yapabiliyor bunu! *** Yeri geldiğinde; anayasa değişiklik paketinin içindeki gerçekten iyi düzenlemelerin de altını çiziyor... Toptan bir "istemezük"çü tavır sergilemiyor... Ama... Bu paketin asıl amacının yargıyı siyasallaştırmak olduğunu ve "Evet" oyu çıkması halinde de başımıza gelecekleri örnekleriyle ve anlaşılır bir dille anlatıyor... Bu da... Düne kadar ana muhalefet partisiyle, "Sivas'ın ötesine gidemiyorlar" diye dalga geçen iktidarı korkutuyor... Çünkü iktidar sahipleri kendi deneyimlerinden biliyorlar ki; çalışan er ya da geç kazanır... Ve Kılıçdaroğlu gerçekten çalışıyor... *** Zayıflıyor, güneşin altında kavruluyor; ama yılmıyor! Bu referandumda olmasa bile CHP; eminim ki liderinin bu çabasının ödülünü alacak... Umarım partinin diğer yöneticileri de iktidarın ve yandaş medyanın oyununa gelip kavga edeceklerine, bir an önce ona destek vermeye başlar! -- Gülüşünde ilkbahar bakışında letafet Seni bende görerek bana seni tarif et http://groups.google.com.tr/group/letafet [email protected] Resimler & Fazlası Birol Akkerman -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
