Bülent Esinoğlu <[email protected]>
 13 Eylül 2010 23:47



*Nihai Hesaplaşma ve Nihai Çözüma*

*Bülent ESİNOĞLU*

Referandum ile neden karşı kaşıya kaldık, neden referandum hayatın merkezine
oturdu bunu anlamamız gerekir.

Anayasamızın halktan yana bir anayasa olması talebi elbette ki halkımızın
talebidir. Ancak, Batı merkezlerinin işbirlikçi iktidarlardan talep ettiği,
hatta dayattığı anayasalar Türkiye Cumhuriyetinin anayasası olamaz.

Anayasa'da yapılan değişiklikler Batının Büyük Ortadoğu Projesinin gereği
olan değişikliklerdir. Federasyon anayasasına giden yolun kilometre taşıdır.

Şunu demeye çalışıyorum. Referandumu bizim için icat eden de Amerika'dır
kazanan da Amerika'dır. Kitleleri aritmetiğe hapsedici toplum
mühendisliğinden geçirip kitleleri yönetmek onun uzmanlık alanıdır.

Referandumun önümüze konuluşu da kitlelerin toplum mühendisliği ile
yönlendirilip imal edilmesi de onun eseridir.

*Çünkü onun sistemi; parçaladıkça hükmetmek, hükmettikçe parçalamak esasına
bağlıdır.*

Referandum sonuçları da bu parçalanmayı çok net bir şekilde ifade
etmektedir.

Referandum oyunu gözümüzün önünde açıkça oynanırken, güç odaklarının
organize ettiği *hile merkezi* tüm hızı ile çalışırken, muhalefet
partilerinin bu duruma sessiz kalması anlaşılır bir şey değildir.

Sistem içi çözüm arama mantığı, ya da Amerika'dan icazet arayışı biçimi,
oyunu Amerika'nın istediği biçimde oynamaya yaramaktan başka bir iş
görmemektedir.

Referandum çok önemli bir işlevi de olmuştur. Fethullah'ın on yıl önce ifade
ettiği gibi söylersek, hayatta birbirleri ile yan yana gelmeyecek toplum
katmanları, yurtsever bir eksende bir araya gelmişlerdir.%42'lik bu çoğunluk
onların korkulu rüyası olacaktır.

Hile merkezinin ürettiği şaibeli halk oylaması sonuçlarını Bahçeli ve
Kılıçdaroğlu'nun tartışmasız hemen kabul etmesi doğru olmamıştır.

Düzen içi çözümlere mahkûm olan bu anlayışlar, ileride verilecek sert
mücadelelere zarar vermektedir.

Sistem içi çözümlerin tükendiği yerde yeni fikrin zamanı gelmiştir. Yeni
fikir devrimci bir öz taşımak zorundadır.

Oylarla devrim de olmaz, karşı devrim de olmaz. Olsa olsa çürümeye giden
yolda bir adım olur.

Yeni Osmanlı olma yolunda alınan bu mesafeler, Amerika'nın sömürgesi olma
yolunda alınan mesafelerdir.

Referandum sonuçlarına bakarak, moralleri bozmaya hiç gerek yoktur.
Yurtsever güçler, şimdi daha kararlı ve devrime daha yakındır. Bu işlerin
sandıkla olmayacağını anlamaya daha yakındır.

*Sandığı önümüze, Tayyip koyduğu müddetçe sandıktan Amerika'nın çıkacağı
bellidir.*

Irak'ta sandığı halkın önüne Saddam koyunca içinden Saddam çıkıyordu.
Amerika geldi sandığı Amerika koydu içinden hep Amerika çıkıyor.

Amerikan demokrasisinde sandığı önünüze kim koyarsa içinden o çıkar.

Sandığa bakarak ah vah etmenin ülke kurtuluşuna hiçbir yararı yoktur.
Mücadeleye aynı hızla devam etmeliyiz.

Amerika bizim kaderimiz değildir.

13.9.2010, [email protected]

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap