*Benim bilmediğim bir konu. Bir bilen olursa ve bize de açıklayıp, anlatırsa
sevinirim. İnşaallah doğru değildir yazılanlar....

*

  *
*

*BASEL 3 Açlık ve İşsizlik Paketi Açılıyor !!!
*


**

*
*

Anayasa Mahkemesi bugüne kadar 1999 BASEL 3 Protokolünün önüne engel
çekmişti, mühendislik, eğitim, sağlık gibi hizmetler dışarıdan alınamaz,
bizde bunlar var, diyordu. Şimdi, "BASEL 3 PAKETİNİ AÇIN" düğmesine
basıldığı haberleri ajanslara akıyor.

BASEL 3 Açılımı şu;  yabancı sermaye serbestçe gelecek, kendi elemanını
kendisi getirecek, bizimkiler aç ve işsiz kalacak. Başbakanın "artık yabancı
sermaye ülkemize dolacak" dediği budur.

2012 yılına kadar bütün çalışanların 4-C'li sözleşmeli köle hale getirilmesi
bu protokolün maddelerindendir. Onun için işçi-memur herkes "sözleşmeli"
statüsüne alınacak ki Türkleri kapı önüne koymak kolay olsun.



BASEL 3 Paketinde, eskiden gavur dediğimiz yabancı sermayenin, bize zulmetme
hakkı var, ki buna batılılar demokrasi der. Kısaca BASEL 3 Paketinde onlara
özgürlük bize kölelik var.


Bizim çocuklarımız işsiz kalacak, işler yabancılara dağıtılacak. Kendi
ülkesindeki işsizleri de yanında getirecek yabancı şirketler. Hatta
yabancılar sektörleri aralarında paylaşmış olarak gelecek.

Örneğin:

İngilizler bankacılık sektörünü kimseye bırakmaz, satın aldığı bankanın
çalışanlarını kendileri getirirler. Bunlar iş yerinde Türkçe de
konuşmayacak...

Ey, Karamanoğlu Mehmet Bey! Uyan da bak, dilimiz, kendi toprağımızda esir!

Ey, Hüseyin Avni Doğan Bey! Uyan da bak, Türkçe yazdırdığın o kitaplar artık
yok!

Ey, Mustafa Kemal Atatürk! Uyan da bak, dil devrimin ne hallerde?


Aklınıza Osmanlı Bankası geldi, değil mi? 1926 yılına kadar Türk devrimini
tanımadılar, içinde Türkçe konuşma yasağı vardı. Türk memur orada
çalışamazdı. İstanbul Üniversitesi öğrencileri taşlı sopalı bastılar bankayı
da ondan sonra kabul ettirebildik devrimimizi, adı İstiklâl Caddesi oldu o
caddenin.


İnsan kaynaklarımız yeniden kurutuluyor. Düğmesine basılmış diyor ajanslar,
açılıyor BASEL 3 paketi...

Japonlar, mühendislik hizmetlerini alır.

Fransızlar, kozmetik işlerini alır.

İlaç, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri kime düşer acaba?

Dışarıdan bu hizmetlerin öğretmenleri de gelir mi ki, demeyin,
yoldalar? İngilizce
fakülte okumuş oğlunuz işsiz dururken dil kurslarında Protestan misyonerler
çalışıyor, görüyorsunuz.

Diyelim Amerikalılar; devlet dairelerinde müsteşar, danışman, çevirmenlik,
yönetim, güvenlik ve MİT'in yaptığı işleri alır. Peki bize ne kalır?

Bize, yani Türk oğul ve kızlarımıza sözleşmeli askerlik kalır. ANZAK İngiliz
asker şirketi gelir, asker toplar, dünyanın bir yerlerinde direnen Türk ve
Müslümanları sindirmeye Amerika'nın emrinde savaştırır.


Amerikan generalleri "Türkiye askerin kanını satsın" dediğinde buna sessiz
kalan yöneticilerimiz BASEL 3 Protokolünden habersiz değillerdi. 12 Eylül
2010 Anayasa Referandumunda  "evet" diyenler, buna evet dediklerini
bilmiyorlar.


Yabancı sermayenin Türkçe bile konuşmayan (eskiden gavur denirdi) adamlarına
iş yerlerimizi teslim edeceğiz, *ama biz Afganistan sokaklarındaki gibi,
burkayla "aç ve özgür" dolaşacağız! Budur Amerikan demokrasisi. Tansu
Çiller'in bayramıdır; taahhüt ettikleri oluyor.*

*
*

* "BASEL 3 Açılımına evet mi hayır mı" diye referandum yaptırsalardı
alırlardı cevabını!*

*
*

*Kandırıldık ey halkım! *

*
*

*Açtırmayın BASEL 3 paketini, yoksa çocuklarımız aç ve işsiz kalacak! *


*
*

*Mahiye Morgül / 15.9.2010*

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap