Rifat Serdaroglu [email protected]
 13 Ekim 2010 07:48

*AMPUL  HUKUKU*

Anayasa Mahkemesi Başkanı(İktisatçı) Haşim Kılıç;
*"Anayasa'nın ilk üç maddesini dondurmak evrensel hukuka uygun değildir.
Yapılacak değişiklikler, ilk üç maddedeki değerleri geri götürmüyorsa,
Anayasa Mahkemesi izin veriyor. Gerektiğinde ilk üç maddeye pozitif olarak
dokunulabilir"* diyor.

Dünya'da hukuk eğitimi almamış başka bir Anayasa veya Yüksek Mahkeme Başkanı
yoktur ama bizim ülkemizde bir iktisatçı en yüksek mahkemenin başında
"Başkan(!)" olarak oturabilmekte ve yukarıdaki açıklamayı yapabilmektedir.
Peki, nedir bu üç madde;
1) Türkiye Cumhuriyeti bir Cumhuriyettir.
2) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı
içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
devletidir.
3)Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili
Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşıdır". Başkenti Ankara'dır.

Ben Haşim Kılıç'ın bu üç madde de neyin değişmesini uygun gördüğünü
çözemedim;
1) Birinci maddeye "Federal" kelimesini mi ekleyeceğiz?
2) İkinci maddeden Atatürk Milliyetçiliği ve Lâik kelimelerini mi
çıkaracağız?
3) Üçüncü maddeden, "dili Türkçedir" , Milli Marşı "İstiklal Marşıdır" , ve
"Başkenti Ankara'dır" ibarelerini mi atacağız?

Şu anda *"hadi canım, yok artık*" dediğinizi duyar gibiyim. Fakat bu
günlerde  olanlara, özellikle BDP'li milletvekillerinin söylediklerine
lütfen dikkat ediniz. 8 sene evvel de bu sözlerin onda biri söylenseydi,
tepkimiz ne olurdu acaba?        8 yılda nelerin değiştiği ortada. Her
şeyden önce ortaya demokrat olduğunu iddia eden ama ortaçağ karanlığında
bile hayat bulamayacak cemaat beslemesi tipler çıktı...

Bakın "Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı"  Anayasa Mahkemesi eski
raportörü Osman Can;
*"Anayasa Mahkemesinin her dediğinin ya da aldığı kararın yasa olamayacağını
ve Anayasa Mahkemesinden çıkabilecek bir iptal kararının 'Yok Hükmünde'
olacağını beyan etti. Düşünebiliyor musunuz bir hukukçu, Anayasa Mahkemesi
kararının yok sayılabileceğini ifade ediyor*.
Ben hukukçu değilim ama Anayasa Mahkemesi kararlarının, Anayasa maddesi
hükmünde olduğunu biliyorum. Ne diyeyim, Ortaçağ Üniversiteleri bile bu
kadar karanlık kafalı mezunlar  vermemiştir.

Başka bir tarafa dönüyorsunuz, AKP'nin YÖK'ün başına getirdiği dahi Prof.
Yusuf Ziya Özcan da;
"*Üniversite sınavlarındaki katsayı uygulamasında, Danıştay'ın kararlarına
karşı Hukuku arkadan dolaşırız" diyor. *
Bununla da yetinmeyen YÖK Başkanı, İstanbul Üniversitesine gönderdiği yazıda
"*Disiplin yönetmeliğine uymayan öğrencilerin dersten çıkarılmasını
yasaklayarak tutanak tutulmasını istemiş ve her ne sebeple olursa olsun bir
öğrenciyi sınıftan çıkaran suç işler" *diyerek üniversitelerdeki türban
yasağını fiilen geçersiz sayacak bir karara imza atıyor ve dediği gibi
hukukun arkasından dolanıyor...

Dahi Profesörün ona dikte edilenleri okuyup söylemesinin dışındaki
kapasitesi, domates çekirdeği ile bir milleti yani 70-80 milyon insanın 20
yılda yok edilebileceği gibi bilimkurgu edebiyatında dolaşacak kadar olduğu
anlaşılıyor.
Bu kişi Türkiye'nin en güvenilir kurumu olan ÖSYM'nin de sonunu getirdi.
ÖSYM'de olanlar, oranın başkanının değil, YÖK Başkanı ve etrafındaki
cemaatçi YÖK'çülerin eseridir. Amaç ÖSYM'yi tamamen ele geçirip, kendi
sistemlerine uygun hale getirmektir. Son 8 senedir Doğu ve Güneydoğu
illerinde yapılan üniversiteye giriş sınavlarında, örgüt mensuplarına açıkça
kopya çektirilmektedir. Karşı çıkan gözlemci hocalar tehdit edilmektedir.
Ortaya çıkan son olaylarda da, cemaat yakın devlet görevlilerinin soruları
çaldıkları ve kendi dershanelerindeki cemaat yetiştirmelerine verdikleri
açığa çıktı. Çıktı da ne oldu? Derhal üstü örtüldü. Ailesinin kıt
olanaklarıyla, üniversiteye giriş sınavına hazırlanan vatan evlatlarının
haklarını çalanlar ve bu olayı örtenler sözüm ona Müslüman, öyle mi? Hem kul
hakkı hırsızı, hem Müslüman. Haydi haydi haydi...

Bu ülkede hukuk ihlali ve haksızlık hiçbir zaman bu kadar tavan yapmadı.
Dışarıdan hazırlanmış bir senaryo'ya göre ülkede ki her kurum çürütülüp,
itibarsızlaştırılıyor.

Unutmayın, Habur'dan gelen teröristler kahramanlar gibi törenlerle
karşılandı. Türk Hukuk sisteminde yeri olmayan *"Seyyar Mahkeme"* kurularak
bu canilerin ayaklarına gönderilmiştir. Pişman olmadıkları ve ısrarla bunu
söylediklerine rağmen, pişmanlık yasasından yararlandırılıp
salıverilmişlerdir. Buna karşın, terörle mücadele eden kahramanlar,
Atatürkçü aydınlar ve bilim adamları terörist diye damgalanıp içeriye
atılmışlardır.

Türkiye'de Yüksek Askeri Şura toplantısı öncesi, tam da terfi sırasında,
Savcılık isimsiz bir ihbar mektubuna dayanarak 28'i General olmak üzere 102
subay hakkında yakalama kararı çıkarmış ve bu kişilerin terfileri
engellenmiştir. Daha sonra mahkeme oybirliği ile bu kararını kaldırmıştır.

Bu ülkede, insanlar ne ile suçlandıklarını bilmeden iki yılı aşkın bir
süredir tutuklu olarak hapiste yatmaktadırlar.

Bu ve benzeri uygulamalar, bizzat cemaatin yargıdaki ve polisteki elemanları
tarafından tanzim edilmekte, Başbakan Erdoğan tarafından teşvik edilmekte ve
Ali Dibo namlı genç tarafından yürütülmektedir.

Bu zevatın bilmediği şey, kendilerinin birer piyondan ibaret olduklarıdır.
İşlevleri bitince ABD ve AB tarafından derhal harcanacaklarıdır.

Tüm bunlar ve bu uygulamalar, anayasasında hukuk devleti yazan Türkiye
Cumhuriyeti Devletinde olmaktadır. Vatanseverler şaşkın, çaresiz kıvranırken
bazıları da bu devirden nemalanmanın keyfini sürüyorlar. Onlara bir
hatırlatmam var; Bu devir ilelebet bu şekilde gitmez, elbet hesap günü de
gelir.
Özal döneminde zengin olanlar şimdi ne haldeler acaba? Bakın oğlu bile üç
kuruş için hem Barzani'nin elini öpüyor, hem de 17 yıl sonra mezar
kazıcılığı yapıyor!...

Sağlık ve başarı dileklerimle  13. Ekim. 2010

RİFAT SERDAROĞLU
[email protected]
0 532 211 00 11

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap