*Profesör *ve* Seyis * *Bir profesör* konferans vermek üzere salona girmiş. Ama bakmış ki salon, ön sırada oturan *seyis *dışında boşmuş. Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen profesör sonunda *seyise* sormuş: *-Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım? ** **Seyis **cevap vermiş: -Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.*
Bu sözlere hak veren *Profesör* konferansa başlamış. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş, konferanstan sonra da kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş: *-Konuşmamı nasıl buldun? Seyis* *cevap vermiş:* *-Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelir, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim; ama elimdeki tüm yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım.* *Kissadan hisse:* *"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır."* *Mevlâna* -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
