Sıra kimde acaba?.. Kimler, özel yetkili savcıların "özel nitelikli" soruşturma oklarının ucunda sallanıyor?.. Sıra devleti devlet ve toplumu toplum yapan hangi yapıya, hangi ekonomik ya da kültürel değerimize geldi? Hangi temelimiz dinamitlenecek, hangi öz-varlığımız pazarlanacak?.. Hangi kültürel değerlerimiz dejenere edilerek, aşağılanacak, küçümsenecek tarih denen çöplükteki yerini alacak?.. TELEKOM'a gidiyorsunuz, bir işiniz var, diyelim... Özelleştirme geçti üzerimizden, diyorlar; sıkıntıdayız... TEDAŞ yetkililerine soruyorsunuz; - Neden şuranın ya da buranın elektrik arızaları giderilemiyor?.. - Sayın vatandaş bey kardeşim, diyorlar. Bütün bunların nedeni, özelleştirme kapsamındaki eleman tenkisatı, tedrisatı, tenviratı ve tebdil-i hava ihtiyacı, falan! - Efendim?.. deyip, melul melul baka kalıyorsunuz, sayın (vazifesi başındaki) "özel" memurunun yüzüne doğru. Ancak; "babalar gibi sattım hepsini, diyen bir hazreti bugün kendi partisi dahi taşıyamaz hale gelip, silkelemişse... Ve "benim "birinci vazifem pazarlama"dır, diyen bir başkası ise el üstünde tutulup, hala taşınabiliyorsa... Bırakın bulundukları yerde otura dursunlar, ilişmeyin... Gelin sizi, her gelene "efendim," diyen bir meclisten, içinde "Efendiler!.." diye söze başlanan bir başka meclise götüreyim:
Yer Erzurum Kongresi. Kürsüde Gazi Mustafa Kemal... Dinleyin: - Efendiler... Şurada, acıklı bir hakikat olarak arz edeyim ki, memleketimizde külliyetli yabancı parası ve birçok propagandalar cereyan ediyor... Bundaki gaye, aşikardır ki, ulusal (milli) hareketi neticesiz bırakmak, ulusal amaçları felce uğratmaktır!.. ... Bizde de, kalp ve sinirleri zayıf, anlayışsız insanlarla beraber, vatansız ve aynı zamanda şahsi refah ve menfaatini, vatan ve ulusunun zararında arayan sefiller de vardır... Düşmanlarımız, memleketimizde bunları adeta bir teşkilat haline getirmişlerdir. Fakat, mukaddesatının kurtuluşu gayesiyle çırpınan millet, işbu azim ve mücadelesinde her türlü engeli muhakkak ve mutlaka kırıp süpürecektir... "Acıklı bir hakikat," diyor Gazi Mustafa Kemal... Neymiş, acıklı olan bu gerçek?.. - Memlekette yabancı parasının ve yabancı propagandalarının çok miktarda bulunması... Ve Gazi Mustafa Kemal, taa Erzurum Kongresi'nin yapıldığı tarihte tespit ediyor ki; - Ülke içinde yabancı sermayenin ve yabancı çıkarları doğrultusundaki propagandaların kol gezmesinin bir tek gayesi olabilir... Nedir bu gaye? - Bu gaye, ulusal [milli] hareketi neticesiz bırakmak!!... Ve ulusal amaçları felce uğratmaktır!.. Bugün içinde debelendiğimiz "a-simetrik psikolojik harekat"ın hedefindeki ülkemizde sistemli bir biçimde oluşturulan düşüncelerle ne kadar da farklı düşünüyor Gazi, değil mi?.. Tabii farklı düşünecek!.. Gazi Mustafa Kemal bu ülkeyi yabancı saldırganların elinden kurtaran adam... Bizim siyasilerimizin önemli bir kısmı ise, yabancılarla kol kola ve sarmaş dolaş, türlü çeşitli "politika"ların geliştirme vakfı üyeleri... Lütfen bir kez daha okuyun Gazi'nin söylediklerini... Yavaş yavaş ve sindire sindire. Hele hele, "kalp ve sinirleri bitap düşmüş insanlarla" ilgili tespitler, sanıyoruz, psikiyatrisleri su başına bir götürür, pir döndürür cinsten... Ve sonra önemle altını çiziyor sözlerinin: - Düşmanlarımız, memleketimizde bunları adeta bir teşkilat haline getirmişlerdir. Fakat, mukaddesatının kurtuluşu gayesiyle çırpınan millet, işbu azim ve mücadelesinde her türlü engeli muhakkak ve mutlaka kırıp süpürecektir... Evet, bu millet kırmayı da bilir; süpürmeyi de... Ancak, yeteri ölçüde gönlünün kabarması, kafasının basması gerekir, ameliyata karar verebilmesi için. Haksız da değildir hani. Ameliyat bu, iki aspirin ile baş ağrısını savuşturmaya benzemiyor. LÜTFEN "TIK"LAYINIZ: www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com www.kitlecizgisi.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
