Kılıçdaroğlu’nun 41 sözü içinde cımbızla aradık; ama aşağıdaki soruların yanıtlarını bulamadık… Avrupa Birliği’ne nasıl bakıyorsunuz Sayın Başkan? Türkiye’nin en temel meselesi, emperyalist güçler tarafından kuşatılmış olması gerçeği değil midir?.. Eğer böyle ise, bu konudaki çözümünüz ne olacaktır? Kurultay konuşmanızda verdiğiniz 41 adet “söz”ün sol ağırlıklı bir dünya görüşünden kaynaklanmakta olduğu biçiminde bir izlenim var. Yaşadığımız çağdaş dünyada [tırnak içinde olmayan gerçek] solun, emperyalizme karşı “ulus devlet”in savunulması menzilinden geçtiğini bilmiyor olamazsınız… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, emperyalizme karşı yürüttüğü Bağımsızlık Savaşı içinde yaratarak sol literatüre kazandırdığı “mazlum milletler” in kurtuluş ideolojisi, başkanı olduğunuz partinin ilk tüzük ve programlarında temel esasları ile mevcuttur. “Yeni” etiketli CHP’nin bu temel esasların dışına çıkmayacağı ve Türk “milli devleti”nin temel stratejisini oluşturan “6 OK”tan ödünler vermeyeceği yönündeki beklentileri de her halde çok iyi biliyorsunuz Sayın Başkan… Saptadığınız bu 41 sorunun çözümü için öncelikle iktidara gelmek gerektiği konusu ise, üzerinde tartışılamayacak nitelikteki bir diğer somut gerçektir. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu, iktidara gelmek için benimsenebilecek “eğilme/bükülme stratejisi”nin getireceği riskler de yine herhalde yapılması gereken tespitler arasındadır… Cumhuriyet Halk Fırkası’nın kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, emperyalizme karşı sürdürdüğü o çetin mücadele koşullarında dahi, kafasına koyduğu temel ilkelerden asla ödün vermediğini tüm ulusça biliyoruz ve takdirle karşılıyoruz. Yüzyılların Halifesine karşı sürdürdüğü amansız mücadeleyi keskin bir kararlılıkla ve akıl dolu bir kurmaylık becerisi ile zafere ulaştırmayı başaran o büyük insanı bugün can düşmanları dahi alkışlamak zorunda kalıyor; bunu da biliyoruz.… Nasrettin Hoca’nın, “buna değmiş buna değmemiş” mantığı ile büyük hedeflere varılamayacağı konusunda her halde sizinle aynı düşünmekteyiz… Bu bir pis kokudan tümü ile kurtulabilmek için, az veya çok pisliğe bulaşmış olan [istisnasız] her şeyi dezenfekte etmek gerekir… Pisliğin buna rağmen temizlenememesi durumunda ise, pis kokuyu yayan “şey”i tümü ile “bertaraf” etmek gerekir. Devrimci zihniyeti benimsemeden sol bir dünya görüşüne sahip olunmaz. Devrimcilik, her önünüze gelen sorunu ak ya da kara olarak tanımlamak da değildir. Sadece ve yalnız, ilkelerden ödün vermemek ve hedefe kararlı adımlarla yürümek demektir. Eğilmenin ve bükülmenin semtine uğramadığı bir dik duruşu, yaşamın ve siyasetinin ilkesi haline getirmek demektir… “Gayeye ulaşmak için” önüne gelen her yola sapma eğilimini benimseyerek, her türden zihniyetle kol kola girip, oturup bağdaş kurmak değildir… Devrimcilik, karşınıza çıkan her zorluktan, güçleriniz geliştirmek için yararlanmanın sırrını keşfetmek ve bu sırrın becerisini üretmektir. Devrimcilik, emperyalizme karşı kararlı bir mücadele içine girmiş olan diğer uluslarla sağduyu temelinde ve eşit koşullara dayalı ilişkiler tesis etmek ve ortak güçbirliği cepheleri oluşturmaktır. Tüm Türk halkına vermiş bulunduğunuz 41 “söz”ü aldık, defterimize kaydettik ve sizi şimdiden sonra bu pencereden bakarak izliyoruz Sayın Başkan… Ancak oturduğumuz yerde benimsediğimiz pasif bir izleyiş değildir bu… Aktif, girişken, özverili, güçlü ve somut bir destek ardından izliyoruz sizi ve sizleri. Haydi, davranın artık!.. Kurultay’da ifade ettiğiniz üzere, bu toplumun ayağa kalkabilmesi için, geçin önüne halkınızın… Yürün ki, ardınızdan gelebilsinler. Haydi!.. Haydi!
LÜTFEN “TIK”LAYINIZ: www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com www.kitlecizgisi.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
