<http://haber.sol.org.tr/printmail/medya/bir-kadin-oldu-haberi-38875>

Ölüme ilişkin çokça anlatılan dramatik bir efsane vardır hani yaşamın film
şeridi gibi ölen kişinin gözlerinin önünden geçmesi. İşte bu ölümde de
içinde yaşadığımız kokuşmuşluk bir film şeridi gibi geçti gözlerimizin
önünden.

Bir kadın öldü...

Günlerdir medyada bu kadının bedenini ve ahlakını otopsi masasına
yatırıyoruz. Önce kendimizi temizliyoruz, steril oluyoruz otopsi odasına
girmeden. Hijyenik eldivenlerimizi takıyor, özel kıyafetlerimizi giyiyoruz.
Yüzümüze bir maske geçiriyoruz hastalık kapmayalım diye.

Tertemiziz biz, steriliz, hijyeniğiz.

Sonra alıyoruz elimize türlü metal aletimizi başlıyoruz kesmeye,
didiklemeye. Ölünün etlerini kanırttıkça zevk alıyoruz. Çünkü gerçeği
öğreniyoruz.

Sonra?

Sonra, hep beraber bir ölüye bekaret testi yapıyor, alkol aldı mı anlayalım
diye şöyle bir göğsüne çöküyoruz son nefesi çıksın da koklayalım diye. Sonra
yine hep birlikte kanının tadına bakıyoruz uyuşturucu almış mı anlamak için?
Çünkü çok iyi biliyoruz hayat alkol ve seksten ibaret değil!

Bunları yaparken yüzümüz bile kızarmıyor. Neden kızarsın? Biz tertemiziz,
hijyeğiniz. Dinimiz, ahlakımız, aile yapımız, kutsal değerlerimiz var.
Başbakanımız demedi mi yaşarken lime lime edilen genç kadın için "Kendi
başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya" diye... İşte o yüzden kimseyi
kendi başına bırakmayız... Dirisini de ölüsünü de...

Sonra birimizin soyadı Uluç (erdemli, yüce), diğerimizin soyadı Ar-seven.
Atalarımızdan yadigar bize bu namus, bu erdem. Madem böyle bir emanet var...
Kuşanıyoruz kalemimizi, sözümüzü, kinimizi ve bütün gericiliğimizi
başlıyoruz yazmaya, söylemeye... Televizyonda, gazetede, sosyal medya
sitelerinde, okuyucu yorumlarında, sokakta, kahvede, günlerde, vapurda,
otobüste, işyerinde...

İki kişi değiliz ki, biniz, milyonuz... Milyonlarca uluçuz, milyonlarca
arseveniz.

Bir kadın öldü...

Yüksek Halk Goygoyculuğu Mahkemesi'nde yargılıyoruz şimdi kendisini.
Ellerinden astık ölü bedenini tavana. Bakıyoruz sorgulayan gözlerimizle.
Sallanıyor bir o yana bir bu yana kadının bedeni hepimizin evinin salonunda.
Davanın sonucu da belli. Çünkü şahitlerimiz çok kuvvetli. Hüküm giymesi
garanti anlayacağınız kadının: İlk sırada Halkımızın Değerleri Beyefendi,
ikinci sırada Bay Türk Anası, üçüncü sırada Mahallenin İmamı Efendi, sonra
Komiser Ağabey, sonra Mr. Başbakan falan... Sonra ölürken yanında olan adam.
"Bekar evi" isimli balta girmemiş ormanın sahibi...

Dinliyoruz kendisini ki kadının ahlaksızlığını ilk elden duyalım. Kendisine
de kızıyoruz ama "Ah be koçum neden ambulans çağırmadın da koştun doktor
aradın... Kadının ahlaksızlığını öğrenmez olurduk biz de sen ambulans
çağırsan..." Parmağımızı sallıyor, uğurluyoruz kendisini. Gitsin biraz
açılsın.

Bir kadın öldü...

Ben şimdi ne yazayım?

Genelev patroniçesinin vergi rekortmeni olduğu bir ülkenin kimliğini taşıyan
bir erkek olarak ben şimdi ne yazabilirim?

Hıncal Bey'in iki kolunda iki manken gece kulüplerinde gezişini, sonra bu
mankenlerin fuhuştan yakalanmasını mı yazayım?

Hıncal Bey'in yazdığı gazetede Emre Aköz isimli bir adam olduğunu onun bir
zamanlar porno dergi yöneticiliği yaptığını mı?

Engin Ardıç'ın küfürlerinden yüzünün neden kızarmadığını mı sorayım Hıncal
Uluç'a?

Bir kadın öldü...

Hangi soruyu sormalı?

AKP'nin hayatımıza müdahale ederken bu cüreti nereden bulduğu, ileride rejim
muhafızlarının nereden devşireleceği, kadının neden sokağa çıkarken kafasını
kapatması ve mümkünse sokağa çıkmaması gerektiği soruları artık anlamsız.

Hepimiz bu soruların yanıtını veriyoruz günlerdir.

Bir kadın öldü...

Woody Allen diyordu sanırsam hayat sanatı değil, kötü televizyon
programlarını taklit eder diye.

İşte bu kötü programın film şeridi geçti gözlerimizin önünden.

Sıradaki program: Hüseyin Üzmez'le Ahlak Bilgisi. Kaçırmayacağımıza eminim.

Galip Munzam (soL)

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap