****
[image: Balçiçek İlter] <http://www.haberturk.com/htyazar/balcicek-ilter>** ** Balçiçek İlter <http://www.haberturk.com/htyazar/balcicek-ilter>*** * Aptal mıyım sizce?**** **** *BİRKAÇ ay önce bir taksiye bindim... Birkaç dakika ilerledikten sonra babam yaşındaki taksi şoförünün annesi aradı. Adam cep telefonunda yaklaşık bir 5 dakika annesine bir şeyi olmadığına ikna etmeye çalıştı. "Anne bak rutin bir kontrol, anacığım sen telaşlanma, yok bir şey, bak sapasağlam ayaktayım!" gibi cümleler devam etti ve sonunda konuşma bitti. Siz böyle bir konuşmaya tanık olduğunuzda ne yaparsınız? Geçmiş olsun dedim tabii... Öyle başladı hikâye... Sonrasında öğrendim, adamın aslında kanser olduğunu, annesine çaktırmamaya çalıştığını... Yakın zamanda karısını kaybettiğini, çocuklarına bakmakla yükümlü olduğunu... Hatta karısının nasıl öldüğünü bile dinledim... "İkizlerim var" dedi. Hassas nokta benim için... Devam etti anlatmaya: "İki erkek çocuk, sabah kalkmışlar yataktan, annelerini uyandırmaya gitmişler, anne bir türlü uyanmıyor. Hanıma seslendim, hanımdan ses yok. Bir gittim ki ne göreyim, eşim yaşamıyor..." O anlattı ben hüzünlendim. Sonrasında birkaç telefon daha gelince adamın parasal problemler yaşadığı da ortaya çıktı. Hastaneye yatış işlemleri vesaire için biraz açığı vardı. Ne benden yardım istedi, ne de bunlar hakkında benimle konuştu. İnerken cüzdanımda ne kadar para varsa verdim, hatta ödeme yapmam gereken yerleri de unutarak... "Benim de bir katkım olsun şu hastane işlerine" dedim. Önce reddetti, ardından öderim geriye dedi, kartımı almak istedi... Tahmin edebileceğiniz diyaloglar gerçekleşti. Ve ben onun ismini, soyadını ve yatacağı hastaneyi, doktorunun bilgilerini aldım, ayrıldık... Adamı bir daha görmedim... Aramayı da unuttum ne yalan söyleyeyim, geçenlerde aklıma düştü, "Umarım Allah ikizlerine bağışlamıştır" dedim... Annelerini kaybeden o erkek çocukları düşündüm, hüzünlendim...***** *★***** *Birkaç gün önce bir taksiye daha bindim... Birkaç dakika ilerledikten sonra babam yaşındaki taksi şoförünü annesi aradı. Adam, "Anacığım bak iyiyim ben!" dedikçe benim başım dönmeye, kulaklarım uğuldamaya başladı. Konuşma bitti, belli belirsiz, "Geçmiş olsun" dedim arkadan. "Sorma abla" diye başladı anlatmaya... Hikâye bildik. Sadece çocuklar ikiz değil, karısı ise bir gün mutfakta yemek pişirirken ölmüş. Kendisi de kansermiş, hastaneye yatış için bir türlü parayı denkleştirememiş! Hayatının rolünü oynayan bu taksi şoförü öylesine inandırıcıydı ki aslında, ne bilsin başka yakın zamanda başka bir kopyasına rast geldiğimi... Midem bulandı sevgili okuyucu... Ondan mı, kendimden mi, duygularımızı sömüren bu sistemden mi bilmiyorum. "Durdur" dedim, "Arabayı durdur, ben inmek istiyorum". Adam afalladı, "Ne oldu abla" diye sordu, "Yanlış mı yaptık? Ben senden bir şey istemedim, sen farklı anladın!" İnerken "Sahiden karın öldü mü?" diye sordum. Şaşırarak baktı... Peki ya iki oğlun var mı? Gözlerini yere indirdi. Bir şey konuşmadık daha fazla. O mu daha fazla utandı, ben mi bilinmez... Sisteme, aradaki bu uçuruma, parasız pulsuzluğa sövdüm içimden... İlk adamı da düşündüm, ikizlerini, yitip giden anneyi, hepsinin kurgu olduğunu...Öyleymiş... Ne o isimde bir hasta yatmış o hastaneye, ne de o isimde bir doktor varmış meğer... Yanlış anlaşılmasın, öfke değildi hissettiklerim, biraz hayal kırıklığı... Çokça isyan... İnsana dair... O gün ben, benim için önemli bir meblağı, kendi çocuklarımın rızkını, hiç düşünmeden bir adamın hayatını kurtarmak için verdim. Kontrol bile etmeden üstelik... Aptal mıyım sizce? "Evet" dediğinizi duyar gibiyim. Evet aptalım, ama aynı zamanda insanım da...***** *★***** *İki gün önce taksiye bindim, taksi şoförü Vanlıymış. Depremden sonra bütün ailesini almış İstanbul'a, bir yakınının yanına yerleşmiş. Her şey iyi hoşmuş da soba alacak parası yokmuş... Telefondaki arkadaşına anlatırken duydum, "Geçmiş olsun" bile demedim, diyemedim... Böyle davrandığım için kendime sinirlendim. Dün bizim duraktan taksiye bindim. Şoför tanıdık... "Aman Balçiçek Hanım" diye uyardı, "Bu aralar bütün taksiciler Van'dan geldiklerini söyleyip yardım istiyorlarmış! Biri bizim bütün durağı dolandırdı sormayın!" diye anlatırken ağlasam mı gülsem mi halimize diye düşünüyordum! Tam o sırada taksi şoförünün cep telefonuna, "12 bin lira kazandınız, karşılığında şu numarayı arayınız" mesajı geldi... "Ne yapayım, vereyim mi polise?" diye sordu... Sessizce başımı salladım, salladım...***** * ***** **** **** **** ** ** -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
