Naci BEŞTEPE - MLADENOV ERDOĞAN, BARİ TANKLAR YÜRÜSEYDİ
**
* * 29 Ekim Seferberlik Yürüyüşü ve sonrası ilginç gelişmelere sahne oldu.
Valilik önce ULUS MEYDANI'nın toplantı ve gösteri için belirlenen
yerlerden olmadığı için izin vermediğini açıkladı.
Ardından elde edilen istihbarat nedeniyle izin verilmediği açıklandı.
Başbakan da teyit etti.
" Topluluğu provoke edecek, olay yaratacak grup veya grupların
devreye gireceği" anlamı çıkıyordu. İma edilen de oydu.
Valilik ve her şeyden tek sorumlu Başbakan, toplumun güvenliği
açısından yasak koyuyordu bayram kutlamasına.
Başkaca bir düşünceleri yoktu yani.
Allah var ya, herkes de inandı.
Baktılar ki İLLEGAL SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ(!) vazgeçmeyecek,
tehditler başladı.
"Toplanırsanız karışmam haaa!"
Yürüyüşü düzenleyenlere ve katılanlara neler söylenmedi, neler;
Ayrılıkçılık, teröristlik, marjinal gruplar, alternatif kutlama
yaparak halkın bayramını karıştıranlar vs.. vs..
Yürüyüş muhteşem bir gösteri ve halk hareketine dönüşünce, halkı
meclisin önüne sokmamak ve Anıtkabir istikametine yönelmesini önlemek
için görevlendirilmiş polise kızdı Başbakan, "POLİS GÖREVİNİ YAPMADI"
Bebek -yaşlı, hamile-hasta, kadın -erkek, bayraklı-bayraksız,
sakat-gazi demden gazı ve basınçlı suyu basan, halkın birbirini ezmesine
ve yaralanmalara sebep olan polis için söyledi bunu.
Bu sözler beni 1990 yılına götürdü.
Sovyetler Birliği ve Demirperde ülkelerinde gösteriler, mitingler,
protestolar giderek artıyor.
Komünist blok çatırdıyor.
Komünist parti iktidarları direnmeye çalışıyor.
SOFYA'da kara ataşesiyim.
Olayları yakında izliyorum.
Bulgar Meclisi'nde bir görüşme var. Konusunu anımsamıyorum ancak
halkın taleplerinin aksine bir karar çıkacağı değerlendiriliyor.
Halk Meclis'in önüne yığıldı.
Protesto ediyor, bağırıp çağırıyor.
Devlet Başkanı Todor Jivkov, MSB Mladenov.
Polis halkı dağıtmaya çalışıyor ama imkansız.
Polisten korkmamaya başlamış halk, tınmıyor. (Bir yıl önce olsa bir
polis tek başına bir milyonu dağıtırdı. Öylesine güçlü ve korkunçtu polis)
Bir ara, Meclis'in dış merdivenlerinde Mladenov gözüktü. Polis
yetkilileri ile bir şeyler konuştu. Sinirlendi. El kol hareketleri
yaptı. Bağırarak bir şey daha söyleyip içeri girdi.
O akşam Bulgar Televizyonu olayı yakın çekim gösterdi.
Mladenov'un ağzını okuturcasına zumlayarak, ağır çekim-hızlı çekim,
normal çekim onlarca belki de yüzlerce tekrarlayarak onun sözlerini
halka yansıttı;
"*ÖYLEYSE TANKLAR YÜRÜSÜN"*
**
* *Ertesi günden itibaren halk meclisin önünde ayrılmadı.
* Artık tek protesto konusu MLADENOV idi.*
* *Mladenov birkaç gün sonra istifa etti.
Bulgar Komünist Partisi'nin sonunun başlanıcı oldu.
Son hızla geldi.
Bir ay kadar sonra sabaha karşı Komünist Parti merkezine giren halk
partiyi yağmaladı, binayı ateşe verdi.
Sonrasını orta ve üst yaş grubunda olanlar bilir.
Jivkov başta olmak üzere Komünist Parti yönetimi yargılandı. En ağır
cezayı Jivkov ve Mladenov aldı.
İktidar sosyal demokratlara geçti. Türkler de yönetime girdi.
Toplum böyledir.
Toplumsal olaylar böyledir.
Kırk yıl kuzu kuzu duran ve hep öyle kalacağı sanılan bir toplum
bile bir kıvılcımla söndürülemez ateş topuna dönüşüverir.
Polisin yaptıklarını yetersiz bulan Başbakan, hazır tanklar da
yakında, hipodromdayken " *POLİS YETMİYORSA O ZAMAN TANKLAR ULUS'A
YÜRÜSÜN"* de diyebilirdi.
İyi ki demedi.
MLADENOV mezarından dikilir, "Hiç mi tarih, sosyoloji,
psikoloji, toplum bilim, yönetim okumadın? Hadi İmam Hatipte bunlar
okutulmuyor, danışmanların da mı anlatmıyor?" diye bas bas bağırırdı.
Bir ilginçlik de sonraki gün yaşadık.
Polise kızan Başbakan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, bunlar hiç
yaşanmamışçasına, bayram kutlamalarını statlardan kurtarıp halk
kutlaması haline getirdiklerini söyleyerek övünüyordu.
10 Kasım'da sap gibi duranlar millete karışmazlar herhalde.
10 Kasım'da Tandoğan'dan Ata'ya doğru Ulusça yürümek üzere;
Sağlıkla, mutlulukla ve umutla kalın.
Naci BEŞTEPE
--
DELIKLI SIIR
. . . . . .
Cep delik cepken delik
Yen delik kaftan delik
Don delik mintan delik.
Kevgir misin be kardeslik?
Orhan Veli KANIK
Ey mutsuzlar!
Kardeslerinizi bogazliyorlar, goz yumuyorsunuz.
Çigliklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.
Aramizda dolasip kurbanini seciyor zorbanin teki,
sessiz kalirsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz!
Ne tuhaf yer burasi, sizler nasil insanlarsiniz!
Haksizlik varsa bir yerde eger ayaklanmali insan.
Ayaklanma olmuyorsa batsin o sehir yerin dibine.
Yansin bitsin, kul olsun karanliklar basmadan.
Bertolt BRECHT
Ben,Manevi Miras olarak hicbir Ayet, hicbir Dogma,
hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...
K.Ataturk
- - - - - - - - - - - - - -
1920 - Islam yuceltme derneginin bildirisi :
Yunan ordusu halifenin ordusu sayilir.
Hic de zararli bir topluluk degildir.
Asil kafasi koparilacak mahlukat Ankara'dadir.
ISKILIPLI ATIF Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]
- - - - - - - - - - - - - -
Arzuederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected].
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.