* Ahmet Taner KIŞLALI: İŞTE DERSİM GERÇEĞİ <#mozTocId569354>
      o
          + “Mustafa Kemal, genel olarak ulusal kurtuluş hareketini
            temsil etmekte ve Türkiye’nin demokratlaşması ve feodal
            kalıntılar ile Müslüman din adamlarının etkisinden
            kurtarılması için çalışmaktadır. Kemal’e karşı, ilk olarak
            emperyalizm, ikinci olarak feodal ağalar, üçüncü olarak din
            adamları ve dördüncü olarak liman şehirlerinin yabancı
            sermayeye bağlı ticaret burjuvazisi mücadele etmektedir.”
            <#mozTocId422648>
          + “Feodal unsurlar, Kemalist parti tarafından gerçekleştirilen
            reformlara rağmen, bugüne kadar ülkenin bu sapa bölgesinde
            barınmayı başarmışlardır…Dersim, Türkiye’nin ulusal
            ekonomisinin dışında kalmaktaydı.Öyle ki başka bir
            vilayetten hiçbir tüccar, Dersim’de iş yapmayı göze
            alamazdı.Devletin Dersim’de askerlik yükümlülüğünü
            gerçekleştirmesi ve yasal vergileri toplaması, bugüne kadar
            mümkün olmamıştır.” <#mozTocId613796>
          + “İsyanın arifesinde tapu kadastro idaresi, feodal aşiret
            reislerinin elinde bulunan halka ait malların incelenmesi ve
            saptanmasına ilişkin hükümet önlemlerini uygulamaya
            başlamıştı.Bu durumda feodalizm, kendi yasadışı
            egemenliğinin iktisadi temellerini yitirme tehlikesiyle
            karşı karşıya bulunduğunu hissetti.İşte, özellikle bu önlem,
            isyana yol açan neden olmuştur.” <#mozTocId195821>
          + “Suçlamalar doğru ise Tunceli – yani Dersim – niçin yıllar
            boyu Atatürk’ün partisine oy vermiştir?Türkiye’de Kemalist
            partiye – ya da başka bir partiye – verilen oyların yüzde
            70′leri aştığı başka bir il var mıdır?” <#mozTocId638557>


  Ahmet Taner KIŞLALI: İŞTE DERSİM GERÇEĞİ

Gezilerimde zaman zaman karşıma çıkan bir soru var:

_“Dersim isyanının arkasındaki gerçek nedir?”_

Özellikle gençlerden gelen bir soru bu.

Gençler, inançlarını savunuyorlar. Bilgileri dışındaki sorularla
karşılaştıklarında da, yanıtlarını gazete köşelerinde verilmesini
istiyorlar… Hem kendileri, hem de kendileri gibi bilmeyenler öğrensin diye.

Doğu ve Güneydoğu’daki başkaldırmalar içinde iki tane iki tanesi önemli:
Şeyh Sait ayaklanması ile Dersim ayaklanması.

Şey Sait ayaklanmasının arkasında İngiltere vardı.

İngiltere’nin amacı, bu ayaklanma sayesinde, Musul üzerindeki
isteklerini Türkiye’ye kabul ettirmekti. Kuzey Irak petrollerini kendi
denetimi altına almaktı.

_“Din elden gidiyor”_ görünümü altındaki ayaklanma bastırıldı. Ama
İngiliz emperyalizmi de amacına ulaşmış oldu.

Gerek Moskova, gerekse Türkiye komünistleri, Şeyh Sait ayaklanmasına (
1925 ) destek vermediler. Komintern ( Komünist Enternasyonal )
belgelerinde; bu tutumun nedenleri şöyle açıklanıyor:


      _“Mustafa Kemal, genel olarak ulusal kurtuluş hareketini temsil
      etmekte ve Türkiye’nin demokratlaşması ve feodal kalıntılar ile
      Müslüman din adamlarının etkisinden kurtarılması için çalışmaktadır.
      Kemal’e karşı, ilk olarak emperyalizm, ikinci olarak feodal
      ağalar, üçüncü olarak din adamları ve dördüncü olarak liman
      şehirlerinin yabancı sermayeye bağlı ticaret burjuvazisi mücadele
      etmektedir.”_

Dersim, bugünkü Tunceli’nin eski adı. Ve Dersim tarihi, ayaklanmalarla dolu.

Padişahlara karşı ayaklanmışlar. Meşrutiyette ayaklanmışlar. Jön Türk
hareketinde ayaklanmışlar. Sonuncu olarak da cumhuriyet yönetimine karşı
ayaklanmışlar.

Kimler bunlar?

Osmanlının bile Tımar sistemine dahil edemediği şeyhler, ağalar, aşiret
reisleri… Yani yargı da kendileri olan, vergiyi de kendileri toplayan
gençleri askere yollamayıp kendi muhafızları yapan, haydut çeteleri
oluşturan feodal güçler.. Derebeyleri.

Niçin ayaklanıyorlar?

Bu geri düzen değiştirilmek istendiği için.

Komintern belgelerinde ( 1937 ), son Dersim ayaklanmasına neden olan
ortam şöyle anlatılıyor.[1]


      _“Feodal unsurlar, Kemalist parti tarafından gerçekleştirilen
      reformlara rağmen, bugüne kadar ülkenin bu sapa bölgesinde
      barınmayı başarmışlardır…
      Dersim, Türkiye’nin ulusal ekonomisinin dışında kalmaktaydı.
      Öyle ki başka bir vilayetten hiçbir tüccar, Dersim’de iş yapmayı
      göze alamazdı.
      Devletin Dersim’de askerlik yükümlülüğünü gerçekleştirmesi ve
      yasal vergileri toplaması, bugüne kadar mümkün olmamıştır.”_

Ve ekleniyor:


      _“İsyanın arifesinde tapu kadastro idaresi, feodal aşiret
      reislerinin elinde bulunan halka ait malların incelenmesi ve
      saptanmasına ilişkin hükümet önlemlerini uygulamaya başlamıştı.
      Bu durumda feodalizm, kendi yasadışı egemenliğinin iktisadi
      temellerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu hissetti.
      İşte, özellikle bu önlem, isyana yol açan neden olmuştur.”_

Son Dersim ayaklanmasının çok kanlı bir biçimde bastırıldığı doğrudur.
Hareketi yöneten komutanın, bu nedenle görevden alındığı da
bilinmektedir. Ama Dersim ayaklanması nedeni ile Atatürk’ü ve Kemalizmi
suçlamaya çalışanların öncelikle şu soruyu yanıtlamaları gerekir:


      _“Suçlamalar doğru ise Tunceli – yani Dersim – niçin yıllar boyu
      Atatürk’ün partisine oy vermiştir?
      Türkiye’de Kemalist partiye – ya da başka bir partiye – verilen
      oyların yüzde 70′leri aştığı başka bir il var mıdır?”_

İşte Dersim gerçeği!.. Gerisi _“laf-ı güzaf.”_

 

Kaynak : A.Taner KIŞLALI – Bir Türkün Ölümü, s.22-24., Ümit Yayıncılık,
1997.

(Cumhuriyet, Mart 1996)

[1] _“Komintern Belgelerinde Türkiye – Kürt Sorunu”_, Kaynak Yay.,
İstanbul, 1994

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap