TSK'ya Tezkere ya da Yeni Mondros - Müyesser Yıldız**
* -Silah Bıraktırma mı? <#mozTocId556502>
o -Erdoğan'ın "Açılım"ı Demirtaş'ı Bile Şaşırtmıştı- <#mozTocId870727>
o -6 Patriot İçin 1000 Asker- <#mozTocId230933>
Suriyeli muhaliflerin Kasım'da Katar'da yaptıkları yeniden yapılanma
toplantısında ABD, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin gizli
bir anlaşma imzaladığı öne sürüldü. Şu ana kadar yalanlanmayan
anlaşmanın birinci maddesi şöyle:
_"/Suriye Arap Cumhuriyeti Ordusu'nun sayısı 50 bine düşürülüp ordusu,
savunma ordusuna dönüştürülecek."/_
Bugünlerde merkez medyada, bu anlaşmadan hiç söz edilmeden, Türkiye'nin
Suriye ordusunun dağıtılmasına sıcak bakmadığı yönünde haberler yer
almaya başladı. Ateş olmayan yerden duman çıkmayacağına göre, demek
böyle bir anlaşma var.
Suriye ordusunun dağıtılmasında rol alan Türkiye'nin kendi ordusu ne
halde, en önce ona bakmak gerekiyor. Birbiriyle bağlantılı, iki boyutlu
bir süreç yürüyor gibi.
İşte içerdeki gelişmeler:
Ergenekon, Balyoz operasyonları ile TSK'nın yediği darbe elbette liste
başı. Onun dışında neler oldu?
TSK'nın tüm istihbarat birimleri lağvedilip MİT'e bağlandı. Bunu öneren
Pentagon'un yaptığına bakın; istihbarat birimini CIA'yla boy ölçüşecek
biçimde güçlendirip ajan sayısını 1600'e çıkarıyor.
Darbeler ve kozmik oda araştırmaları adı altında, ülkenin işgâli halinde
faydalanılacak sivil unsurlar konusu /_"kontr-gerilla_/_"_ adı altında
tartışmaya açıldı. Öte yandan Orta Doğu ülkelerinde _"/kontr-gerilla
eğitimi"/_ vermek üzere Türkiye'de bir takım yerli-yabancı örgütlerin
kurulduğu ortaya çıktı.
Ve nihayet Genelkurmay Başkanlığı'nın personel mevcudunda büyük
daralmaya gittiği, son 10 ayda personel sayısının 70 bin azaltıldığı
açıklandı.
*-Silah Bıraktırma mı?*
Bir de yine _"/darbeleri sona erdirme/"_ gerekçesiyle yürütülen
hazırlıklar var. ABD ve AB yıllardır TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35.
maddesinin kaldırılmasını istiyordu.
Önce TBMM'de kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu, bu maddenin mutlaka
kaldırılması gerektiği sonucuna vardı. Ardından Başbakan Yardımcısı
Beşir Atalay: _"/İç Hizmet Kanunu'ndaki Silahlı Kuvvetler'e verilen
görev, o mevzuatlarda duruyor. Onları değiştireceğiz. Bu darbe
komisyonunun raporu vesilesiyle bunu söylüyorum. Darbelerin artık adı
bile anılmamalı. Kimse aklına bile getirmemeli./"_ dedi.
Peşinden Başbakan Erdoğan'ın, AKP Kongresinde açıkladığı 63 maddelik
reform paketinin 15 gün içinde tamamlanması talimatı verdiği duyuruldu.
Paketin ilk maddesinin de -63 maddelik pakette yer almayan- TSK İç
Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi olduğu ve bunun değiştirilmesine yönelik
çalışmanın Başbakanlık'ta tamamlandığı da belirtildi.
Madem ki, Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun raporunu dayanak
yapıyorlar, o halde AKP iktidarının /_"demokrat Paşa_/_"_sı Hilmi
Özkök'ün komisyona 35. maddeyle ilgili verdiği bilgiyi hatırlayalım.
Özkök, aynen şunu söyledi:
*_"/O madde olmazsa, Silahlı Kuvvetler yurt içinde kullanılamaz..."/_*
*Özkök'ün görüşü yetmez derseniz, yine AKP'nin çok sevdiği mevcut
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'e müracaat edelim. O da 1 yıl
önce NTV'ye şu açıklamayı yaptı:*
_"/İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci maddesi, Ulu Önder Atatürk döneminde
yürürlüğe giren 1935 tarihli Ordu Dahili Hizmet Kanunu'nun 34'üncü
maddesinin tekrarından ibaret olup, yönetime karşı askeri müdahalelere
zemin oluşturulması maksadıyla konulmamıştır. Bu maddenin düzenleniş
amacı, TSK'nin genel görevini belirlemek ve ordunun vazifesinin daha iyi
anlatılması ve öğretilmesidir."/_
Özkök ve Özel'in söyledikleri ortada. Bundan, 35. madde kaldırıldığı
takdirde, TSK'nın iç güvenlikten, yani mesela PKK ile mücadeleden
çekileceği veya ülkedeki bir /_"ayaklanma, iç savaş_/_"_ halinde
kullanılmayacağı sonucu çıkmaz mı?
*-Erdoğan'ın _"Açılım"_ı Demirtaş'ı Bile Şaşırtmıştı-*
PKK, uzantıları ve patronlarının TSK operasyonlarının durdurulmasını
istediği malum. Başbakan Erdoğan da cevaben sık sık: _"/Terör örgütü
silah bırakmadıkça güvenlik güçlerinin operasyonları bırakması söz
konusu olamaz. Gerekli görmediği yerde güvenlik güçleri niçin operasyon
yapsın? Silahlar bırakıldığı anda operasyonlar biter."/_ dedi.
Erdoğan 5-6 ay önce ise şöyle bir ifade kullandı:
_"/Eğer terör örgütüyle yan yana olanlar, terör örgütüyle silahların
susmasını değil, silahların bırakılmasını isteyenler varsa şunu
bilmeleri lazım. Bizler devlet olarak, hükümet olarak zaten silahların
bırakıldığı yerde operasyonları devam ettirmeyiz. Ama devlet askeriyle
polisiyle hiçbir zaman silah bırakmaz. Çünkü polisin de askerin de silah
kendisinin demirbaş enstrümanıdır."/_
Erdoğan ilk kez _"/devletin silah bırakması/"_ndan söz ediyordu ki, bu
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı bile şaşırttı. Demirtaş:
_"/Kesinlikle: 'Devlet silah bıraksın.' gibi bir söylemimiz yok.
Devletin silahlı olması doğal. Sadece ellerin tetikten çekilmesini
istiyoruz/."_ cevabını verdi.
*-6 Patriot İçin 1000 Asker-*
Ya dışarıdaki gelişmeler?
Ege Ordusu, Deniz ve Hava Kuvvetleri işlevsiz kılınmış... ABD'den
gelecek istihbaratlara bel bağlamışsınız... Silahlarınızın neredeyse tüm
komuta, kontrolü onların elinde...
Üzerine, NATO savunmasına muhtaç hale gelmişsiniz. 6 Patriot için 1000
yabancı asker Türkiye'ye konuşlandırılıyor.
Gündemimiz; dışarıda Suriye ordusunun küçültülmesi, savunma ordusu
yapılması veya dağıtılması, içeride de TSK'daki asker intiharları, öyle
mi? Gerçekte TSK'ya /_"tezkere"_/ hazırlıkları yapıldığı, TSK'nın
topyekûn intihar ettirildiği; bir başka ifadeyle yeni Mondros hançerinin
bağrımıza dayandığı ortada değil mi?
/Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe'ye kucak dolusu sevgiler../
--
Oraj POYRAZ
Guzellik, bakan kimsenin gozundedir.
Oraj POYRAZ
Kurmusoldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]
Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]
Arzuederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
Ben,ManeviMiras olarak,
Hicbir Ayet, hicbir Dogma,
Hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...
K.Ataturk
Mubarek vatan ve milleti parcalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve
Ermeni emellerine kurban etmemek icin acilan milli mucadele ugrunda
milletle beraber serbest surette calismaya resmi ve askeri sifatim artik
mani olmaya basladi. Bu mukaddes gaye icin milletle beraber nihayete
kadar calismaya mukaddesatim adina soz vermis oldugum icin pek asigi
bulundugum yuce askerlik meslegine bugun veda ve istifa ettim.
(8 Temmuz 1919)
K. ATATURK
Anadolu'yu bosaltmalari karsiliginda, Trakya Yunanlilara birakilabilir.
19.09.1921, Bakanlar Kurulu
"Tanri kotulukten ve acidan korumak istiyor mu?
Fakat bunu yapmaya gucu mu yok?
Eger yoksa, O gucsuz, ya da kesinlikle her seye gucu yeten degildir.
Her seye gucu yeten fakat istemeyen mi?
Eger oyle ise , O kotudur, ya da kesinlikle tum iyilik degildir.
O, ne gucu yetiyor, ne de istemiyor mu?
O zaman. O'nu Tanri diye cagirmak sacma olur.
O, hem gucu yetiyor hem de istiyor mu?
O zaman kotuluk nereden geliyor?"
(Istencin Ozgur Secimi Uzerine. Giris.)
EPICURE
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected].
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.