Bu abi doğru bir noktaya temas etmiş.
Pratikte politika devlet eliyle gelir transferi aracıdır.
İdealde devlet ülkede üretilen artı değeri fukaraya daha çok olacak
şekilde pay etmelidir.
/*_Çünkü demokrasi fukarayla, zengine, aklı kıt olanla çok olana eşit
miktarda oy hakkı vermiştir._*/
En önemli özelliği de budur.
Fukaraların çok olduğu yerde onların tercihleri önem taşımaz mı?
Akıl konusuna dolaylı olarak değiniyorum, aslında esas sıkıntı burada.

AKILCI BİR BAKIŞLA;
Peki, sorarım ben size halka karşılık zenginin tarafını tutan.
Ya da kasaba zengine karşılık ulusal zenginden taraf olan,
Ya da ulusal zengine karşılık küresel zenginden olan devlet ne işe yarar.
İşgal devletiyle aynı mantığa sahip bir devlet vatandaş için ne anlam taşır?

Ben bir de şunu anlamam.
Köylünün, işçinin, memurun, vatandaşın derdi nedir?
Refahtan pay alma, güvencelerle donanma değil mi?
Üretici kooperatiflerini iflasa sürüklersen, taban fiyat uygulamasını
kaldırırsan, gümrük duvarlarını alabildiğine alçaltırsan, tarım
girdilerini desteklemez, tam tersine pahallı kılarsan köylü bundan
rahatsız olamalı değil mi?
Taşeronlaştırma, özelleştirme, özerkleştirme, sendikasızlaştırma, özlük
haklarının geriletilmesi, işgüvenliği, işsizlik konularında sürekli
olarak geri adım atarsan, işçi de bundan rahatsız olmalı değil mi?
Özlük haklarını sürekli olarak geriletirsen, sendikasızlaştırırsan,
sözleşmeli hale sokarsan memur da bundan huysuzlanmalı.
İŞKUR marifetiyle vatandaşlarımızı, ucuz ve sömürüye açık bir iş gücü
haline sokarsan, yüksek işsizlik oranlarını işsiz vatandaşa daha düşük,
daha geri çalışma şartlarına zorlamakta kullanırsan işsiz rahatsız
olmalı değil mi?.
Geniş halk kitleleri refahtan her geçen gün daha az pay alırken, sosyal
haklarında sürekli olarak gerileme anlamı taşıyan uygulamalara maruz
kalırken, işsizlik şantajına maruz kalırken rahatsızlık duymaz mı?

İşte ben bunu anlamıyorum.
Hem dayak yiyorsun, hem dövene şükrediyorsun, hem ağlıyorsun, hem
seviyorsun.
Şizofrenidir, bu akıl sağlığı normal hiçbir insan, hiçbir yaratık böyle
yapmaz.
Kandırıldığını öğrendikçe, daha çok kandırılmaya teşnesin.
Kazık yedikçe adeta keyif alıyorsun.

Kendince aklı evvel insanlara soruyorsun, onlar da söylüyor.
Onları aydınlar halktan kopuktur deyu dinlemiyorsun.
Kafana estiği gibi tercihler yapıyorsun.
Sonra da dönüp yine aydınları suçluyorsun.
↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>
Başta akıl demiştik değil mi?
Ben işte bunu anlamıyorum, ya da kabul edemiyorum.
Geniş halk kitlelerinin aklı bu kadar mı kıt acaba?

Oraj POYRAZ

 


  Bülent ESİNOĞLU - Kurtlar sofrasını bilir misiniz?

“Kurtlar sofrası” ifadesini dilimize Atilla İlhan hocamız, 1940’larda,
kazandırmış.

İfade ile karşılaştığınız da, belili ki bu sofranın bildiğimiz
sofralardan olmadığıdır.

Bir sofraya oturuyorsunuz, niyetiniz bir şeyler yemek ama kendiniz yem
olabiliyorsunuz.

Bu sofra emekçiye, çalışana, esnafa ve küçük işletmeciye göre bir sora
değildir.

Bu saydığım toplum kesimleri, hep kurtlar sofrasının somunu olurlar.

Büyük sermayenin temel iki düşmanı vardır.

Birincisi, halkın örgütlenip siyasi sistemi değiştirmesi, yani büyük
zenginin istemediği bir düzeni kurmasıdır.

İkincisi ve daha tehlikelisi, arkadan gelip piyasaya girmek isteyen
girişimcidir.

Büyüyen sermaye, arkadan gelen, küçük sermayenin büyümesine komünizmden
daha karşıdır. Kendisi için yakın tehlike görür.

Onun hep taşeron olarak kalmasını ve kendisine, emeğin hizmet ettiği
gibi hizmet etmeye devam etmesini ister.

Daha önce büyümüş olan sermaye, kendisi büyürken hangi yollardan
geçtiğini, engelleri aşmak için hangi dalavereleri çevirdiğini
bildiğinden, arkadan gelen sermayenin de o yollardan gelip kendisini
yakalamasını engellemek ister.↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>

Bu engelleme devleti kullanılarak yapılır.

Yollara yeni mayınlar döşenir. Mayınlar döşenirken, kanun, yönetmelik,
yönetmeliklerin içine teknik pasaportlar yerleştirilir.

Arkadan pazara girmek isteyen yeni girişimci, kendinden önce büyüyen ve
pazardan çokca yararlanan kadar büyük olmadığından, devletin kurallar
gereği koyduğu bu engelleri aşamaz.

Çünkü artık devlet diye gördüğü organizasyon, hep o büyükten yanadır.

Diyeceksin ki, peki ülkemizde eskiden, iki bilemediniz üç dolar
milyarderi vardı.

Şimdi ise, 50 adet dolar milyarderi var.

Demek ki bunlar eski büyükleri geçebilmişler.

Bu nasıl oluyor derseniz.

Rekabet ile hiçbir ilgisi yok.↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>

Dışarıda eskiden büyümüş bir tekele ülke pazarlarını kullandırmaktan
geçmektedir.

Dışarıdaki tekel ulus devlet üzerine abanmış, bir yerli ortak tedarik
etmiş, ulusal pazarımıza girecek büyüklüğe ulaşmıştır.

Bundan sonrası sözüm ona rekabet vardır.

Karşımıza iki ayrı kanunuymuş gibi çıkar ama aslında tek ve aynıdır.

Siyasi olarak kaşımıza liberalizm olarak çıkar. İktisadi olarak ise
monopol diye çıkar.

Liberal ekonominin iktisat derslerinde, monopoller; eksik rekabet, ya da
rekabeti ortadan kaldırdığı için istenmeyen oluşumlar olarak anlatılır.
Bunlar ders kitaplarında kalır.

Tekellerin varlığı teorik değil, gerçektir.

Oysa liberal ekonominin destekçisi ve yürütücü monopollerdir.

 Piyasa ekonomilerinin yaşandığı ülkelerde, sözde rekabet kurulları
vardır. Ama bu kurulların yöneticilerini, monopol yanlısı olanlar tayin
eder.

Bu ülkelerde, rekabet olacakmış gibi söylemler geliştirilir, rekabeti
ortadan kaldırıcı siyasetler yürütülür.

Bunların hepsi göstermeliktir. Ve halkın tepkisini azaltmaya yöneliktir.

Tekel ve monopol sözcüğü de, yeterince anlam ifade etmeyen bir
tanımlamadır.

Tekel, monopol, oligopol, tröst gibi sözcükler yeterince açıklayıcı
değildir.↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>

Çok açık bir şekilde söylersek; Tekel, rekabeti azaltmak ya da ortadan
kaldırmak için zenginlerin iktisadi ve siyasi güçlerini birleştirmeleridir.

Rekabet eden iki kurum birleşir, ortaya ikame edilemeyen, tek bir ürünü
piyasaya veren, bir birim ortaya çıkar.

Bazen bu birleşmeler çok sayıda zenginin bir araya gelmesi ile de olabilir.

Monopol demek, zenginlerin birleşmesi, istedikleri ya da gerek
gördükleri bir üründe tekel olmaları demektir. Rekabet edebilecek
şirketleri de satın alırlar. Satın alamazlarsa, batırarak ortadan
kaldırırlar.

Yani rekabet etmesi gerekenler, rekabeti ortadan kaldırıcı iktisadi
işler yaparlar.

Zenginlerin kendi aralarındaki her birleşme, ürün ya da hizmetlerini
sattıkları halkların zararınadır. İşsizliği artırır sonuç doğururlar.

*Monopoller ekonominin bir sonucu değildir*. Zenginlerin halka karşı
birleşmeleridir.

Siyasi bir üründür.

Tüm tekellerin bir araya gelerek belirledikleri iktisat ve siyasete de
emperyalizm denir.

Monopoller, ulus devletlerin ekonomiye dâhil olmasını istemezler. Ulus
devletlerin ekonomiye müdahalesini engellemek için de, tekeller ulus
devleti ortadan kaldırmak için tüm güçlerini birleştirirler.

Türkiye’nin üniter(tekli yapı) yapısına saldırı bundandır. Liberallerin
de bölünmeden yana olmaları bu sebeptendir.

Bu birleşmelerin ulus devletler içindeki davranışları; siyasi alanda
yerelleşme(etnik ve mezhep bölünme) iktisadi alanda özelleşmedir. Yani
ulus devletin devlet tekellerini ele geçirme operasyonudur.↑↑↑ <#BAS> -
↓↓↓ <#SON>

*Siyasi liberalizm devleti ekonomiden tasfiye eder. Devletin kendi
kurumları vasıtası ile fiyat ve miktar düzenleme olanağını ortadan
kaldırır.*

Erdoğan yerli oto diye ortaya çıktı. Ama kendisini iktidara taşıyan
tekeller buna izin vermediler.

Monopoller var olduğu sürece, ülke siyasetlerini onlar belirler.

Bir ülkede tekeller(emperyalizm) varsa, milli devlet olmaması gerekir.
İkisi arasında yaşayanlar ise istikrarsızlığı yaşarlar.

25.1.2013, [email protected]
<http://tr.mc1713.mail.yahoo.com/mc/[email protected]>



a45UyF587661-201301261136-12


-- 
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kaybedilmis gunlerin en kotusu, bir defacik olsun, gulmeden gecilenidir.

Chamfort
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Mubarek vatan ve milleti parcalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve
Ermeni emellerine kurban etmemek icin acilan milli mucadele ugrunda
milletle beraber serbest surette calismaya resmi ve askeri sifatim artik
mani olmaya basladi. Bu mukaddes gaye icin milletle beraber nihayete
kadar calismaya mukaddesatim adina soz vermis oldugum icin pek asigi
bulundugum yuce askerlik meslegine bugun veda ve istifa ettim.

(8 Temmuz 1919)
K. ATATURK
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ingiltere Osmanli Devleti'nin yonetimine el koyarsa, saltanat ve
hilafetin Ingilizler elinde bulundugunu goren Misir ve Hindistan
Muslumanlarinin da Ingiltere'yle dost olmanin geregine inanacaklari
asikardir.

Ingiliz Muhipler Dernegi Baskani, Adliye Nezareti Mustesari ve yazar
Sait Molla
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
PEZEVENK↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>
. . . . . .
Dunya ahvalinden haberi yoktur
Sohbeti din ile acar pezevenk
Komsusu ac iken kendisi toktur
Sanki melek olmus ucar pezevenk
. . . . . .
Karanlik islerde ziplama ister
Evine granit * kaplama ister
Dunya mektebinden diploma * ister
Insanlik dersinden kacar pezevenk
. . . . . .
Herkesin kabina cesmesi akmaz
Erkek sinekleri hareme sokmaz
Fakir komsusunun yuzune bakmaz
Selamsiz sabahsiz gecer pezevenk
. . . . . .
Sanirsin Allah'la akde oturmus
Cennete giderken macun goturmus
Huriler'i dizip isi bitirmis
Simdi gilmanlari secer pezevenk
. . . . . .
Aydinliga dusman yobazin dolu
Hu cekerken sismis agzinda dili
Erbabi, ulkede bunlardan dolu
Durmadan zehrini sacar pezevenk

Asik ERBABI
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Ben,Manevi Miras olarak,
Hicbir Ayet, hicbir Dogma,
Hicbir Donmus ve kaliplasmis Kural birakmiyorum.
Benim Manevi Mirasim Bilim ve Akildir...

K.Ataturk
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]

Ayrilmak isterseniz de:
[email protected]

Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.com/
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap