Bakın bu haberin de ana temalarından birisi hava hakimiyetidir.
Suriye üzerinde hava hakimiyeti oluşturulamaması her şeyi bozmuştur.
İşin ilginci Rusya Suriye hava savunmasına açıktan katkı yapmaktadır.

Ve İsrail-Türkiye işbirliği artık aşikar olmuş, milletten gizlenemez
durumdadır.
Malum bir sürü sahtekarca mizansenle halk kandırılmış, aylarca Müslüman
bir ülkeye karşı yürütülen bir Haçlı Savaşı gözlerden saklanmıştı.
Gerçek her zaman ortaya çıkar.
Şimdi halkın ortaya çıkan bu durumu nasıl kabul edeceği sorunu var.

Bir de şu PKK'nın çekilmesi mizanseni var.
Halk çekilme, barış derken ülkenin federasyona götürülmesi, Kürt
bölgelerinin  işbirlikçi bir hükumet eliyle koparılmasını fark etmeye
başladı.
Demir leblebi gibi, hazmı zor ağır bir durum.
Akil adamlar gittikleri her yerde gösterilere sebep oluyorlar.
Bu gösteriler önceleri sadece toplantı salonlarında oluyordu.
Şimdilerde basının sakladığı mitingler oluyor.
Aylardır gagalayıp durduğum Ülkü Ocakları ise artık harekete geçmiş.
Millet 2. Kurtuluş Savaşının manevi havasına girmiş durumda.
İşler hem işbirlikçiler hem de işgalciler açısından iyi gitmiyor.
Zemin kayıyor.
İzlediğim Youtube fragmanlarında görüyorum.
Ve emin olun ulusal denilen küresel basında hiçbir şey yazılmıyor.
Siz en iyisi Youtube da yayınlanan videolara bakın.
Herşey orada.
Siz bakmayın üç beş çapulcu küçümsemelerine,
Adamlarda şafak attı.

Saygılar.

Oraj POYRAZ


  Türker Ertürk: BU TATBİKAT NEYİN NESİ?

10 Mayıs 2013

Türkiye geçtiğimiz Pazartesi ( 6 Mayıs ) İncirlik/ Adana merkezli 10 gün
süreli bir tatbikat başlattı.
Tatbikatın hedefi Suriye ve bu ülkedeki gelişmeler/beklentiler.
Tatbikatta askerin hazırlık durumu ile seferde ve savaşta bakanlıklar,
devlet kurumları ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki koordinasyon ve
işbirliği hususlarının deneneceği belirtiliyor.

Bu tatbikat Türk Silahlı Kuvvetleri'nin planlı faaliyetlerinden değil.
Belli ki böyle bir tatbikatın yapılması isteği ABD'den gelmiş.
Tatbikatın sevk ve idare edildiği merkezin Suriye sınırına yaklaşık 100
km mesafede bulunan ABD üssünün bulunduğu yerde teşkil edilmesi
gerçekten manidar.

Tatbikat eğer milli endişelerle yapılmış olsaydı tatbikatın yönetildiği
merkez İncirlik yerine 2.Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı / Diyarbakır
veya 2.Ordu Komutanlığı / Malatya'da bulunan harp karargahında kurulurdu.

Ama Suriye' ye karşı Türkiye tarafından sürdürülen örtülü savaş ( örtülü
hali kaldıysa ) gayri milli ve vekaleten olunca bu savaşın açık ve
yaygın hale getirilmesine yönelik tatbikat ve hazırlıkların yönetileceği
yerinde vekaleti verenin karargahında yapılması çok normal oluyor.

Emperyalizmin bölge planlarına yönelik olarak Mart 2011'de Suriye'ye
karşı başlatılan bu pis ve ahlaksız savaş 26'ıncı ayını doldurdu.
Ne kadar daha devam edeceği de belli değil!
Savaş nedeniyle bugüne kadar Suriye'de 70 bin insan yaşamını kaybetti ve
1 milyon 200 bin insan mülteci olarak ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
Elimizde sağlıklı bir rakam olmasa da bu mültecilerin 400 binin
ülkemizde olduğu tahmin ediliyor.

AKP liderliğinde Türkiye başrol oyuncusudur

Muhalif olarak adlandırılan fakat Batı kaynaklarına göre bile yüzde 95'i
yabancı olan ve kıtır kıtır adam kesen, eli kanlı cani teröristlerle
Suriye'de yapılan bu savaşta ne yazık ki AKP liderliğinde ülkemiz başrol
oyuncusudur.

Suriye'nin dayanması bölgede vizyona konan emperyalist planları sekteye
uğratmaktadır.
Bu nedenle ABD savaşa hız, işbirlikçileri olan İsrail ve AKP
liderliğindeki Türkiye'ye yol vermiştir.

ABD tarafından verilen bu destekle İsrail geçtiğimiz günlerde ilki
Cumartesi ( 3 Mayıs ) olmak üzere uluslararası hukuku hiçe sayarak
Suriye'ye iki sefer saldırmıştır.
Bu tip saldırıyı geçtiğimiz Ocak ayı içinde de yapmıştı.

İsrail'in bu saldırılar için " Lübnan Hizbullah'ına gönderilmek istenen
silah ve cephaneyi " bahane gösteriyor " bu transfere müsaade
etmeyeceğini " söylüyor.
Sanırsınız ki İsrail Lübnan'a silah ve cephane intikal ettiren
konvoyları vuruyor.
Gerçek tamamen farklı!
İsrail Şam'da bulunan askeri üsleri, silah depolarını ve özellikle 250
km menzile sahip Fatah-110 füzelerinin saklandığı yerlere taarruz ediyor.

İsrail'in ABD'nin oluru ile gerçekleştirdiği bu saldırıların üç amacı var.
Birincisi Suriye'yi kışkırtmak, misilleme yapmaya zorlamak ve
dolayısıyla ABD'nin de dahil olacağı müdahaleye zemin hazırlamak.
Suriye'nin kendini savunma dışında misilleme haklarını sonraya saklı
tutarak İsrail topraklarına karşı bir harekata girişmemesi çok doğru bir
karar.
Çünkü İsrail'in isteği karşılık verilmesi ve savaşın çıkmasıdır!
AKP liderliğinde Türkiye'de savaş çıksın istiyor!
Anımsarsanız geçen Ocak ayında yapılan saldırıda Suriye niye cevap
vermiyor diye Davutoğlu çok kızmıştı.

Nedeni budur!

İkicisi Suriye'nin yaptığı bu savaşta en çok ihtiyacı olduğu şey silah
ve cephanedir.
Bunların çoğu İran ve Rusya gibi ülkelerden gelmektedir.
İsrail bu saldırılarla teröristlere dolaylı hava desteği vermektedir.

Üçüncüsü İsrail bu saldırılarla muhtemel bir müdahale öncesi Suriye'nin
hava savunma durumunu cari olarak test etmektedir.
Geçen yıl 22 Haziran'da iki pilotumuzun şehit olmasına neden olan olayda
bu tip bir görev nedeniyle olmuştu.

Şimdi bu gerçekler ortadayken son saldırı sonrası Erdoğan'ın " Esad
İsrail'in her saldırı sonrası avuçlarını ovuşturuyor " iddiası doğru
değildir.
Suçluluk duygusu içinde söylenmiş arkası boş sözlerdir.

Türkiye ve İsrail arasında eşgüdüm var

Hal böyle iken İncirlik Amerikan Üssü merkezli tatbikatın amaçları
Suriye'yi provoke etmek, yaptığı mücadelede dikkatini bölmek, kuvvet
konsantrasyonunu bozmak ve İsrail ile birlikte kıskaca almak olarak
özetlenebilir.
Hiç şüphe yok ki Suriye'ye karşı yapılan savaşta Türkiye ve İsrail
arasında eşgüdüm vardır.
Saldırıların ve tatbikatın zamanlamaları bunun sayısız örneklerinden
biridir.

Fakat İsrail'in yaptığı saldırılardan sonra Putin" Başka bir saldırının
asla hoş görülmeyeceğini, S-300 dahil en gelişmiş silahların Suriye
verileceğini " açıklamıştır.

ABD bir yandan vekilleri aracılığı ile sürdürdüğü savaşa hız verirken
bir yandan da gelişen durum ve karşılaşılan kuvvetli direnç nedeniyle
alternatif plana da hazırlanmaktadır.
Geçtiğimiz Salı ( 7 Mayıs ) ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rusya
Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov beraberce yaptıkları basın açıklamasında
" Suriye'de krizin çözümünü yardımcı olabilmek için en erken Mayıs
sonunda olmak üzere bir uluslararası toplantı konusunda anlaştıklarını "
açıkladılar.
Görünen o ki Suriye dayanmaya devam ederse ABD Beşar'lı bir geçiş
dönemine razı olacaktır.

Ya Türkiye ne olacak?
İşbirlikçi bir iktidar liderliğinde tüm yumurtalar gayri ahlaki ve gayri
milli bir şekilde Beşar'ın hemen düşürüleceği seçeneğini içeren sepete
konmuştu.

İşte bu ortamda Erdoğan ABD Başkanı Obama'nın direktiflerini ve
kendisine vereceği yol haritasını almak için 16 Mayıs'ta Washington'a
gidiyor.
Ayrıca rejim değişikliği anayasası ve Suriye konusunda kendisini zora
sokan başta Milli Merkez olmak üzere muhalifleri için operasyon
müsaadesi isteyecek.

Saygılar sunarım

İLK KURŞUN


a45UyF587661-201305101001-8
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap