* Prof. Dr. Mümtaz Soysal'dan kritik çağrı; <#mozTocId979905>
o "CUMHURİYET VE ATATÜRKÇÜLÜK TASFİYE SÜRECİNE SOKULMUŞTUR"
<#mozTocId707773>
o "REJİM İSLAMİ FAZİŞME GİDİYOR" <#mozTocId845107>
o "BAŞKANLIK GÖRÜNTÜLÜ BİR DİKTA REJİMİNE GİDİLİYOR" <#mozTocId85623>
o "YENİ ANAYASA YAPMAK BU MECLİS'İN YETKİSİNDE DEĞİLDİR!"
<#mozTocId713228>
*Prof. Dr. Mümtaz Soysal'dan kritik çağrı;*
*Türkiye'de AKP'yle birlikte gelişen politikalar üzerine aydınlar
**"Ulusal Seferberlik Çağrısı"**adıyla bir metin yayınlayarak, bu metne
katılanları imza vermeye çağırdılar.*
*Türkiye'nin küresel güçler tarafından çok yönlü bir saldırı altında
olduğuna dikkat çekilen metinde, **"Siyasal iktidar, bu tehlikeli durumu
halkın gözünden kaçıracak her türlü propaganda ve baskı aracını en
etkili biçimde kullanmaktadır"**denildi.*
*Açıklamanın tam metni şöyle: Cumhuriyetimiz, kuruluşundan bu yana en
kritik günlerini yaşamaktadır. Çok yönlü sinsi bir işgal ile küresel
güçlerin örtülü sömürüsü sürdürülmekte ve ülke bütünlüğümüzü yıkıp
ulusal birliğimizi parçalamak isteyenlerin çabaları yoğunlaşmaktadır.
Siyasal iktidar, bu tehlikeli durumu halkın gözünden kaçıracak her türlü
propaganda ve baskı aracını en etkili biçimde kullanmaktadır.*
*"CUMHURİYET VE ATATÜRKÇÜLÜK TASFİYE SÜRECİNE SOKULMUŞTUR"*
*Meclis'te muhalefet yok sayılmakta, Cumhuriyetin yansız ve koruyucu
kurumları üzerinde sindirme ve yandaşlaştırma amaçlı her türlü tertip
uygulanmaktadır.*
*Bizler, Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın çağrısıyla, siyasal parti bağı olsun
olmasın bir araya gelen kişiler olarak, bu saptamalar karşısında her
yurtsever gibi gittikçe daha çok kaygı duymaktayız. Cumhuriyet ve
Kemalizm; bu topraklarda yaşayan insanların bu vatanın sahibi olmasını,
ondan eşit pay almasını ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmasını amaçlar.
Buna karşın, Cumhuriyet ve Atatürkçülük tasfiye sürecine sokulmuştur.
Sözde **"serbest piyasa"**adıyla azgın bir sömürü düzeni
dayatılmaktadır. Özelleştirme talanıyla bağımsızlığın ve Cumhuriyetin
temel ekonomik dayanakları ortadan kaldırılmış, Ülkemiz tarım ve sanayi
üretiminden koparılarak her yönden dışa bağımlı duruma getirilmiştir. En
önemli mal ve hizmet üretici kamu kuruluşlarımız, başta enerji,
iletişim, bankacılık, sigortacılık ve madencilik alanlarında olmak
üzere, yabancıların eline geçmiştir. Yüklü dış borç, tehlikeli rakamlara
varan cari açık, kaynağı belirsiz sıcak para kullanımıyla krizleri
erteleme çabası gibi yanlış politikalar yüzünden ülke ekonomisi hızla
tıkanmaya sürüklenmektedir.*
*"REJİM İSLAMİ FAZİŞME GİDİYOR"*
*Diktacı bir rejime (İslami faşizme!) gitmek, bu tıkanmanın çözümü
olarak görülmektedir. Süregelen işsizlik, yoksulluk ve açlık sınırı
altındaki toplum kesimlerinin gitgide çoğalması, halkımızda, özellikle
gençlerde gelecek kaygısının artması, bir karmaşa döneminin açık
belirtileridir. Temel hak ve özgürlüklerin kullanılması, adil yargılanma
ve savunma hakları, demokratik hak arama yolları yasa ve hukuk tanımaz
biçimde ortadan kaldırılmıştır. Sağlık hizmetleri ancak parası olanların
yararlanabileceği duruma getirilmiş, anayasal Öğretim Birliği (md. 174)
bozulmuş, üniversitelerde siyasal kadrolaşma had safhaya gelmiştir. Çok
ciddi derecede zedelenen yargı bağımsızlığı; **"yüksek yargının tek çatı
altında toplanması"**girişimiyle, tümüyle bağımsızlığını yitirerek
siyasallaşacaktır. Emperyalist güçlerin araçlarından biri olduğu artık
açıkça anlaşılan bölücü terör örgütü ile ilişkiler, bölünmeyi
meşrulaştıracak sözde **"Açılım"**girişimleri ile sürmektedir.*
*"BAŞKANLIK GÖRÜNTÜLÜ BİR DİKTA REJİMİNE GİDİLİYOR"*
*Dış siyasette ulusal çıkarlar bir yana bırakılarak Türkiye'miz,
uluslararası güçlerin, ekonomik, siyasal ve askeri emellerine taşeronluk
yapar düzeye indirgenmiştir. Tüm bu vahim girişimleri tamamlayıcı ve
kalıcılaştırıcı bir son adım olarak başlatılan **"Yeni
Anayasa"**tuzağının, Türkiye Cumhuriyeti'ni başkalaştırma,
**"Başkanlık"**görüntülü bir dikta rejimine dönüştürme girişimi olduğu
açıkça ortaya çıkmıştır. Yürürlükte bir anayasa varken yapılacak işlemin
adı ancak **"anayasa değişikliği"**olabilir. O da, yürürlükteki
anayasaca konmuş yöntemlere uyarak olur ve bunların başında,
**"değiştirilemez"**oldukları vurgulanan hükümlere uymak zorunluğu yer
alır. Bu anayasal zorunluk ortadayken iktidar partisine mensup kimi
hukukçuların belirttikleri gibi yürürlükteki anayasayı **"ilga
edilmiş"**-hukuksal olarak yok- sayıp **"yeni anayasa"**yapmaya girişmek
düpedüz **"sivil darbe"**dir ve açıkça anayasa suçudur. AKP'nin,
Meclis'teki 4 partinin katılımıyla **kurulan **"Uyum Komisyonu"**nu,
yeni anayasa yapma yöntemlerini kendisi belirleyerek bir **"asli kurucu
iktidar"**sayma manevrasını kabul etmek; hukuksal olarak olanaksızdır.*
*"YENİ ANAYASA YAPMAK BU MECLİS'İN YETKİSİNDE DEĞİLDİR!"*
*AKP iktidarının kökü dışarıda bu politikaları pervasızca sürdürmesi
durumunda, bir ulus-devletimizin, yurt bütünlüğümüzün, Cumhuriyetimizin,
demokrasinin, toplumsal barışın kalmayacağı çok tehlikeli bir döneme
girilebilir. Artık açıkça görülen bu karanlık gidişin engellenmesi için;
yurt bütünlüğü, ulusal birlik, laik-demokratik-sosyal-hukuk devleti
ilkelerini benimseyen; emek, eşitlik ve özgürlük duyarlığı taşıyan
siyasal partilerimizi ve demokratik kitle örgütlerini en kısa sürede
güçlü bir birliktelik ve eylem için direniş ve dayanışmaya, öz olarak
VATAN SAVUNMASINA çağırıyoruz
*
*http://www.odatv.com/n.php?n=vatan-savunmasina-cagiriyoruz-2204131200
*
a45UyF587661-201305031647-8
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.