Ümit Özdağ - Bir Hükümet Demokratik Meşruluğunu Ne Zaman Yitirir?

Mısır'da yapılan askeri darbe, demokratik seçimler sonucunda seçilmiş
bir hükümete karşı gerçekleştirilen bir askeri müdahalenin mahkum
edilmesinin kaçınılmazlığı bir kez daha gösterdi.
Öyle ki, ABD ve AB bir askeri darbeyi onaylayamayacakları için
Mısır'daki askeri darbeye askeri darbe dememek yolunu seçtiler.
Oysa, bir hükümetin demokratik seçimler sonucunda iktidara gelmesi, o
hükümeti dokunulmaz yapmaz, onun demokratik meşruluğunun tek güvencesi
seçimler olamaz.
*Özetle, bir hükümetin demokratik meşruluğunu sadece demokratik seçimler
ile işbaşına gelmesi ile sağlamaz.*

Demokratik seçimler ile iktidara gelen bir partinin yine demokratik
seçimler ile iktidardan ayrılmayı kabul etmesi, demokratik meşruluğu
açısından olmaz ise olmazdır.
Bir siyasal iktidarın bazı siyasal tasarruflar ile kendi eli ile
demokratik meşruluğunu ortadan kaldırması mümkündür.
Bunun en somut örneklerinden birisi 1933'de Almanya'da yaşananlardır.
Adolf Hitler'in liderliğini yaptığı Nasyonel Sosyalist Alman İşçi
Partisi'nin 1932'de oyların % 33'ünü alarak iktidara gelmesi, demokratik
meşruluğu için ön koşuldur.
Ancak A.Hitler, 1933'de parlamentonun oyları ile parlamentonun
yetkilerini devraldığı anda, şeklen demokratik bir devir bile olsa,
demokratik meşruluğu sona eren bir liderdir.
Çünkü Hitler, iktidarda darbe yaparak iktidarını daha da genişletmek
yoluna gitmiştir.
Tarih geri çevrilemez ancak eğer Alman Ordusu 1934'de Hitler'e karşı bir
askeri darbe gerçekleştirilmiş olsaydı, insanlık tarihi için büyük bir
kazanç olurdu.

Demokratik seçimler ile iktidara gelmiş bir siyasi partinin kurduğu bir
hükümetin meşruluğunu yitirmesinin başka şekilleri/yolları da vardır.
Örneğin, bir iktidar partisi genel seçimlerin yapılmasının kanunen
belirlenen zaman gelmesine rağmen, açıkça seçimleri iptal etmeden terör,
yaklaşan savaş, olağanüstü hal gibi nedenleri ileri sürüp "*gelirsiz bir
geleceğe*" erteler ise demokratik meşruluğu ortadan kalkar.

Keza bir hükümet anayasal yetkilerini aşarak, kanun dışı yollar ile
muhalefet partililerini kapatmaya çalışır ise meşruluğunu yitirir.
Hükümetin meşruluğunu yitirmesi için muhalefet partisi/partilerini
kapatmak için yapmış olduğu çalışmaların hangi aşamasına geldiği ayrı
bir tartışma konusudur.
İktidar partisinin bu görüşü gündeme getirmesi veya bazı yetkili
üyelerinin muhalefet partisini/partilerini kapatalım söylemini
geliştirmesi, iktidar partisinin meşruluğunu yitirmesi için yetmez.
Başkan/Başbakan pozisyonundaki bir kişi muhalefet
partisinin/partilerinin kapatılmasından bahseder ise bu iktidarın
meşruluğunu kaybetmesi için yeterlidir.
Ancak, iktidar partisinin bu konuda somut adımlar atmaya başlaması,
örneğin bunu mümkün kılacak bir hukuki düzenleme yapması, kendisinin de
demokratik meşruluğunun ortadan kalkmasını beraberinde getirir.

İktidar partisi muhalefet partilerinin siyasal faaliyetlerini engeller
ise demokratik meşruluğunu yitirir.
Bir iktidarın muhalefet partisinin siyasal faaliyetlerini engellemesi
ile ilgili objektif ölçütler koymak, muhalefet partilerini kapatmak ile
ilgili objektif ölçütler koymak kadar kolay değildir.
Ancak bir hükümet muhalefet partisine destek verdiği için bir bölgenin
temsil hakkını elinden alır ise örneğin bir ili, muhalefet partisini
seçtiği için ilçe konumuna indirirse, çok somut olarak halkın demokratik
temsil hakkının engellendiği anlamına gelir ve bunu yapan hükümetin
demokratik meşruluğu ortadan kalkar.

Bir hükümetin demokratik meşruluğunu sağlayan sadece hükümet partisine
oy verenler değil, demokratik sistemlerde oy vermeyenlerin varlığıdır.
Zaten iktidar partisi dışında bir partiye korkmadan oy verilemiyor ise o
ülkede demokrasi yoktur.
Eğer iktidar partisi muhalefet partisini seçen illeri bölüyor ise
iktidarın meşruluğu tartışmalı hale gelir.
Çünkü bu durumda iktidar açıkça "ben iktidardan gitmiyorum" dememekle
birlikte, aldığı önlemler ile fiilen muhalefetin iktidar olmasını
imkansız hale getiriyor ve bu amaçla (bir il içindeki seçim bölgesinin
değil) bir ili farklı illere bölüyor ise demokratik meşruluğu tartışmalıdır.
Ancak bu adım örneğin bir ilin, il statüsünün ortadan kaldırılması kadar
travmatik değildir.
Özetle bir hükümet, seçmenlerin bir bölümünün temsilcilerini seçme
hakkını kısıtlar veya temsil hakkını ortadan kaldırır veya kısıtlar ise
demokratik meşruluğu ortadan kalkar.

Bir hükümet, ülke halkının bir bölümüne yönelik soykırım uygulamaya
başlar ise demokratik meşruluğunu yitirir.
Örneğin Hitler, demokratik seçimler ile gitmeyi kabul etse idi, ilk gaz
odası çalıştığı günün ertesi gün yapılacak seçimlerde % 100 oy alsa dahi
demokratik meşruluğu olamazdı.

Bir hükümet yabancı bir ülkenin askeri saldırısı karşısında ülkeyi
savunmak için uygun önlemleri alamaz, ülkenin askeri bir yenilgiye
sürüklenmesine neden olur ve ülke savaşa devam edebilecek kaynaklara
sahip iken utanç verici bir barış anlaşması imzalar ise meşruluğunu yitirir.
Bu noktada böyle bir hükümete karşı her türlü direniş şeklinin
demokratik meşruluğu vardır.
İstiklal Harbi'nin milli meşruluğu dışında demokratik meşruluğa sahip
olmasının nedeni budur.
İstiklal Harbimizi Büyük Millet Meclisi'nin idare ediyor olması, bu
demokratik meşruluğu daha da güçlendirmiştir.

Demokratik seçimler ile gelmiş bir hükümet, ülke genelinde mal ve can
güvenliğini sağlayacak önlemleri alamaz, güvenlik bürokrasisini etkin
bir şekilde çalıştıramaz veya siyasi endişeler ile güvenlik
bürokrasisinin etkin bir şekilde çalışmasını istemez/engeller ise iç
savaş koşullarının doğması veya iç savaş koşullarının doğma tehdidinin
ortaya çıkması ile meşruluğu ortadan kalkar.
Bu noktaya gelindiğinde sadece hükümeti meşruluğu değil, devletin
varlığı da tartışmalı hale gelir.
Çünkü devletin kuruluşunun ve varlığının amacı, vatandaşın öncelikli
olarak can ve mal güvenliğinin sağlanmasıdır.
Hükümetin vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak için gereken
önlemleri alamadığı, devlet yapısının aynı konuda hükümetin
etkisizliğinden dolayı zaaf içine düştüğü noktada vatandaş can ve mal
güvenliğini korumak için meşru müdafaa konumuna geçer.
Böyle bir durum ise hukuk devletinin sona ermesi demektir.

Bir hükümet yönettiği ülkedeki milletin hukuki ve siyasi varlığını
ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim içinde olur ise, bu durum
hükümetin demokratik meşruluğunu ortadan kaldırır.
Çünkü anılan hükümetin demokratik meşruluğunu sağlayan, hukuki ve siyasi
varlığını ortadan kaldırmaya çalıştığı millettir.

Bir hükümetin demokratik meşruluğunun ortadan kalkabileceği siyaset
bilimi ve hukuk literatüründe ön görülmüş bir potansiyel tehdittir.


http://www.21yyte.org/arastirma/politik-sosyal-kulturel-arastirmalar-merkezi/2013/07/15/7108/bir-hukumet-demokratik-mesrulugunu-ne-zaman-yitirir

a45UyF587661-201307161635-8
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>


-- 

zaryop:jaro

Buyuk adamlarin hatasi, gunes tutulmasina benzer, onlari herkes gorur.

Cu kong
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]  Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]

        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap