Burhan Kuzu savcılara talimat vermiş.
*_AKP'yi yargılayıp, mahkum eden mahkeme heyeti hakkında iddianame
hazırlayın, onları yargılayıp mahkum edin demiş._*

Büyük bir özgüvenin işareti bu.
Yüksek yargıda partizan hakimlerden bir kadro oluşturulduğunu biliyor,
ve ondan rahat konuşuyor.

Yeniden yargılanma, beraat edip, iade-i itibar talebi de bundan doğan
bir rahatlığın işareti.

Darbe, darbeci tartışmaları arasında güme gidiyor.
Anayasal sistem çoktaaaaan darbe almıştır.
Kuvvetler ayrılığı anayasal sistemin öz, ana fikri.
Oysa artık Yasama da, Yürütme de, Yargı da hükümetin elinde.
Öyle böyle değil.
*_Dünyada hiçbir demokratik cumhuriyette bu şekilde hesap sorulamaz,
hesap vermez bir hükümet yoktur._*
*_Meclis aritmetiği, HSYK üzerinden yargıda sağlanan hakimiyet, parti
içi demokrasi olmayaşı._*
Darbedir bu, hem de en alasasında sivil darbedir.
Ve bana göre bu vakitten sonra kim bu hükümeti, nasıl devirirse devirsin
hayırlı bir iş yapar.
Hitlerin Alman devletini demokratik seçimlerle ele geçirmesinden hiç
farkı yoktur.
Aslında günümüz siyasetinde muhalefetin tasfiyesi için seçilen yollar,
takip edilen usullerde çok farklı değildir.

Mürteciler bu güne kadar hep *_DEMOKRASİ MAĞDURİYETİ _*edebiyatı yaparak
güç buldular.
Oysa onlar sürekli olarak*_DEMOKRATİK CUMHURİYETE KARŞI BİR
KALKIŞMA_*içindeydiler.
Bunu binlerce kez her kesimden mürteci hem ağzıyla, hem de icraatlarıyla
ikrar etmiştir.

Açık seçik ifade edelim.
Günümüzde Mısır'da ve Türkiye'de mücadele eden taraflar dikta ve
demokrasi yanlıları değildir.
Savaş açıkçası mürteciler ve çağdaşlar arasında yaşanmaktadır.
Mürteciler bu güne kadar amaca ulaşan her yolu mübah gördüler.
_*Demokrasiyi tramvay, bir araç olarak gördüklerini birinci elden birçok
kez söylediler.*__*
*__*Yine ülkenin DAR-ÜL HARP olduğunu ve her türlü yasal ve ahlaki
ölçünün artık geçersiz olduğunu da binlerce kez ifade ettiler.*__*
*__*Amaca ulaşana kadar her yolun mübah olduğunu da bir çok kez ikrar
ettiler.*__*
*__*Demokrasi onlar için şeytani bir tağut rejimidir.*_
Ve bu güne kadar bu kötü fikirlerin gereğini yapmaktan da geri kalmadılar.
İnternet bunların her türden imamının bu türden ikrarlarının
videolarıyla doludur.

Mürteciler azıcık güç kazandıkları ülkelerde araç olarak gördükleri
demokratik kurumları en kısa sürede ilga ettiler.
Mürteciler hakimiyet kazandıkları ülkelerde kendi öğretilerine direnen,
ötekilere karşı çok rahat şekilde kandökücü olmuşlardır.
Yine Youtube bunlarla ilgili yüzlerce videoyla doludur.

Bu nedenle uyarırım.
Kimse mürtecilerin _*demokrasi mağduriyeti*_ kalkanı ardına saklanmasına
kanmasın.
Onlar hiçbir zaman demokrat olmamıştır.
Savaş asla _*DEMOKRASİ-DİKTATÖRLÜK SAVAŞI DEĞİLDİR*_, tam tersine
*_ÇAĞDAŞLIK-İRTİCA FİKİRLERİNİN SAVAŞIDIR._*(O.P.)
Tarafınızı bu ölçülere göre seçmenizde büyük yarar vardır.

Saygılar.
Oraj POYRAZ.
--------------
------------------------------------------------------------------------

*Başsavcı yargılanacak mı?***

Açıklama: http://gazeteci.tv/images/haber/1248972915.jpg
<http://gazeteci.tv/>

27 Ağustos 2013, 00:56


    Burhan Kuzu, AKP'ye kapatma davasını açan Yargıtay Cumhuriyet
    Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'yla ilgili savcıların görevi
    kötüye kullanmaktan dava açabileceklerini söyledi

Anayasa Komisyonu Başkanı Prof.Dr.Burhan Kuzu, geçtiğimiz günlerde
Ergenekon Davası'nda alınan kararlar gereği AK Parti'nin para cezası
aldığı _*'Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak'*_ tespitinin boşluğa
çıktığını dile getirmişti.
Kuzu, "Deliler bitmiş ve geçerliliğini yitirmiştir.
Bu da yargılamanın iadesini gerektirir.
Bizim vereceğimiz bir dilekçe ile Anayasa Mahkemesi bu davayı tekrar
görebilir" diye konuşmuştu.
Kuzu'nun açıklamasına Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'tan da
destek gelmişti.

Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya hakkında
görevi kötüye kullanmaktan dava açılması gerektiğini söyleyen Kuzu, dava
sırasında yargılananlardan birinin de kendisi olduğunu hatırlattı.
Kuzu, "Partinin ne kadar deli saçması delillerle kapatılmaya çalışıldığı
görüldü.
Başsavcı tamamen uyduruk kaydırık delillerle bu davayı açmış.
Dönemin Başsavcısı görevini kötüye kullanmaktan yargılanabilir.
Savcılar harekete geçebilir.
Yüzde 47 almış bir iktidar partisine böyle keyfi dava açılamaz.
Bu rezilliktir.
Bu tam olarak görevini kötüye kullanmaktır" dedi.

Üzerimizde kalmasın

VATAN'a konuşan Kuzu, "Siz başvuru yapacak mısınız?" sorusunu, "Yazılı,
sözlü olarak yapmak fark etmez.
Ben buradan duyuruyorum.
Savcılar harekete geçebilir" diye konuştu.

Davanın Yargıtay kararı kesinleştikten sonra açılabileceğini belirten
Kuzu, AKP'ye verilen para cezasının da böylece ortadan kalktığını söyledi.
Kuzu, "Paranın geri verilmesi lazım.
Ama burada para meselesi ayrı bir mesele.
Önemli olan biz laikliği, insan haklarını savunan, başörtülünün hakkını
savunan, Alevi açılımı yapmış, Dersim meselesini açan bir partiyiz.
Laikliği hiçbir zaman hedef olarak görmemiş bir partiyiz.
Tarihte bunlar üzerimizde kalsın istemiyoruz" diye konuştu.

Kuzu, "RP ve FP'de aynı şekilde verilen kararlarla kapatılmıştı.
Onlar da iade-i itibar için dava açabilir mi?" sorusunu da, "Belki
doğabilir.
Ama şu an bu partiler kapatıldığı için onlarla alakalı tüzel kişilik
bitmiş vaziyette.
Kimin dava açacağı önemli.
Geçmişe çok gitmez gibi geliyor bana.
Çünkü süreci fiilen kim üstlenecek?
AİHM, RP ve FP'nin kapatılma kararını onayladı.
Ama mesela 28 Şubat'la alakalı, 'o o gün mağdur olanlar dönsün' diye bir
karar çıkarıldı.
Belki bu yeni delil olarak görülebilir.
Ancak tekrar edeyim, Bu kamu davasıdır.
İstese bugünkü Başsavcısı, 28 Şubat'la ilgili yenei düzenleme çıkarsa
yapabilir" diye yanıtladı.


    İnternet siteleri delil olmuştu

Anayasa Mahkemesi'nin 2008 yılında AKP'ye "laiklik karşıtı eylemlerin
odağı olduğu" gerekçesiyle verdiği Hazine yardımının kesilmesi cezasıyla
sonuçlanan davanın yeniden görülmesi gerektiği görüşünün en önemli
dayanağını, kapatma davasının iddianamesinde delil olarak gösterilen
bazı haberlerin, Ergenekon davasında yargılamaya konu olan hükümet
aleyhine oluşturulmuş kara propaganda amaçlı internet siteleri oluşturuyor.
Genelkurmay'ın 1999 yılından itibaren bu tür siteleri oluşturduğu 2009
yılında Taraf gazetesindeki haberle ortaya çıkmıştı.
Bu tarihten sonra da yeni bir "İnternet Andıcı" ile 4 site daha
kurulduğu yönündeki iddia, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un
müebbet hapis cezası almasıyla sonuçlanan yargı sürecini başlatmıştı.
Bu sitelerdeki haberlerin Yargıtay Başsavcılığı tarafından hazırlanan
kapatma davasının iddianamesinde yer bulduğu iddiası, Ergenekon
davasındaki mahkumiyetlerin ardından, kapatma davasının yeniden
açılmasını gündeme getirdi.
(Vatan)

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-201307301451-05
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
 

zaryop:jaro

AH! NEYDI BENIM GENCLIGIM
. . . . . .
Nerde boyle huzunlenmek o zaman;
Icip icip aglamak,
Uzaklara dalip sarki soylemek;
Hafta sekiz ben eglentide;
Bugun saz,yarin sinema,
Begenmedin Aile Bahcesi;
Onu da begenmedin,parka;
Sevdigim dillere destan;
Sevdigim,
Meyil verdigim;
Ben dizinin dibinde elpence divan,
Samanlik seyran.
Nerde,
Nerde,
Nerde boyle huzunlenmek o zaman!

Orhan Veli KANIK
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]  Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]

        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap