------------------------------------------------------------------------

  Mehmet Halil Arık  - Ağlamayan mı sığır!?...Anlamayan mı!?...

Artık siyasetin kiri, dillerden gönüllere düştü...

Öfke, hitabete sanat yapılmakla başladı her şey.

"Onlar!!"diye başlayan,"Birileri!!" diye devam ettirilen her cümle,
kemirgenler gibi yedi bitirdi gönüllerdeki...
dillerdeki edebi...
adabı!...

"Edebin ölçüsü, ağızdan çıkandır"derdi ninem...
Artık ölçü de kaçtı..
kantar da!...

"Ağzını dibin gibi tut"tembihini de ondan sık sık duyardım...

Ah be ninem!...
Bu günleri görseydin, ya da; bu günün dili o günlerde olsaydı, verir
miydin ağızlarının payını...!?

Artık, siyasette, bırakın ağzını dibi gibi tutmayı, kin ve öfke
nöbetlerini dil üzerinden bir rahatlama unsuru görenler, baş tacı
edilmekte bugün!...

"En güçlü savunma sözlü saldırıdır"ilkesi siyasetin vazgeçilmezi oldu...
Kirlenmişlik, ya da kirletilmişlik göz ardı edildi...
Bu da edebi-arı ortadan kalkırdı.

"Öfkelendin mi birine, yetmedi mi aklın mantıklı cevaba, eleştirel bir
çıkış mı gördün,  düşünme sözün ardını-önünü!...
Söver gibi söyle diyeceklerini.
Hakaret dediğin, senden olmayana yapılmayacaksa neye yarar!.."
İşte dilin işlevi bu hale geldi!..

Yetmedi...
Kuyruk sallamak adına, 'öyle değil de böyle demek istedi' diyerek, kiri
kirle örtmekle görevli yeni beslemeler türedi!..

*"Sığırlar(!) ağlamaz(mış)... *

Lütfen dikkat buyrulsun sözün söyleniş gerekçesindeki öze.

Mahlukatlar içinde, sığır gurubunun ağlamadığı, o hasletten yoksun
olduğu genellemesi adına söylenmiş bir söz değil bu...
Aksine, bir eleştirel bakış karşısında, tahammülsüzlüğün, siyaseten bir
öfke patlamasının dillendirilmesi...
Susturma, korkutma, sindirme siyasetinin, tam da edep dışı taşkınlığı!...

Kullanım biçiminin ve yerinin kirliliği, pisliği, edepsizliği de burada...

Ağlamazsan, ya da ağlayandan yana olmazsan sığırsın!..

Sığırlar; ağlamaya neden olacak algılardan yoksun oldukları için ağlamaz
olabilirler!...
Oysa; insanoğlu insanlar bu algı gücüne sahipler, öyleyse, insanoğlu
insanlar, ağlamanın şekline, biçimine, hatta konusuna bakarak, hatta, o
vicdani  o insani duyguyu siyaseten istismar edip etmediğine bakarak,
eleştirel yorumlar geliştirme hakkına sahiptir!...

Sorumluluk mevkiindeki bir kişinin sırf ağlayana hak vermediği
için-destek çıkmadığı için-onunla birlik olup "zırlama"nitelemesinden
öte geçmeyen gözyaşı dökmediği için "sığır" olmakla suçlanıp azarlanması
edepten, ardan, hayadan yoksunluğun ifadesi değilse, insanlıktan
nasipsiz olma başka nasıl açıklanabilir!?..
Ne usulen, ne hukuken, ne de ahlaken bu hak hiçbir kişiye, zümreye ve
makam sahibine tanınmamıştır!.

"Haddin bilmek kadar irfan olamaz!"ifadesi, nasıl da bir ders verir
insan olana-anlayana!...

*

Ağlama tıpkı, ibadet gibi..
gizli kaldığında kutsaldır.
Vicdanı temizler...
Nasıl ki aleni ve gösterişçi ibadet, istismara açıksa, açıktan ağlamak
da istismara açıktır!...

Ağlama faslı, televizyondan naklen defalarca, defalarca
seyrettiriliyorsa, hele ki, ağlamanın halk üzerinde yaratacağı
etkinliğini artırmak adına, yakın çekimle en duygusal, en çarpıcı eda
ile yapılıyorsa...
gelin de bunun adını "masum" koyun!...eleştirmeyin!...

Sığırlar ağlamaz...
Zira ağlama algısından yoksundurlar...

Şayet "sürü kültürü" ile, biat uğruna, kendilerini yardan attıracak sürü
başı Karakoyun'un  peşinden sorgusuz sualsiz gidenlere ve ağlama
nöbetlerine tutulanlara, buyurun, bir sıfat da birlikte bulalım!..
İşin özü; "ağlamayan" ile "anlamayan" arasındaki ayrımı kavramakta
yatmakta!...
Sığır olma sıfatı hangisine daha uyumlu ise, bırakalım, onda kalsın!..

***

Sorumluluk makamında olanlara düşen asli görev, gözyaşı dökmek değil,
gözyaşı dökülmesine neden olacak durumlardan-konumlardan onurluca uzak
durmak ve sorumluluğunu taşıdığı milyonları, gözyaşlarından uzak tutmak
olmalıdır....

Bu da yırtınırcasına, dünyaya meydan okumakla, bir gün o yana, diğer gün
bu yana mahalle kabadayısı ağzıyla "kavga" çığlıkları atmakla olmaz!...
Kendi başını deremeyip, gelin başı dermeye kalkanları ya azarlarlar, ya
da "ciddiye almaya değmez" bulurlar!...
Bu da kabadayının onurunu kırmasa bile, mahalleninkini kırar.

Savaş lobisinin çığırtkanı olmak adına, sahte istihbarat raporları ile
Irak'ın ne hale getirildiğini görmeyenler, olanlar yetmiyormuş gibi,
Suriye'de de yeni "insanlık ayıpları" yaratma peşinde, içerden ve
dışarıdan yandaşlar aranmakta!...
Yarattıkları belirsizliklerin, ülkeyi ve halkı sürükleyeceği tehlikeleri
hesap etmekten aciz olanların bu günkü görünümü, folluk arama telaşına
düşmüş sersem tavuk görüntüsünden hiç de farklı değildir.

İçerde, "analar ağlamasın" düzmece bahanesiyle, açılım adı altında,
BOP'un Türkiye ayağına destek verenler, Suriye'de yaratılacak insanlık
dramının arkasından bölgede yükselecek çığlıkların, Arapça, Kürtçe ve
Türkçe olacağını görmekten aciz midirler!?..
Yoksa, Ortadoğu'da üstlendikleri görevin bilinçli hizmetkarlığını mı
yapmaktadırlar!!?..

Son 3-5 yılda; bu coğrafyada ölen, ırzına geçiler milyonları
görmezlikten gelmekle kalmayıp, işgalcilerin sağ salim ülkelerine
dönmeleri için dua edenler, kalkıp da bu gün, yakın çekimli kurmaca
senaryolarıyla, 76 milyonun gözü önünde gözyaşı döküyorsa sormazlar mı
adama!...:

*

Hadi geçtik kendi ülkende 17'sinde, 20'sinde can veren Ayşe'leri,
Zeynep'leri...
Mehmet'leri..
Tek ölen Mısır'lı Esma'mıydı!?...

İnsanlık dramını, kendi siyasetine kurban etmeden, yaşanan acılara,
yenilerini ekleme (kirli) siyasetine düşmeden yürütülen dürüst ve onurlu
bir siyasetin mağduru olunsaydı, buna sığırlar da ağlardı!...

Bir yanda; Elhamdülillahlarla Müslümanlığı ilan edilip, siyaseti bunun
üzerinden iktidara taşınırken, diğer yandan da, bir Müslüman ülkeye
karşı 9.Haçlı Seferi toplama gayretleri ortadayken, ağlayan bir "hassas
mağdura(!)" sığırlar _ağlamamakla _kalmaz; kargalar güler !...

*

Bir vatandaşın şu anlamlı sorusu da cevap bekliyor: "Müslümanlığı,
farklı bir pencereden okuyup yorumlayanların, sertliği, kuralcılığı,
yasakçılığı ve kendinden olmayanlara yüz çevirmeyi bir afyon gibi
insanlara sunan çatal dilli yılanları acaba Cehennemlerinde kaç zebani
bekliyor?"

*

Türkiye yeni bir Sevr'e tabi tutulmaktadır...
Bizim derdimiz budur!...

***

Bir genel soru: "Sığırlar ağlamaz" vecizesinin(!) mucidini ağlarken
göreniniz var mı!?..

***

Mehmet Halil Arık Emekli eğitimci -DENİZLİ ([email protected]
<mailto:[email protected]>)

 

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-201307301451-05
^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON>
 

zaryop:jaro

Cahil ofkelenince bagirir-cagirir; akilli yapmasi gerekli olan seyleri
planlar.

Anonim Nasihat
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kurmus oldugum gruba uye olun
Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur:
[email protected]  Ayrilmak isterseniz de :
[email protected]

        Grup Sayfamız :
http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
        Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz.
http://orajpoyraz.blogspot.




-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap