Meşhur Darvin Teorisi türlerin evrimi üzerine.
Ancak, bir de hücrenin evrimi var. Bitmedi bir de hücre organellerinin
evrimi var. Bitmedi bir de organik moleküllerin evrimi var. Ve bir de
temel organik metabolik yolların evrimi var.
Darvin Teorisi bize bunlar hakkında çok şey söylemiyor. Hatta hiç  bir
şey söylemiyor.
İlk hücre zar nasıl oluştu? İlk DNA, RNA, mitokondri, sentriol, ribozom
nasıl oluştu?

Hikmet-i Hüda demek bir cevap değil.
Hatta uzaydan geldiler(panspermia) demek dahi yeterli değil.
Çünkü bu durumda bile ilk olarak nasıl olduğunun cevabı yok.

İşte şimdi ilettiğim makale proteinlerin nasıl protein
sentezleyebileceğini gösteriyor.
Bu enzimlerin, proteinlerin evrimine ışık tutabilecek bir olgudur.

DNA‘dan RNA sentezlendiği, mRNA‘dan proteinlerin sentezlendiği,
proteinlerin de enzim olarak diğer bütün organik bileşikleri yaptığı,
yıktığı ya da değiştirdiği bilinir.
Bu klasik bilgidir.
Ancak, proteinlerin protein sentezlemesi yeni bir şey.

Ve evet, bu bilinmeyenler için de çeşitli teoriler var.
Önemli olan hikmet-i hüda deyip kestirip atmamak.
Çünkü hikmet-i hüda sadece geçersiz bir cevap olmakla kalmıyor, bir de
geçerli cevap olarak kabul edildiğinde, zaten elinizde bir cevap
olduğundan, artık araştırmanın da bir anlamı kalmıyor.
İşte bu yüzden hikmet-i hüda bilimin önünü tıkayan bir cevaptır.


Saygılar.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------


  Proteinlerin; DNA veya RNA'ya İhtiyaç Olmaksızın, Diğer Proteinlerin
  Üretimini Yönetebileceği Gösterildi!

02 Jan, 05:30

Herhangi bir biyoloji ders kitabını açın ve öğreneceğiniz ilk şey
DNA'nın proteinleri oluşturacak bilgileri barındırdığıdır. Proteinler,
vücudumuzdaki işlerin büyük bir kısmını yapan ufak kimyasallardır. 2
Ocak 2015'te Science dergisinde yayımlanan bir makale, ders
kitaplarımızdaki bilimi sarsacak bir keşfe imza atıyor: proteinlerin
yapıtaşları olan aminoasitlerin hem DNA'ya, hem de protein üretiminde
kilit rolü olduğu düşünülen mesajcı RNA'ya (mRNA) ihtiyaç duymaksızın
bir araya gelerek proteinleri oluşturabiliyorlar. Araştırmacılar, bir
proteinin bir diğer proteinin nasıl oluşacağını gösteren bir örneği
gözlemeyi başardılar. Utah Üniversitesi Biyokimya Bölümü doktora sonrası
araştırmacısı Peter Shen şöyle söylüyor:

*"Bu şaşırtıcı keşif, biyoloji hakkındaki bilgilerimizin ne kadar eksik
olduğunu gösteriyor. Doğa, bizim fark ettiğimizden çok daha fazlasını
yapabilecek kapasiteye sahip."*

Bu keşfin ne anlama geldiğini algılayabilmek için, hücreyi iyi çalışan
bir fabrikaya benzetebiliriz. Ribozomlar proteinleri üreten üretim
hatlarında çalışan makinalardır. Bunlar, genetik koddaki bilgiler
çerçevesinde aminoasitleri birbirlerine bağlayarak proteinleri
üretirler. Bir şey ters giderse, ribozomun çalışması aksayabilir ve bu
noktaya *"kalite kontrol ekibi"* gelir. Bu karışıklığı düzeltmek için,
ribozom parçalarına ayrılır, içeriği parçalanarak atılır ve kısmen
üretilmiş, sorunlu protein geri dönüştürülür.

Fakat bu yeni araştırma, bu kalite kontrol ekibinde bulunan ve maya
mantarından insana kadar sayısız türde korunmuş halde bulunan Rqc2
isimli bir proteinin şaşırtıcı bir görevini gösterdi. Tamamlanmamış
(sorunlu) protein geri dönüştürülmeden önce Rqc2 ribozomların proteine
toplamda 20 adet bulunan aminoasitlerden 2 tanesini eklemesini sağlıyor:
alanin ve threonin. Üstelik bunu tekrar tekrar ve rastgele bir sırada
yapıyor. Bunu, otomatik bir üretim hattının, komutlarını yitirmesine
rağmen üretime devam etmesi gibi düşünebilirsiniz. Alabildiği ne varsa
alıyor ve ürünün üzerine takıştırıveriyor. Bir araba üretim hattı gibi
düşünecek olursanız, arabaya rastgele korna, tekerlek, tekerlek, korna,
korna, korna, tekerlek, korna, tekerlek eklemek gibi... San Francisco
Kaliforniya Üniversitesi'nden Doç. Dr. Adam Frost şöyle söylüyor:

*"Bu durumda, normalde mRNA'nın yapması gereken görevi yapan bir protein
görüyoruz. Bu keşfe bayıldım, çünkü proteinlerin yapabileceklerini
düşündüğümüz şeylerin sınırını bulanıklaştırıyor."*

Tıpkı ekstra kornalar ve tekerleklerden oluşan yarım yamalak tamamlanmış
bir arabanın görüneceği gibi, rastgele gibi gözüken bir sırada alanin ve
threonin eklenmiş bir protein de tuhaf gözüküyor. Ve normalde, düzgün
çalışmaması gerekir. Ancak tamamen anlamsız gözüken dizilim, belli başlı
işleri yerine getiriyor. Bu kod, yarı-tamamlanmış proteinin yok edilmesi
gerektiğini veya ribozomun düzgün çalışıp çalışmadığını anlamaya yarayan
bir deneme üretiminin parçası olacağını belirlemeye yarıyor. Eldeki
kanıtlar, Alzheimer, ALS ve Huntington gibi nörodejeneratif
hastalıklarda bu sürecin sorunlu işlediğini gösteriyor. Stanford
Üniversitesi'nden Dr. Onn Brandman şöyle söylüyor:

*"Bu çalışmanın çok sayıda ilginç uygulama alanı bulunuyor ve eğer ki
merakımızı takip etmeseydik, bunların hiçbirini bilmiyor olacaktık.
Keşfi mümkün kılan asıl itici güç, gördüğünüz bir şeyi incelemektir ve
biz de bunu yaptık. Bunun yerini alabilecek hiçbir şey yoktur ve var
olmayacak."*

Araştırmacılar öncelikle kendi gözleriyle gördüklerini sıradışı bir olgu
olarak nitelediler. Cryo-elektron mikroskopisi adı verilen bir yöntemi
hassasça ayarlayarak anlık dondurmayı mümkün kıldılar ve sonrasında
kontrol düzeneğini iş başında gözlemeyi başardılar. Frost şöyle söylüyor:

*"Rqc2'yi iş başında gözlemeyi başardık. Ancak fikir öylesine uç bir
fikirdi ki... Bunu ispatlama yükümlülüğü bizim omuzlarımızdaydı."*

Hipotezlerini doğrulamak için çok kapsamlı biyokimyasal analizler
yaptılar. Yeni RNA dizileme teknikleri, Rqc2/ribozom kompleksinin durmuş
protein üretimlerine aminoasit ekleme potansiyeli olduğunu gösterdi.
Çünkü bunlar, aynı zamanda ribozomlara aminoasitleri taşıyan tRNA'lara
da bağlanabiliyorlar. Gördükleri belirli tRNA'lar sadece alanin ve
threonin aminoasitlerini taşıyorlardı. Bu sorunlu oldukları için üretimi
durmuş proteinlerin uzun alanin ve threonin zincirleri olduğunu
göstermeleri ise, bulgularını tartışmasız gerçek kıldı. Frost şöyle
söylüyor:

*"Şimdiki işimiz bu sürecin nerede ve ne zaman gerçekleştiğini bulmak...
Ve düzgün çalışmadığında neler olduğunu..."*

Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)

Görsel: Sarı renkli Rgc2 proteini, koyu mavi ve turkuaz renkli tRNA
molekülüne bağlanmış. Ortadaki parlak nokta, eklenen aminoasidi
gösteriyor. Yeşil renkli bölge, yarı-üretilmiş protein. Beyaz kısımlarsa
ribozom.

Kaynak: Phys.org

 

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-150102142625-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>

 

dermis.
Boylece soyleyip Cin hakanina dusman olmus.

Oguz Han Deyisleri

Oruc
BAKARA 187
Oruc gecesinde kadinlariniza yaklasmak size helal kilindi.
Onlar sizin icin birer elbise, siz de onlar icin birer elbisesiniz.
Allah sizin kendinize kotuluk ettiginizi bildi ve tevbenizi kabul edip
sizi bagisladi.
Artik (Ramazan gecelerinde) onlara yaklasin ve Allah in sizin icin
takdir ettiklerini isteyin.
Sabahin beyaz ipligi (aydinligi), siyah ipliginden (karanligindan) ayirt
edilinceye kadar yeyin, icin, sonra aksama kadar orucu tamamlayin.
Mescitlerde ibadete cekilmis oldugunuz zamanlarda kadinlarla birlesmeyin.
Bunlar Allah in koydugu sinirlardir.
Sakin bu sinirlara yaklasmayin.
Iste boylece Allah ayetlerini insanlara aciklar.
Umulur ki korunurlar.

Asla kendinizden baska birine hareket alani birakmayin.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)

 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap