ÖNERİLER UYGUNDUR,
Ermeni Soykırımı İddiaları konusunda sessizce izlemek suçun kabulü
anlamı taşımaktadır.
Artık susmak mümkün değildir.
Bu güne gerek kendi kendimize, gerekse dışarıdan pompalanan bir büyük
millet olmanın gereği olarak gelişmeleri sabır, sessizlik ve olgunlukla
izlemek gerektiği düşüncesi yanlış olmuştur.
Böylesi bir düşüncenin empoze edilmesi bizleri tavizler vermeye,
sessizlik içinde suçu kabullenmeye, ilk adım atmakla yükümlü olmaya
yönlendirmiştir.
Evet, Türk milleti tarih bilinci olan büyük bir milletdir. En azından
ben böyle düşünüyorum. Ve son zamanlarda bu konuda ciddi şüphelerim de var.
Ancak, bu bizi kendimizi savunmaktan alıkoymamalı.
Saygılar.
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
------------------------------------------------------------------------
---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Gönderen: sefa m. yurukel.
Tarih: 2 Ocak 2015 16:19.
Konu: Fwd: Çağrı: Tüm Dünya Türkleri, Dernek, Kuruluş ve
mensuplarına.Sefa M. Yürükel, Ermeni Konusunda 2015 Anavatan Savunması
için Görüş ve Eylem Takvimi Önerisi
Çağrı: Tüm Dünya Türkleri, Dernek, Kuruluş ve mensuplarına. Sefa M.
Yürükel (Lahey-Aralık 2014)
Ermeni Konusunda 2015 Anavatan Savunması için Görüş ve Eylem Takvimi
Önerisi:
Bilindiği gibi 1. Dünya Savaşı sırasında gelişen ve 1915 yılında kendi
vatanına ve milletine karşı düşman saflarında veya düşmanla işbirliği
yaparak her türlü ihanet içerisinde olan Batı ve Çarlık Rusyası destekli
Ermeni Hıncak ve Taşnak örgütlenmesi ve eylemlerine karşı, bir tür
zorunlu savaş önlemi olarak, isyancı ermeniler ve destekçileride dahil:
İç, Doğu, Güney ve bazı Batı, Karadeniz ve Anadolu illerindekilerde
dahil olmak üzere, zorunlu geçici ikamet amacıyla, Musuldan - Lübnana
kadar olan Osmanlı toprakları içerisinde kurulan yerleşkelere, gerekli
zaruri önlemlerde elden geldiğince alınarak tehcir edilmişlerdir. Bu
durum, içteki düşman ve düşman işbirlikçisi faliyetlere karşı önlem
olduğu gibi, aynı zamanda kendi vatanına karşı yaygın ihanet içersinde
olan ermeni etnik gurubuna mensup ahalininde zarar görmesini engellemiş
ve hayatını kurtarmıştır. Aynı zamanda bu durum, Anadoluda,
İmparatorluğun çeşitli bölgelerinden zorunlu olarak gelen, savaş ve
soykırımdan kaçan Türk ve diğer müslüman halklar içinde güvenilir bir
bölge yaratma olanağını sağlamıştır. Zaten M.K. Atatürkte bu güvenilir
bölgeye sığınmış, Havza, Amasya, Erzurum ve Sivasta toplanti ve
kongreler yapmış, Kuvayı Milliye teşkilatları bu bölgelerde eğitilmiş,
Ankarada Meclisi kurarak Kurtuluş Savaşını bu güvenilir bölgeden
başlatmış ve zafere ulaştırmıştır. Haklı ve uluslararası hukukada uygun
olan bu Tehcir kararı Türk Milletinin kurtuluşunu sağladığı gibi içte
barışıda sağlamıştır.
Tehcir kararı ile Ermeni etnik grubuna mensup olan ahalininde,
Emperyalist destekli icraatlarına bir son verilmiş ve onlarında Irak,
Suriye ve Lübnan ekseninde zorunlu ve geçici ikamet e tabi tutularak,
meydana gelebilecek intikam ve diğer istenmiyen saldırılardanda
kurtarılmasını sağlamıştır. Alınan tehcir kararı ve uygulaması, dünya
savaş tarihinin en insanı uygulamasıdır. İhanet içersinde olan kim
olursa olsun savaş kuralları içersinde ölümle cezalandırılırken, Türkler
kendi savaş geleneklerini uyguluyarak, bir milleti ölüme mahkum etmemiş
onları savaş koşulları değişene kadar, ceza ve tedbir olarak geçici -
zorunlu ikamete mahkum etmiştir. Daha sonrada, koşullar değişince, geri
dönüş kararı çıkartarak, tekrar Ermeni kökenli grubun mensuplarına
ayrıldıkları yerlere geri dönme ve taşınmaz mallarını geri alma hakkı
tanınmıştır. Bu anlamda alınan tehcir kararı, zorunlu ve geçici bir yer
değiştirmedir. Soykırım asla değildir. Zaten Nürmberg Mahkemesinede
gelen ve Türkleri Soykırım yapmakla suçlayan bu Ermeni önerisi kabul
görmemiş, Maltadaki bu konuda yapılan yargılamalardada 150 Osmanlı
lideri suçsuz bulunmuş ve en son Doğu Perinçekle ilgili Ermeni Soykırımı
Emperyalist bir Yalandır konusunu işleyen ve bu konuda Fransa ve
İsviçrenin karşı tavrını aldığı davada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
de aldığı kararında aynı vurguyu yapmıştır. Yani hiç bir hukuki merci
aldiğı kararda bu soykırım diyememiştir. Türkler aleyhine alınan
Parlemento veya buna benzer kararlarda, esas olarak, uluslararası hukuka
ve konuyla ilgili Birleşmiş Milletler 1948 Sözleşmesine aykırıdır. Bu
konuda var olan belgeler ve bilgiler Türk Milletinin lehinedir. Bu
konuda hiç bir tereddüt yoktur. Bu konuda alınan Hukuksuz kararlar
Emperyalist amaçlıdır. Bu kararlara karşı bu yüzden hukuk ekseninde
mücadele edildiği gibi, siyasi olarakta mücadele edilmelidir. Çünkü
kararlar siyasidir. Uluslararası hukuku ve Türkiyeyi alınan siyasi
kararlar kesinlikle bağlamaz.
1915 Olayları konusunda kısaca bu çerçeveyi çizdikten sonra, Batı
destekli Ermeni örgütlerinin ve Ermenistanın hukuk tanımayan iddaları ve
faliyetleri 1915 den sonrada kesilmemiş ve aldıkları emperyalist
destekle katmerli bir şekilde, çıkardıkları kitaplar, diğer çeşitli
yayınlar, terörist faliyetlerle devam etmiştir (sahte bir soykırım
endüstirisi yaratmışlardır) . Tehcir kararını alan Türk devlet büyükleri
ve yıllar sonrada Türk diplomatları ermeni Taşnak ve Hıncaklarının
uzantısı olan ASALA vs. gibi terörist örgütlerin saldırılarında şehit
edilmişlerdir. Bunun dışında, Sovyetler birliğinin dağılması sırasında
Ermenistan, Azerbaycan Cumhuriyetinin Karabağ bölgesini işgal etmiş ve
orada bulunan Azerbaycan Türklerine karşı Soykırım, İnsanlık Suçu ve
Savaş suçu işlemiştir.
Emperyalistlerce desteklenen ermeni örgütlenmeleri, kendi tabirleri ile
Tanıtma, Tazminat ve Toprak talepleride dahil olmak üzere bir dizi
taleplerinden vazgeçmeyerek hem Azerbaycan, hem Gürcistan ve
Türkiyedende toprak istemektedirler. Bunun mümkün olmadığını onları
destekleyen güçlerde bilmektedir. Fakat geçmişten bugüne gelen
Emperyalist Doğu projeleri gereği ve BOP eksenindeki yeni emperyalist
emellerinden dolayıda, Kürt konusu gibi bu konuyuda kaşımaktadırlar.
1915 Ermeni tehcirini soykırım yapılmış gibi göstermek için tehcirin
100. yılı bahanesi ile Emperyalist devletlerle ve işbirlikçilerle
birlikte büyük eylemlere hazırlanmaktadırlar.
Biz Türkler olarakta, 1915 de alınan haklı tehcir kararını sadece
savunmak için değil, aynı zamanda 1. Dünya savaşı ve daha sonraki
sıralardaki Ermeni örgütlerinin Emperyalistlerin planlarına uygun
olarak, Anadolu da ve Karabağ daki işledikleri soykırım ve insanlık
suçlarını ortaya çıkarmak ve bu suçları dünyaya duyurmak, kamuoylarını
etkilemek, yönlendirmek ve ermenilerin yaptığı terörist faliyetlerde
kaybettiğimiz lider ve diplomatlarımıza sahip çıkmak için bilgiye ve
belgeye dayanan eylemsel taarruz stratejisi ve politikası izlemeliyiz.
2015 yılını Anavatanı savunmak için Tehciri savunma ve emperyalizm
destekli ermeni örgütlerinin 1915 ve 1918, de Anadoluda ve Kafkasyada,
1992 dede Karabağ daki Türk ve Müslüman halklara karşı soykırım
yaptığını anlatmak ve bununla beraber Ermeni terör örgütleri tarafından
şehit edilen Türk lider ve diplomatlarını anmak ve onlara sahip
çıktığımızı göstermek ve dünya kamuoyunu bu amaçlarla etkilemek,
yönlendirmek ve etkinlikleri bir takvime bağlamak için benim bu konudaki
önerilerim kısaca şunlardır:
1. 2015 Türkler için, 1914-15, 1918 ve 1992 yılında Emeryalist destekli
Ermenilerin, Anadolu, Bakü ve Karabağ da yaptıkları Türk ve Müslüman
soykırımlarını anlatmak için taarruz stratejisi geliştirmek olmalıdır.
2. Taarruz stratejisi ve eylemliliği, Rus, Osmanlı, Fransız, Ingiliz,
ABD, Alman belgelerine ve diğer bilgi ve belgelere dayalı olarak
Anavatan savunması ekseninde yapılmalıdır.
3. 28. Ocakta Strazburgda İnsan Hakları Mahkemesinde; Fransa, İsviçre,
Ermenistan ve Ermeni örgütlerinin müdahil olarak yer alacağı ve
bizim için lehimize ve büyük kazanç sayılan Doğu Perinçekin Ermeni
Soykırımı Emperyalist bir yalandır konusunda İnsan Hakları
Mahkemesinin daha önce aldığı önemli kararın temyizi ile beraber,
yapılacak olan duruşmada, bizim merkezi olarak koordine edilip,
bütün dünyadan uçak ve otobüslerle giderek Mahkeme önünde olmamız
gerekiyor. Davamızın arkasında olduğumuzu perçinliyerek, bu anlamda
Doğu Perinçek in savunmasında (esasında bir karşı taarruzdu) bizim
lehimize ve milli olan tutumunu desteklememiz ve sahip çıktığımızın
gösterilmesi gerekiyor. Ve acilen Sn. Doğu Perinçek in davada
savunma yapabilmesi içinde yurtdışı çıkış yasağının hemen
kaldırılması için T.C. Hükümetine çağrı yapılması ve bu konuda
mücadele edilmesi gerekiyor.
4. 28. Ocakta Strazburga gelemiyenler ise (Özellikle İskandinavya,
Rusya, Türkiye , Azerbaycan ve Türki Cumhuriyetler , ABD, Kanada ve
Avusturalya vd. yerlerdekiler) bulundukları ülkelerdeki: Fransa,
Ermenistan ve İsviçre Büyükelçilikleri ve diplomatik misyonlarının
önünde protesto gösterisi düzenlemeli ve kapılarına siyah çelenk
bırakmalıdır.
5. Konuya ilişkin olarak 1914-1915 ve 1918-1920 yılları arasında
yapılan Anadoludaki Türk ve diğer müslüman ahaliye yapılan
soykırımlar ve 1918 de Bakü de ve 1992 yılında Karabağ da ( v.d.
bölgelerde özellikle Türkmeneli, Ege adaları, Kıbrıs, Yunanistan ve
Balkanlar vb. gibi bölgelerde dahil olmak üzere )Türklere yapılan
soykırımlarla ilgili ortak anma yapmak için bir gün belirlenmeli ve
bu günü tarihte ve günümüzdeTürklere yapılan Soykırımlara ilişkin
olarak TÜRKLERE SOYKIRIM günü ilan edilmelidir. Benim önerim Talat
Paşanın Berlinde Şehit edildiği 15. Mart günü buna uygundur.
6. Ermeni örgütleri ve Emperyalistlerin siyasi ve fiili destekleriyle
yapılan soykırımlarla ve insanlik suclarıyla ilgili sorumluların
tespit edilmesi ve tazminat anlamındada ve hukukende
cezalandırılması için dosyalar hazırlanmalı ve gerekli mercilere bu
konuda baş vurulmalıdır. Çünkü bir çok mağdur ve yakını bu konuda
bilgisiz ve devletin ilgisizliğinden dolayı bu konuya eğilmemiştir.
Bu yüzdende bu yakıcı konu sanki kapanmıştır. Biz bu konunun
kapanmadığını belgeler ile ortaya koyarak gerekli hukuk mücadelesini
yapmalıyız ve dünya kamu oyunuda, yayınlar, konferans, toplantı,
gösteriler ve sergilerle etkiliyerek yanımıza çekmeliyiz.
7. Ermeni terör örgütleri tarafından şehit edilen Azerbaycan ve Türkiye
diplomat ve devlet adamları vuruldukları yerlerde ve günde toplu
katılımlarla anılmalı ve şehit edildikleri yerlere birer prinçten,
tunçtan yada mermerden anıt yada şilt dikilmelidir. Mezarları ve
vuruldukları yerler ziyaret edilmelidir. Ibadethanelerde şehitlerin
gıyaplarında mevlit okunmalıdır.
8. Şehit edilen diplomatlarla ilgili dava dosyalarının açılması
sağlanmalı ve müdahil olunmalıdır.
9. Taarruz stratejisi gereği, 25-26 Şubatta Karabağ Türk soykırımı ile
ilgili Ermenistan Büyükelçilikleri ve diğer misyonları önünde
protesto gösterileri düzenlemeli, Büyükelçiliklere ve
Konsolosluklara siyah çelenk bırakılmalıdır. Bu münasabetle
Azerbaycan Büyükelçliklerine ve diplomatik misyonluklarınada
kitlesel taziye ziyaretleri yapılmalıdır.
10. Eylem yılı dolayısı ile vuruldukları gün dışındada 1. Mart 2015
tarihinde tüm şehit edilen Türk Devlet Büyüklerinin ve
diplomatlarının vurulduğu yerlere çelenkler ve karanfiller bırakmalı
ve bu konuda kitlesellik sağlanmalıdır.
11. 15. Martta Talat Paşanın ve Dr. Bahattin Şakir ve Azmi Beylerin
Berlinde Vuruldukları yerlerden başlayan ve Avrupa çapında Berlin
Merkezinde kitlesel bir Miting yapılmalıdır. Berlin Türk
Şehitliğindeki mezarları kitlesel olarak ziyaret edilmeli. Tehcir
savunulmalı ve Anavatanın haklı davasına sahip çıktığımız yaygın
Medya aracıyla dünyaya ilan edilmelidir.
12. 24. ve 25. Nisan günleri, Ermeni örgütlerinin eylem yapacağı Türk
Büyükelçilikleri ve diplomatik misyonları önünde kitlesel değişimli
nöbet tutulmalı ve Dünyaya biz buradayız ve Anavatanı savunuyoruz
denilmelidir.
13. Tüm eylemliliklerde kitleselliğe önem verilmeli, aynı zamanda
medyada (sosyal, yerel ve uluslararası medyada) kendi fikir ve
eylemimizin yer bulması için çalışacak ve görev alacak, bulundukları
ülkeye göre iyi dil bilen 2015 yılı için bir ekip kurulmalıdır.
14. Taarruz strajesi ve politikamızla ilgili olarak çeşitli dillerde
sosyal medya ağları açmalı ve etkili olarak kullanılmalıdır.
15. Eylemlilikler Türk Devletlerindeki, Rusya, Avrupa, Asya, Amerika ,
Afrika ve Avusturalyadaki Türkler tarafından ortak olarak koordine
edilmelidir.
16. Diğer milletlerden sivil toplum örgütleri, bölgelerdeki belediye
meclisleri ve milli meclisler ziyaret edilemeli ve bizim fikrimiz
hem yazılı hemde sözlü olarak ilgililere beyan edilmelidir.
17. Medya ile ilişki kurup eylemlerimizin etkinliğinin artırılması
sağlanmalı ve özellikle Türk olmayan medyada yer alınması sağlanmalıdır.
18. Yabancı medyada mümkün olduğunca konuya hakim kişilerin mülakat
vermesi için çalışılmalıdır.
19. Eylemlerde bulunduğumuz ülkelerde hukuk, siyaset, medya, toplantı,
miting, örgütlenme ve eylemler için yetkin gruplar oluşturulmalıdır.
20. 1915 olayları ve 1992 Karabağ soykırımları, Ermeni tehciri ile igili
Türklere ve ayrıcada diğer milletlere yönelik hızlandırılmış belge
ve bilgiler ışığında eğitimden geçen gruplar teşekkül edilmelidir.
Yani 20 şer kişilik gruplara eğitim verilmeli ve her bölgede bilgiye
dayanan kalıcı bir potansiyel yaratılmalıdır. Bu konuda kitlemiz bu
eğitimden geçenler sayesinde hızla bilinçledirimelidir.
21. Bu çalışmalarda, milli olmak tek şart olmalıdır. Mitinglerde ve
etkinliklerde Türk, Azerbaycan vb. benzer bayrakların dışında bayrak
olmamalı ve sloganlarda ve pankartlarda önceden belirlenerek bu
konularda ağız birliği yapılmalıdır. Tabiki afişlerde
düzenliyenlerin ve destekçi kuruluşların adları yer almalıdır. Ama
sadece afiş ve bildirilerde bu yer almalıdır. Mitinglerde değil.
Ayrıca konu milli olduğu için, her hangi bir siyasi yada sosyal bir
grup, bu konuda, diğerinin önünde tutulmamalı ve buna kesinlikle
müsade edilmemelidir. Konuşmacılar dikkatle seçilmeli ve herkese
hitap eden olmalıdır. Buralarda güvenebileceğimizve sınanmış, Türk
olmayan konuşmacılara özellikle yer verilmelidir.
22. Kitleselliğe önem verilmeli ve kendisini milli sayan hiç bir kuruluş
ve şahıs dışlanmamalıdır. Bu konuda, bizim dışımızdaki milletlerden
dostlarında katılım sağlanmalıdır.
23. Yapılacak faliyetlerle ilgili olarak, kişilerden ve kurumlardan,
ticaret mensuplarından bağış toplanmalıdır. Bu konuda bir banka
hesabı açılmalıdır.
24. En son önerim ise, Avrupada bu konuda 2015 yılı için hem
bulunduğumuz bölgelerle hemde diğer ülkelerde ortak anlık
hareketleride sağlamak ve iyi etki yaratabilmek için merkezi bir
sekreterya oluşturulmaldir. Bunun Almanyada olması Türkler için hem
merkezi olması dolayısı ile hemde yoğun türk nüfusu olması nedeniyle
büyük bir avantaj sağlıyacaktır.
25. Tüm bu önerileri Avrupa, Rusya, ABD ve Kanada, Avusturalya daki ve
diğer Türk devletlerindeki Türklerde kendi bulundukları bölgelerde
gerçekleştirilmesi konusu çok acil bir konu olarak ele alınarak
örgütlenmelidir.
26. 2015 için Aylara yayılan bir plan üzerinde çalışılmalıdır.
Görüş ve fikirlerinizi aşşağıdaki eposta adresime yazabilir ve telefonla
iletişim kurabilirsiniz.
Türk Milletinin Değerli fertleri ve örgütlenmeleri, bu konuda acil
kararlar alıp, eylem hazırlıklarına başlamalı ve Dünyanın çesitli
yerlerinde yer alan tüm Türk aidiyetliler, Ocak 2015 den itibaren karşı
taarruz hareketini başlatmalıdır.
Bu önerimi mümkün olduğu kadar Türk Dünyası iletişim ağlarında
yaygınlaşmasını önemle rica ederim.
Saygılar,selamlar, iyi çalışmalar, başarılar…...
Sefa M. Yürükel.
Lahey Türklere Soykırımları Araştırmalar Vakfı Başkanı
Soykırım ve Terrorizm Araştırmacısı
Sosyal Antropolog ve Etnograf.
[email protected].
tel. 0031 634371012
ŞEHİT DEVLET ADAMLARI
Sadrazam, Mehmet Talat Paşa (15. Mart 1921,Berlin), Sadrazam, Sait Halim
Paşa (6. Aralik 1921, Roma), Ahmed Cemal Paşa (21. Temmuz 1922, Tiflis),
Trabzon Valisi, Mehmed Cemal Azmi Bey, (17. Nisan 1922, Berlin),
Teskilati Mahsusa (MIT) Şefi , Dr. Bahaettin Şakir (17. Nisan 1922,
Berlin), Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey (10. Nisan 1919, Istanbul)….
ŞEHİT DİPLOMATLAR
1. 27.01.1973 Santa Barbara / Başkonsolos Mehmet, BAYDAR Konsolos
Bahadır DEMİR
2. 22.10.1975 Viyana / Wien / Büyükelçi Danış TUNALIĞIL
3. 24.10.1975 Paris / Büyükelçi İsmail EREZ, Şoför / Driver Talip YENER
4. 16.02.1976 Beyrut / Başkatip Oktar CİRİT
5. 09.06.1977 Vatican City / Büyükelçi Taha ÇARIM
6. 02.06.1978 Madrid / Büyükelçi / Elçi Necla KUNERALP, Em.Büyükelçi /
Retired Ambaşsador Beşir BALCIOĞLU
7. 12.10.1979 Lahey / Büyükelçi Oğlu / Ambaşsador's Son Ahmet BENLER
8. 22.12.1979 Paris / Turizm Müşaviri / Tourism Coünsellor Yılmaz ÇOLPAN
9. 31.07.1980 Atina / Athens İdari Ataşe Galip ÖZMEN, Athens / İdari
Ataşe Kızı Neslihan ÖZMEN
10. 17.12.1980 Sydney / Başkonsolos Sarık ARIYAK Güvenlik Ataşesi Engin
SEVER
11. 04.03.1981 Paris / Çalışma Ataşesi Reşat MORALİ, Din Görevlisi
Tecelli ARI
12. 09.06.1981 Cenevre/ Sözleşmeli Sek. M. Savaş YERGUZ
13. 24.09.1981 Paris/ Güvenlik Ataşesi Cemal ÖZEN
14. 28.01.1982 Los Angeles / Başkonsolos Kemal ARIKAN
15. 08.04.1982 Ottava / Ottawa / Ticaret Müşaviri / Coünsellor for
Commercial Affairs Kanı GÜNGÖR
16. 04.05.1982 Boston / Fahri Başkonsolos / Honorary Consul General
Orhan GÜNDÜZ
17. 07.06.1982 Lizbon / Lisbon / İdari Ataşe/ Administratıve Officer
Erkut AKBAY
18. 27.08.1982 Ottawa / Askeri Ataşe Albay / Military Attache Colonel
Atilla ALTIKAT
19. 09.09.1982 Burgaz / İdari Ataşe / Administratıve Attache Bora SÜELKAN
20. 07.06.1982 Lisbon / İdari Ataşe / Administratıve Officer Erkut
AKBAY, İdari Ataşe Eşi /Administratıve Officer's Wife eşi Nadide
AKBAY aynı saldırıda yaralanmış ancak yaraları sonucu 08.01.1983
tarihinde ölmüştür.
21. 09.03.1983 Belgrad / Büyükelçi / Ambaşsador Galip BALKAR
22. 14.07.1983 Brükseİ / Brussels / İdari Ataşe / Administratıve Attache
Dursun AKSOY
23. 27.07.1983 Lisbon / Müsteşar Elçi / Wife of the Coünsellor Cahide
MİHÇİOĞLU
24. 28.04.1984 Tahran / Sözles.Sek. Elçi / Wife of Secre. Işık YÖNDER
25. 20.06.1984 Viyana / Çalışma Ataşesi Erdoğan ÖZEN
26. 19.11.1984 Viyana / Uluslararası Memur Evner ERGÜN
27. 07.10.1991 Atina / Basın Ataşesi Çetin GÖRGÜ
28. 11.12.1993 Bağdat / İdari Ataşe Çağlar YÜCEL
29. 04.07.1994 Atina / Müsteşar Haluk SİPAHİOĞLU
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150103111632-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>
Hizli yukselenlere imreniliyor.
Hz.Ali
Kuran dan baska hidayet kaynagi arayan sapitmistir.
Tirmizi 2906
Ruhunda sukunete kavusmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmali ve
iman etmelidirler.
Ama hakikatin pesindeki insanlar ic huzurundan feragat etmeli ve
yasamlarini bu sorgulamaya adamak;
kendisi ve hayatla yuzyuze gelmekten korkmamak zorundadir.
Friedrich Nietzs
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.