* Soner Yalçın : Hz.Muhammed döneminde mizah <#mozTocId441972>
o Mizah-muzah <#mozTocId271425>
o İslam’ın bakışı <#mozTocId740242>
o Mizah sünnettir <#mozTocId942015>
o HZ. MUHAMMED’iN EN GÜLDÜGÜ KiŞi <#mozTocId898487>
+ Kur’an-ı Kerim ne diyor: “Ceza verecek olursanız, size nasıl
ceza verildi ise siz de öylece verin. Sabrederseniz elbette
bu, sabredenler için daha iyidir.” (Nahl 16/126)
<#mozTocId588000>
o HZ. MUHAMMED’İN ŞAKALARI <#mozTocId125143>
------------------------------------------------------------------------
Soner Yalçın : Hz.Muhammed döneminde mizah
<http://sozcu.com.tr/2015/yazarlar/soner-yalcin/hz-muhammed-doneminde-mizah-706379/>
*Twitter: hsoneryalcin* <https://twitter.com/hsoneryalcin>
[email protected] <mailto:[email protected]>
*11 Ocak 2015*
Fransız karikatür dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan silahlı saldırı yine
/*“İslam ve Terör”*/başlığı altında neredeyse tüm dünya
televizyonlarında konuşulmaya başlandı. Benzer olay Türkiye’de de
yaşandı; Turhan Selçuk’un çizdiği bir karikatür nedeniyle Cumhuriyet
gazetesine üç el bombası atılmasının üzerinden çok zaman geçmedi. Bu
saldırılar İslam’ın çatık kaşlı, gülmeyen, gülene sıcak bakmayan,
hoşgörüsüz bir inanç olarak algılanmasına sebep oluyor. Peki gerçekten
öyle mi? Hz. Muhammed gülmez miydi? Şaka yapmaz mıydı? Geliniz bu pazar
günü, Asr-ı Saadet dönemine gidelim…
Zübeyir b. Bekkar (789-870)…
Hadislerde dağınık olarak bulunan mizahla ilgili bilgileri ve hikayeleri
“/*Kitabu’l-Fükahati ve’l-Mizahı”*/ eserinde topladı. Keza…
*Cahız,* İbn Kuteybe ed-Dineveri, *İbn Abdirabbih,*Şihabuddin Ahmet b.
Abdilvehab en-Nüveyri, *Kalkaşendi*ve el-Makkari gibi İslam alimleri
eserlerinde mizah konusuna yer verdi.
İslam hayatında mizah akademik çalışmalara da konu oldu…
Alman Yahudisi *Prof. Dr. Franz Rosenthal* (1914-2003), İslam’da mizah
konusunda çalışma yapan ilk akademisyenlerden biri oldu. “/*Erken
İslam’da Mizah”*/ (1956) adlı kitabında, esas olarak 8’inci yüzyılda
yaşadığı sanılan ünlü *Arap mizahçısı Eş’eb* hakkında bir monografi yazdı.
Kuşkusuz Türkiye’de A*kif Köten, Ali Seyyar* ve *Yusuf Doğan* gibi
akademisyenler de son yıllarda İslam’da mizah konusunda çalışmalar yaptılar…
*Mizah-muzah*
“/*Mizah”*/*,* Arapça *m-z-h*kökünden alınmış olup; “/*eğlence, alay,
latife, şaka”*/anlamlarına geliyor. *Aziz Nesin*terimin doğrusunun
“/*muzah”*/olduğunu söylese de, Arap dilinde her ikisi de kullanılıyor.
“/*Mizah”*/*,*“/*karşılıklı şaka yapmak”*/anlamına gelirken;
*mezh*kökünden türemiş bir isim olan “/*muzah”*/ise “/*şaka, mizah,
espri”*/anlamlarını içeriyordu.
“/*Kitabu’l-Hayavan”*/ ve “/*el-Buhela”*/adlı eserlerinde mizahla ilgili
bilgilere ve hikayelere yer veren *Cahiz’e göre,*Araplar nüktedan bir
mizaca sahipti. Örneğin, çocuklarına çok gülen anlamına gelen
“/*dahhak”*/adını koyarlardı.
Diğer yanda…
*Salahuddinel-Muneccid* ile *Ens Ferh*gibi edebiyatçılar, Arapların,
mizahtan ve nükteden uzak oldukları görüşündeydi.
Peki…
*İslam*’ın mizaha bakışı nasıldı?
*İslam’ın bakışı*
İslam’ın mizaha bakışı konusunda *hep kafa karışıklığı* yaşandı.
Örneğin…
“/*Yaptıklarının bir cezası olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar”*/
*(Tevbe 9/12).*
Örneğin…
“/*Onlar lağv yani boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler”*/
*(Mu’minun 23/3).*
Kimileri bu ayetlerin gülmeyi, dolayısıyla mizahı yasakladığını iddia
etmektedir.
Bu yoruma/meale karşı çıkanlar ise *Tevbe*’nin savaştan kaçanları
kapsadığını; Mu’minun’daki “/*lağv”*/ sözcüğünün, “/*hezl”*/ yani mizah
anlamında olmadığını, Allah’ın emrinden kaçanların kastedildiğini
belirtiyor. Tartışma sürüyor… Aslında…
İslam mizaha karşı değil. *Ayetler açık:*
“/*Güldüren de ağlatan da O’dur”*/ *(Hud 11/71).*
“/*Onun sözünden dolayı gülerek tebessüm etti.”*/ *(Nelm 27/19).*
Bu arada…
İslam’da mizahın yasak oluşu ile ilgili görüşler, bazı hadislerin
yorumundan kaynaklanıyor. Gerçi ilgili hadislerin doğruluğu bile
tartışma konusu ama kimi *İslamcılar mizahın yasaklanmasını bile savundu.*
Örneğin…
*Ebu Suleyman ed-Darani,* “/*Mizahı kötü görüyorum, zira o haktan
uzaktır”*/demişti.
*Ömer b. Abdilaziz,* “/*Mizahtan sakın! Çünkü çirkinliği celbeder ve
kalplerde kin bırakır”*/demişti.
*el-Ahned b. Ays,* “/*Şakacı efendi olamaz ve mizahçıya tazim
gösterilmez”*/demişti.
Evet, “/*Arkadaşınla tartışma ve şakalaşma”*/ diyen de vardı; “/*Çok
gülme, zira çok gülme kalbi öldürür”*/ diyen de!
*Aydınlık İslam*’ı cahiliye dönemine geri döndürmek için ellerinden
geleni yaptılar ve hâlâ yapıyorlar. Halbuki…
*Hz. Muhammed*’in kişiliği bu konudaki tüm kafa karışıklığını gideriyor.
Şöyle…
*Mizah sünnettir*
Evet mizaha, İslam’ın nasıl baktığı Hz. Muhammed’in kişiliğinde net
olarak ortaya çıkıyor.
*Hz. Muhammed yasaklamak şöyle dursun mizahın-şakanın insan ruhuna iyi
geldiğini ve bir ihtiyaç olduğunu yaşamıylagösterdi.*
Nitekim…
*Sahabeden Hanzala b. Rebi,* evinde ailesiyle şakalaşıp gülüşürken
birden münafık olduğu düşüncesine kapıldı ve koşarak Hz. Muhammed’in
yanına gitti. Şakalaşıp gülüp eğlenmenin ayıp olup olmadığını sordu. Hz.
Muhammed şu yanıtı verdi:
“/*Ey Hanzala; insan bazen öyle olur, bazen böyle olur.”*/
Yani, *mizah sünnetti…*
Hz. Peygamber bizzat şaka yaparak mizahın bir ihtiyaç olduğunu gösterdi.
Keza…
Bir gün *Ebu Hureyre,* Hz. Muhammed’in bir hareketini anlayamayınca
şöyle sordu:
“/*Ya Rasulullah! Bize şaka mı yapıyorsun?”*/
Yanıtı şu oldu Hz. Muhammed’in: “/*Evet, ben şaka yaparım; fakat sadece
doğruyu söylerim.”*/
Hz. Muhammed yaşamı boyunca şakalar yaptı; kendisine yapılan şakalara
güldü. İşte birkaçörnek…
*HZ. MUHAMMED’iN EN GÜLDÜGÜ KiŞi*
Al-Nuayman ibn Amr (?-652)…
Sahabe idi…
*Bedir, Uhud, Hendek* savaşlarına katıldı.
*Alkol alışkanlığı vardı*; Hz. Muhammed’in emriyle iki kez kırbaç cezası
verildi; yine vazgeçirilemedi. (Emre göre ayakkabısına kırbaç vurulmuştu.)
*Hz. Muhammed’in Nuayman’a ayrı bir sevgisi vardı ve bu sıcak sevgisi
hiç bitmedi.*
*Hz. Ömer* alışkanlığından bir türlü vazgeçmeyen Nuayman’a, “/*Allah
seni rezil etsin, lanet olsun”*/deyince *Hz. Muhammed, **“*/*Öyle
demeyin, şüphesiz ki o, Allah’ı ve Resulünü seviyor”*/diyerek onu korudu.
*Hz. Muhammed’in hayatında en çok güldüğü kişi,Nuayman’dı…*
Oldukça fakir olan Nuayman’ın, Hz. Muhammed’e karşı aşırı bir muhabbeti
vardı.
Bir gün…
Medine’ye taze meyve veya süt gelince hemen onlardan alıp getirerek,
“/*Ey Allah’ın Resulü, bunu senin için satın aldım ve sana hediye
ettim”*/ dedi. Birkaç gün sonra malın sahibi Nuayman’dan malının
bedelini istediği zaman, o kişiyi Hz. Muhammed’e getirip; “/*Ey Allah’ın
Resulü, şu adamcağızın mallarının bedelini versene”*/ demesi üzerine Hz.
Muhammed, “/*Ey Nuayman, sen onu bize hediye etmedin mi?”*/ diye sordu.
Nuayman, “/*Ya Rasulullah, alırken onun parası yanımda yoktu. Senin de
ondan yemeni istiyordum, onun için alıp getirdim”*/ deyince, Hz.
Muhammed güldü ve satıcıya parasını ödedi.
Nuayman’ın şakaları İslam tarihinde ayrı bir konudur. Hakkında kitaplar
bile yazılmıştır.
Hz. Muhammed’in vefatından bir yıl önce en çok güldüğü olayın kahramanı
yine Nuayman idi.
Nuayman, arkadaşı *Suveyb* ve *Hz. Ebu Bekir* ile birlikte ticaret için
*Busra’*ya gitti.
Busra’ya vardıklarında Nuayman, eşyaların başında bekleyen Suveyb’ın
yanına gelerek, yiyecek istedi. *Suveyb*, Hz. Ebu Bekir gelmeden olmaz
deyip reddedince, *Nuayman; **“*/*Seni kızdıracak bir iş yapacağım”*/
dedi ve az ileride bulunan deve tüccarlarının yanına gitti. Onlara,
“/*Maharetli bir Arap kölem var, satın alır mısınız? Fakat o çok
konuşkan biridir, belki size, ‘hür bir insanım’ diyebilir. Eğer
almayacaksanız, kölemi bana karşı kötülük yapmaya sevk etmeyiniz”*/ dedi.
*Arap tüccarlar* da, “/*Hayır! Onu, on deveye alırız”*/deyince Nuayman
develere doğru gitti, onları bağladı ve daha sonra alıcıların yanına
geldi, *Suveyb’ ı göstererek*: “/*İşte bu, buyurun alın”*/dedi. Onlar da
Suveyb’a, kendisini satın aldıklarını söyleyince; “/*O yalancıdır, ben
hür bir insanım”*/dediyse de Arap tüccarlar inanmadılar ve “/*Tamam, o
senin durumunu bize bildirdi”*/deyip, ipi boynuna geçirip, götürdüler.
Az sonra… *Hz. Ebu Bekir* geldi. Durum kendisine anlatılınca
arkadaşlarıyla gitti, develeri geri verip Suveyb’ı kurtardı.
*Sefer dönüşü olay anlatılınca Hz. Muhammed gülmesine engel olamadı. Ve
her seferinde olayı anlatıp güldü.*
Nuayman’ın şakaları yüzyıllardır Müslümanları güldürmeye devam ediyor.
*Tek şakacı sahabe Nuayman değildi. Abdullah b. Huzafe, Zeyd b. Sabit,
Useyd b. Hudayr, Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman b. Ebi Bekr gibi
şakacı sahabeler vardı.*
Ve ne yazık ki…
Yüzyıllar sonra İslam, cahiliye dönemine döndürüldü.
Kendine yapılan şakaları tebessümle-gülerek karşılayan Hz. Muhammed’i
unutmuş görünüyorlar.
Bakınız…
*Kur’an-ı Kerim ne diyor*: “/*Ceza verecek olursanız, size nasıl
ceza verildi ise siz de öylece verin. Sabrederseniz elbette bu,
sabredenler için daha iyidir.”*/*(Nahl 16/126)*
*Fransız Charlie Hebdo* sizi kızdıracak bir karikatür çizdi ise siz de
onları kızdıracak karikatür yaparsınız, hepsi bu.
12 kişiyi; *İslam* adına, *Hz. Muhammed* adına öldürmek kabul edilemez;
İslam bu değil…
*HZ. MUHAMMED’İN ŞAKALARI*
*Cabir*’in anlattığına göre, Hz. Muhammed, torunları *Hz. Hasan*ve *Hz.
Hüseyin*’i sırtına bindirir, dört el üzerinde yürüyerek “/*Deveniz ne
güzel deve, siz de ne iyi binicilersiniz”*/diyerek onları taşırdı.
Hz. Muhammed sahabeye şakalar yaptığı gibi sahabeler de ona zaman zaman
şakalar yaptı. Örneğin Hz. Ömer…
*Hz. Muhammed’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i iki omzuna oturtmuş halde
görünce onlara; “/Altınızdaki at ne kadar kıymetlidir?”/ diye şaka
yapabilmişti.*
Ve her ne kadar Hz. Ömer, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e hitap etmişse de
Hz. Muhammed; “/*Onlar da ne iyi binicidirler!”*/ diye karşılık vermişti.
*Evet, Hz. Muhammed kendisinin bineğe benzetilmesine kızmamış, hatta
esprili olarak cevap bile vermişti.* (Söz geldi, yazayım; asık suratlı,
ciddi görünümü olan ve “/*çok gülenin heybeti azalır, çok şaka yapan
hafife alınır”*/diyen *Hz. Ömer şaka yapmayı severdi.*Bir gün Hz. Ömer
önemsemeden namaz kılan bir bedeviye baktı. Be-devi namazı bitirdiğinde
duasında: “/*Ey Allah’ım! Beni hurilerle evlendir”*/deyince, *Hz. Ömer;
**“*/*Be adam! Parayı ödemedin, ancak dünür olduğun kadının daha
kıymetlisine talip oldun”*/dedi.
Sahabe (Ashab-ı Kiram) hakkında Bekb. Abdullah el-Müzeni şöyle yazdı:
“/*Hz. Peygamber’in ashabı, birbirlerine karpuz atarak şakalaşırlardı…”*/)
Hz. Muhammed, eşi *Hz. Ayşe’*nin yaptığı tüm şakaları hoşgörüyle karşılardı…
*Hz. Muhammed’in isimlerin sonunda hoş değişiklikler yaparak mizah
yaptığı biliniyor.* Çocukluğundan beri yanında bulunan *Enes*’e, on
yaşından itibaren, “/*yaze’l-uzuneyn”*/(iki kulaklı) diyerek şaka yapardı.
*Hz. Muhammed yine Hz. Hasan’ı “/yaramaz, haylaz”/ diye çağırırdı.*
Şakaları kendi kültürü içinde değerlendirmek gerekir. Herkes her espriye
gülmeyebilir. Hatta hoşuna bile gitmeyebilir. Bu nedenle *Hz.
Muhammed’in yaptığı şakaları* bu bakış açısıyla değerlendirmek gerekir.
Birkaç örnek vermek gerekirse…
Hz. Muhammed, *horoz kurban etmek isteyen müezzin Bilal-i Habeşi’*- ye
“/*Bir müezzin diğer müezzini kurban eder mi?”*/ diye şaka yapmıştı.
*Enceşe* isminde bir sahabe, *Veda Haccı*dönüşünde *Hz. Muhammed’in
hanımlarını taşıyan develeri sürüyordu.*Bağırarak söylediği şarkılar
develeri coşturunca, Hz. Muhammed, hanımların nazik olduklarını ve
incinebileceklerini ima suretiyle şu espriyi yaptı:
“/*Ey Enceşe; yavaş sür billurları kırmayasın.”*/
Bir şaka daha yazayım…
*Ensarlı bir ihtiyar kadın,* cennete girmek için Hz. Muhammed’den dua
etmesini istedi. *Hz. Muhammed,*“/*Sen bilmiyor musun, ihtiyarlar
cennete girmez”*/deyince, kadın üzüntüsünden ağlamaklı oldu. Hz.
Muhammed gülümseyerek, “/*Sen hiç ‘Onları (kadınları) bakire, eşlerine
düşkün ve hepsini aynı yaşta kılmışızdır’ ayetini okumadın mı?”*/dedi.
*Hz. Muhammed kadının ihtiyar haliyle değil, genç bir kız olarak cennete
gireceğini şakayla bildirmişti.*
Son bir şakasıyla bu bölüme nokta koyayım:
*Hz. Muhammed,* bir gün kendisini bir deveye bindirmesini isteyen bir
sahabeye “/*Seni deve yavrusuna bindireyim”*/dedi. *Sahabe şaşırdı.*Hz.
Muhammed şakasına açıklık getirdi: “/*Bütün develer, bir ana devenin
*//*yavrusu*//*değil midir?”*/
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150111134457-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>
Amor est vitae essentia
Ask hayatin ozudur. (Robert B. Mackay)
Latin Atasozu
Yemin olsun, icinizden Cumartesi gununde azginlik yapanlari siz bilirsiniz.
Onlara soyle dedik: Asagilik maymunlar oluverin.
BAKARA SURESI: 65
Ben size manevi miras olarak hicbir ayet, hicbir dogma, hicbir donmus ve
kaliplasmis kural birakmiyorum.
Benim manevi mirasim bilim ve akildir.
Zaman suratle ilerliyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve
bedbahtlik telakkileri bile degisiyor.
Boyle bir dunyada, asla degismeyecek hukumler getirdigini iddia etmek,
aklin ve ilmin gelisimini inkar etmek olur
ATATURK, 1933, Milli Egitim Bakani Dr. Resit Galip e hitaben, Ismet
Giritli, Kemalist Devrim ve Ideolojisi
Grup eposta komutları ve adresleri :
Gruba mesaj göndermek için...........................:
ozgur_gundem@yahoogroupscom
Gruba üye olmak için :
ozgur_gundem-subscribe@yahoogroupscom
Gruptan ayrılmak için....................................:
ozgur_gundem-unsubscribe@yahoogroupscom
Grup kurucusuna yazmak için :
ozgur_gundem-owner@yahoogroupscom
Grup Sayfamız..............................................:
http://groupsyahoocom/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyrazblogspotcom/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.