FİKRİ AKYÜZDEN BEKİR ÇOŞKUNA CEVAP

Bu ne "edepsiz" yazı böyle!.
En çok okunan haber ve köşe yazılarının, "din, politika ve cinsellik"
içerikli olduğunu tahmin ediyorsunuzdur.

Hani bir fıkra vardır: Adamın biri, arkadaşına "İçinde din, politika
ve cinsellik olan bir yazı yaz.." demiş..

Arkadaşı yazıya şöyle giriş yapmış: "Allah Allah, bu kızla hangi
politikacı cinsel ilişkiye girdi?"

Bekir Coşkun da herhalde bundan ilham almış olacak ki, önceki günkü
yazısında sünnet düğününde stada helikopter indirten Bursalı emlakçı
üzerinden birilerine veryansın etmiş..

Özetle demiş ki: "AKP ile birlikte, giderek daha çok Arabistan'a
benzeyen bu Yeni Türkiye'de türbanlı kızın sallanan görkemli kalçasına
ve plajdaki haşemalının belirginleşen edevatına hamdolsun diyerek
bakarken soruyorum: Bu nedir?"

Evet işte bu, budur; "okutturan" köşe yazısı dediğin aha da budur!

"Mübareğin" yazısının içinde "AKP" var.. "görkemli kalça" var..
"türban" var.. "haşema" var..

Hatta yazı daha "fizıbıl ve konvertibıl" olsun diye, yazının içinde
"edevat" şeklinde "edebat"tan nasipsiz bir sözcük bile var!

Da; konumuz Bekir Coşkun değil, konumuz Coşkun'un edepsizce kaleme
aldığı şu "edepsizlik numunesi" olan düğündür.

Evet, artık özeleştiri zamanı gelmiştir.

Türkiye'de görgüsüzlük, edepsizlik, şarlatanlık, şaklabanlık gemi
azıya almıştır ve bu azgınlık sonradan görme olan herkesin,
muhafazakar olsun olmasın herkesin ruhuna bir kene gibi yapışmıştır.

Muhafazakar medya, muhafazakar olmayan kesimlerin "çılgınlıklarını"
haklı olarak sürekli yazdı, yazıyor; ancak muhafazakar kesimdeki "ne
oldum delisi" olma hastalığına da daha gür bir ses çıkarması
gerekiyor.

"Efendim herkes özgürdür, isteyen isteği gibi giyinir" lafı tam bir
mugalatadan, mugalata değilse bile tam bir cehaletten ibarettir.

Zira bir "şeyi" eleştirmek başka bir şeydir, onu yasaklamak başka bir
şeydir, eleştirirken edepsizlik yapmak ise bambaşka bir şeydir.

Örneğin; birisi kalkıp "Ben başörtüsü takılmasına karşıyım, çünkü
Kur'an'da başörtüsü yoktur" deme hakkına sahiptir.

Ancak bir "devletin", o devletin yetkilisi başörtüsüne inanmasa da,
üniversiteye giden bir genç kızın başörtüsünü yasaklama hakkı yoktur.

Hele hele bir kişi, başörtüsüne yönelik "yobaz örtüsü", "sıkmabaş"
gibi sıfatlar kullanma hakkına sahip değildir, çünkü böyle bir sıfat
kullanmak birilerinin haddine değildir.

İşte bahsi geçen düğündeki "ritüellere" ve "giyim stillerine" karşı da
herkesin bir eleştiri hakkı vardır ve bu hak "edebi dairesinde" sonuna
kadar kullanılmalıdır.

Ama Bursa'daki düğün sahibinin günahını fazla almayalım..

"Adamcağız" her ne kadar davetiyeye "Asena da gelecek, göbecik atacak,
kalça neyim savuracak" demiş olsa da "son dakikada" Asena'nın gelmesi
engellenmiş ve bir başka "görkemli göbek" konuklara iftiharla sunulmuş
bulunmaktadır!

Herhalde Asena ismi Ergenekon ismini çağrıştırdığı için kendisine
"Ergenekoncu emlakçı" denilmesinden korkmuş ve "paracıklarına" MASAK
tarafından el konulması endişesine kapılmıştır!

Evet, görmemişlik abidesi, abidesi olmasa bile numunesi olan bir
düğüne bakarak tüm muhafazakar camiayı töhmet altında bırakmak elbette
yanlıştır. (Bu konuda Balçiçek Pamir haberturk.com'da önceki gün
şahane bir yazı yazdı; mutlaka okuyunuz..)

Bırakınız, bu yanlışlığın ayıbı düğün sahibine ve bu düğünden dolayı
bu camiaya "hamdolsun" lafını da ekleyerek hakaret eden Bekir Coşkun'a
ait olsun..

Olsun ama 14 yaşındaki bir kız çocuğuna tacizde bulunduğu iddia edilen
Hüseyin Üzmez'e sırf alnı secdeye değiyor diye sahip de çıkılmasın.

(Elbette suçu sabit olana kadar Üzmez masumdur, dolayısıyla medya
tarafından "mahkum" edilmemelidir.. Ancak medya bir şüpheliyi "aklama"
vazifesine ve yetkisine de sahip değildir.)

Evet düğüne yeniden dönersek.. Devlet bu "tür" düğünleri yasaklayamaz
elbette..

Düğün sahibi düğün pistine ister helikopter indirir, ister F-16
uçurur, isterse sünnet edilen çocuğunu "scoteer" denilen oyuncağa
bindirir!

Fakat bütün bu haklar, saçının teli görünmesin diye eteğini kaldırıp
başına geçirme hakkına da sahip olunduğunun zemini değildir.

(Tabii helikopter pervanesi eteğini uçurmamışsa!. Kaldı ki helikoptere
fazla yanaşılırsa "fenni pilot" marifeti ve "pervaneler" vasıtasıyla
pistte bulunan tüm erkeklerin yeniden sünnet edilmesi hatta bu yolla
hepsinin transseksüel olması ihtimali de mevcuttur!)

Temenni ediyorum ki Ramazan'da Swiss Otel'de tertip edilen bir
"iftarland"da ramazan pidesi, helikopterle yemek salonuna
indirildikten sonra mideye indirilmez

FİKRİ AKYÜZ
YENİŞAFAK GAZETESİ

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap