bekir coşkun a kurban olsun herkimse artık tanımadığım adını bile
bilmediğim bir yazar ...

28.08.2008 tarihinde çağdaş <[EMAIL PROTECTED]> yazmış:
>
> FİKRİ AKYÜZDEN BEKİR ÇOŞKUNA CEVAP
>
> Bu ne "edepsiz" yazı böyle!.
> En çok okunan haber ve köşe yazılarının, "din, politika ve cinsellik"
> içerikli olduğunu tahmin ediyorsunuzdur.
>
> Hani bir fıkra vardır: Adamın biri, arkadaşına "İçinde din, politika
> ve cinsellik olan bir yazı yaz.." demiş..
>
> Arkadaşı yazıya şöyle giriş yapmış: "Allah Allah, bu kızla hangi
> politikacı cinsel ilişkiye girdi?"
>
> Bekir Coşkun da herhalde bundan ilham almış olacak ki, önceki günkü
> yazısında sünnet düğününde stada helikopter indirten Bursalı emlakçı
> üzerinden birilerine veryansın etmiş..
>
> Özetle demiş ki: "AKP ile birlikte, giderek daha çok Arabistan'a
> benzeyen bu Yeni Türkiye'de türbanlı kızın sallanan görkemli kalçasına
> ve plajdaki haşemalının belirginleşen edevatına hamdolsun diyerek
> bakarken soruyorum: Bu nedir?"
>
> Evet işte bu, budur; "okutturan" köşe yazısı dediğin aha da budur!
>
> "Mübareğin" yazısının içinde "AKP" var.. "görkemli kalça" var..
> "türban" var.. "haşema" var..
>
> Hatta yazı daha "fizıbıl ve konvertibıl" olsun diye, yazının içinde
> "edevat" şeklinde "edebat"tan nasipsiz bir sözcük bile var!
>
> Da; konumuz Bekir Coşkun değil, konumuz Coşkun'un edepsizce kaleme
> aldığı şu "edepsizlik numunesi" olan düğündür.
>
> Evet, artık özeleştiri zamanı gelmiştir.
>
> Türkiye'de görgüsüzlük, edepsizlik, şarlatanlık, şaklabanlık gemi
> azıya almıştır ve bu azgınlık sonradan görme olan herkesin,
> muhafazakar olsun olmasın herkesin ruhuna bir kene gibi yapışmıştır.
>
> Muhafazakar medya, muhafazakar olmayan kesimlerin "çılgınlıklarını"
> haklı olarak sürekli yazdı, yazıyor; ancak muhafazakar kesimdeki "ne
> oldum delisi" olma hastalığına da daha gür bir ses çıkarması
> gerekiyor.
>
> "Efendim herkes özgürdür, isteyen isteği gibi giyinir" lafı tam bir
> mugalatadan, mugalata değilse bile tam bir cehaletten ibarettir.
>
> Zira bir "şeyi" eleştirmek başka bir şeydir, onu yasaklamak başka bir
> şeydir, eleştirirken edepsizlik yapmak ise bambaşka bir şeydir.
>
> Örneğin; birisi kalkıp "Ben başörtüsü takılmasına karşıyım, çünkü
> Kur'an'da başörtüsü yoktur" deme hakkına sahiptir.
>
> Ancak bir "devletin", o devletin yetkilisi başörtüsüne inanmasa da,
> üniversiteye giden bir genç kızın başörtüsünü yasaklama hakkı yoktur.
>
> Hele hele bir kişi, başörtüsüne yönelik "yobaz örtüsü", "sıkmabaş"
> gibi sıfatlar kullanma hakkına sahip değildir, çünkü böyle bir sıfat
> kullanmak birilerinin haddine değildir.
>
> İşte bahsi geçen düğündeki "ritüellere" ve "giyim stillerine" karşı da
> herkesin bir eleştiri hakkı vardır ve bu hak "edebi dairesinde" sonuna
> kadar kullanılmalıdır.
>
> Ama Bursa'daki düğün sahibinin günahını fazla almayalım..
>
> "Adamcağız" her ne kadar davetiyeye "Asena da gelecek, göbecik atacak,
> kalça neyim savuracak" demiş olsa da "son dakikada" Asena'nın gelmesi
> engellenmiş ve bir başka "görkemli göbek" konuklara iftiharla sunulmuş
> bulunmaktadır!
>
> Herhalde Asena ismi Ergenekon ismini çağrıştırdığı için kendisine
> "Ergenekoncu emlakçı" denilmesinden korkmuş ve "paracıklarına" MASAK
> tarafından el konulması endişesine kapılmıştır!
>
> Evet, görmemişlik abidesi, abidesi olmasa bile numunesi olan bir
> düğüne bakarak tüm muhafazakar camiayı töhmet altında bırakmak elbette
> yanlıştır. (Bu konuda Balçiçek Pamir haberturk.com'da önceki gün
> şahane bir yazı yazdı; mutlaka okuyunuz..)
>
> Bırakınız, bu yanlışlığın ayıbı düğün sahibine ve bu düğünden dolayı
> bu camiaya "hamdolsun" lafını da ekleyerek hakaret eden Bekir Coşkun'a
> ait olsun..
>
> Olsun ama 14 yaşındaki bir kız çocuğuna tacizde bulunduğu iddia edilen
> Hüseyin Üzmez'e sırf alnı secdeye değiyor diye sahip de çıkılmasın.
>
> (Elbette suçu sabit olana kadar Üzmez masumdur, dolayısıyla medya
> tarafından "mahkum" edilmemelidir.. Ancak medya bir şüpheliyi "aklama"
> vazifesine ve yetkisine de sahip değildir.)
>
> Evet düğüne yeniden dönersek.. Devlet bu "tür" düğünleri yasaklayamaz
> elbette..
>
> Düğün sahibi düğün pistine ister helikopter indirir, ister F-16
> uçurur, isterse sünnet edilen çocuğunu "scoteer" denilen oyuncağa
> bindirir!
>
> Fakat bütün bu haklar, saçının teli görünmesin diye eteğini kaldırıp
> başına geçirme hakkına da sahip olunduğunun zemini değildir.
>
> (Tabii helikopter pervanesi eteğini uçurmamışsa!. Kaldı ki helikoptere
> fazla yanaşılırsa "fenni pilot" marifeti ve "pervaneler" vasıtasıyla
> pistte bulunan tüm erkeklerin yeniden sünnet edilmesi hatta bu yolla
> hepsinin transseksüel olması ihtimali de mevcuttur!)
>
> Temenni ediyorum ki Ramazan'da Swiss Otel'de tertip edilen bir
> "iftarland"da ramazan pidesi, helikopterle yemek salonuna
> indirildikten sonra mideye indirilmez
>
> FİKRİ AKYÜZ
> YENİŞAFAK GAZETESİ
>
> >
>

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap