*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] * Yazı Tarihi:
*24/04/2009*
        *Tayyip beyin gizli infaz örgütü mü var?*

İddianın sahibi ben değilim bir milletvekili.
Adı: Ahmet Ersin. Halen CHP’nin İzmir Milletvekilliğini yapıyor.
TBMM’de telekulak araştırmaları için kurulan alt komisyonun üyesi; yani yasa
dışı telefon ve ortam dinlemeleri için görevi gereği mesai harcayan bir
isim.
Dedikleri özetle şöyle:
- 2005 yılında lazer güdümlü 11 adet mobil ortam dinlemesi aracı alındı.
- Bu dinleme araçları ile bir iki sokak ötede park edip iki kişinin ev ya da
büroda yaptığı konuşma dinlenip kaydedilebiliyor.
- Meclis Telekulak Komisyonu, İsrail ve Kanada’dan ithal edilen ortam
dinlemesi yapabilen bu araçlarla ilgili olarak Emniyet’e ve Telekomünikasyon
Kurumu’na sordu.
- Emniyet, bu araçlar bizde değil dedi.
- Aynı şekilde dinlemelerin koordinasyonunu yapan Telekomünikasyon Kurumu da
bizim bu dinleme araçlarından bilgimiz ve ilgimiz yok cevabını verdi.
- Ahmet Ersin’in de üye olduğu TBMM Telekulak Komisyonu, aldığı bu cevaplar
sonrasında Gümrüklerden Sorumlu Bakanlığa  müracaat ederek mobil dinleme
araçlarının kimler tarafından ithal edildiğini sordu.
- Bakanlık, önce suskun kaldı ancak ısrar olunca,  söyleyemeyiz gizlidir
cevabını yazdı.
- Ahmet Ersin’in beyanına göre, bu araçların bir bölümü sivillerde yani
resmi kurumların dışındaki kişilerde.
- Bu kişiler ise (Ersin’in beyanı ile) Başbakanlık özel örgütünün
mensuplarıdır ve bu örgüt yaptığı yasa dışı dinlemelerle AKP’ye hizmet
ediyor..
Görüldüğü gibi iddialar vahim olmanın ötesinde korkunçtur.
Ersin’in bu iddialarını duyunca, birden Verso Başkanı Erhan Göksel’i
hatırladım.
Aylar önce Göksel bu iddiaları Flash TV’den dillendirmişti
Dahası, Erhan Bey Ergenekon bağlamında gözaltına alınmasını da bunu deşifre
etmesine bağlamıştı.
Evet hadise uçuk bir iddia değil, zemini, yani gerçekliği söz konusudur.
Öyle, çünkü ortada alınan 11 mobil dinleme aracı var ama bunun nerede olduğu
meçhuldur.
En önemlisi Gümrüklerden Sorumlu Bakanlık, TBMM gibi bir kuruma gizliliğe
sığınarak bilgi vermemektedir.
Sorarım size, Susurluk olayı için Meclis’e çağrılan ama gizlilik gerekçesi
ile ifadeye vermeye gitmeyen generaller olayına milletin meclisinden gizli
şey mi olur diye tepki gösterip feveran eden AKP’lilerin bu olaydaki tutumu
izah edilebilir mi?
*Evet, bu mobil araçlar olayı açıklığa kavuşmadığı takdirde yapılan ve
sızdırılan pek çok meçhul dinlemelerin faili de otomatik olarak bunlar
olacaktır.
Dahası, bu hadise açıklığa kavuşmaz ise, AKP’nin kendi derin devletini
kurduğu iddiaları da gerçeklik kazanacaktır.
Bu noktadan sonra muhatap artık Sayın Erdoğan’dır.
Cevap verin Tayyip bey, alınan bu araçlar nerede ve kimdedir?
*Devlet sırrı gibi bir gerekçe ile bu işi geçiştiremezsiniz!
Hem böyle bir aracın MİT’e ya da Genelkurmay’a alınmış olması bile devlet
sırrı olamayacağına göre, başka hiçbir şey de sır olamaz.
Yoksa devlet sırrı ambalajı ile Ahmet Ersin’in söylediği türden
Başbakanlık’ta gizli bir yapılanma mı var?
Biz ispatlanıncaya kadar buna inanmayız ama iddialar muhataplarınca açıklığa
kavuşturulmalıdır.

*Dış politikayı türban politikası zannetmek!*
İstismar, çarpıtma, yanıltma ve mağduriyetle iç politikada sonuç alırsınız
da dış politikada havanızı alırsınız!
Dış politikada yani devletlerarası ilişkilerde söz gerçekten namus
hükmündedir. Verdiğiniz sözden geri döndüğünüz an açığa düşersiniz!
Irak savaşı, yani tezkere sürecinde malum böyle şeyler  yaşandı. Köprüyü
geçene kadar anlayışı ile kapalı kapılar ardında sözler verildi. Ama iş
fiiliyata gelince ve realitelerle yüzleşilince patinaja girildi ve açığa
düşüldü. Sonuç malum, askerimizin başına çuval geçti ve onurumuz kırıldı.
İlginçtir, AKP, kurnazlığı ile o faturayı askere ciro etmeyi başardı ve
kendini sorumluluktan sıyırdı..
Derken günümüzden bir örnek:
Obama Ankara’ya geliyor ve kapalı kapılar ardında ona da yine Ermenistan
sınırı ile alakalı olarak açılacağı sözü veriliyor.
Türk kamuoyu ve Azerbaycan halkı ayağa kalkınca, bildik frene basma
görüntüleri ve demeçler görülüyor.
Neymiş efendim, Karabağ sorunu çözülmeden sınır açılmayacakmış!
Kim söylüyor bunu?
Recep Tayyip Erdoğan!
Ülkenin Başbakanı, Rasmussen olayındaki çarkına rağmen yine de inanmamazlık
etmeyelim derken önceki gün gece yarısı bir açıklama:
- Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi için iki taraf,
İsviçre’de yaptığı müzakere sonucunda kapsamlı bir çerçevede mutabık kalıp
yol haritası belirlemişlerdir.
Peki nedir mutabık kalınan şeyler?
O belli değil.
Yol haritası nedir?
O da belli değil.
*Belli olan tek şey, o da satır aralarında Ermenistan’a boyun  eğildiği!
*Öyle ya Ermenistan’ın sınırın açılmasından başka talebi yok ki!
Görüldüğü gibi sonuç yine açıklamaya rağmen çark etme ve  fiyaskodur ve AKP
aldığı sınır açma kararını Obama’ya bildirmesine rağmen Türk kamuoyuna
açıklayamıyor.
Akıllarınca konuyu zamana yayarak, yine gece yarısı oldu bittilerle basını
da karartarak iş bitirecekler, yani sessiz sedasız kapıyı açacaklar.
*Bu fotoğraf, AKP’nin dış politikayı da tıpkı türbanı istismar etmesi misali
yönettiğinin net belgesidir.
*Evet, AKP’nin her şeyi günü birliktir ve yönettiği devlet adına kırmızı
çizgisi ve hatta ilkesi bile yoktur.
*Bir tarafta Karabağ işgali bitirilmeden sınır açılmaz tuluatını oynarken,*
*diğer tarafta* *İsviçre’de Ermeniler’e yeşil ışık yakıyor ve  Obama’ya her
şey istediğin gibi mesajını iletiyor.*

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap