**
*Sabahattin ÖNKİBAR * *[email protected] * *Yazı Tarihi:
25/04/2009*
*Demirel mi Tayyip bey mi hangisi milli?.. İşte size belge! *
İki fotoğraf...
Biri bugüne, diğeri 10 yıl öncesine ait..
*Bugün:
*Türk ve Ermeni Dışişleri Bakanları İsviçre’de müzakeredeler.
Konu malum, Obama’ya verilen sözün gereği olarak Ermenistan sınırının
açılması.
Aslında bu görüşmede, Karabağ nedeniyle Azerbaycan’ın da olması gerekiyor
ama Ermenistan bunu reddediyor ve Türkiye’de buna boyun eğiyor.
Cenevre’de yapılan görüşmelerle ilgili olarak Dışişleri Bakanımız Ali
Babacan’la heyeti, Azerbaycan’a zaman zaman bilgiler veriyor.
Keza aynı şeyi Ermeni tarafı da Moskova’ya yapıyor.
*Bakü başlangıçta rahat, zira Türk heyetinden alınan haberler olumlu.
Derken aniden Azerbaycan’ın ayranı kabarıyor ve feryada başlıyor.
Neden mi?
Türkiye’nin kendisini kandırdığını düşünmesinden!
Bu hükme nasıl mı vardı?
Cenevre’deki görüşmelerle ilgili olarak Ermenilerden bilgi alan Rusların,
Azerbaycanlıları uyandırmasından!
Yok bu tevatür değil bire bir bilgi.
Kaynak da Bakü’ye giden Türk Parlamenterler.
*Milletvekillerimize ayrıntılar verilerek anlatılmış.
Evet zerre abartı yok, *Ali Babacan, Ermenilerle sarmaş-dolaş olurken
Azerbaycan’a eksik ya da yalan bilgiler vermiş!
Gelelim ikinci fotoğrafa:
*Takriben 10 yıl önceydi.
Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile bölge liderlerinin pek çoğunun
katılacağı zirveyi izlemek için Yalta’ya gitmiştik.
Katılımcılar arasında Ermenistan Cumhurbaşkanı da vardı.
İkili görüşmeler bağlamında Türk ve Ermeni devlet başkanları bir araya
geldi.
Ermenistan Cumhurbaşkanı:
- “Yokluk, kıtlık çekiyoruz. Ne olur sınırı açın.”
Demirel:
- “Üç şartımız var. Bunların yapın hemen açalım.”
Ermenistan Cumhurbaşkanı:
- “Nedir onlar?”
Demirel:
- “*1)* *Soykırım masalından vazgeçin ve bunu dünyaya ilan edin.*
*2)Türkiye’nin
sınırlarını resmen tanıyın.* *3)Karabağ’da işgal ettiğiniz Azerbaycan
topraklarından çekilin.”
*Ermenistan Cumhurbaşkanı:
- *“Karabağ’dan çekilmemiz mümkün değil.”
*Demirel:
- *“Çekileceksiniz. Karabağ, Azerbaycanındır ve sizin yaptığınız tartışmasız
işgaldır. Türkiye bu işgale hep karşı çıkacak ve kardeşlerinin yanında
olacaktır. Haddinizi aştığınız an da Türkiye başınızda patlar haberiniz
olsun.. Toplantı bitmiştir.”
*Evet diyalog mealen böyledir ve bunları 10 yıl önce Türkiye Gazetesinde de
yazmıştım.
Şimdi insaf ile iz’an ile yazımın girişindeki fotoğrafla bu olayı ve *iki
ayrı devlet yönetimi tavrını karşılaştırıp kıyaslayın ve hangi liderin milli
olduğuna karar verin.
*Tayyip bey, Tayyip bey şiir okumakla ve hamaset simsarlıkları yapmakla
milli olunmaz... Ayinesi işdir kişinin lafa bakılmaz!
*GÖLGE...
Deniz Feneri’nde son skandal!*
Meğer Alman savcılığı Deniz Feneri soruşturması bağlamında Türkiye’de
aralarında Zahit Akman ile Zekeriya Karaman’ın da bulunduğu 15 kişi ile
görüşmek ve bilgilerine müracaat etmek istemiş ve bunun için resmi olarak
talepte bulunmuş ama *Adalet Bakanlığımız bu talebi geri cevirmiş..* Evet
yanlış okumadınız *adaleti sağlamakla görevli Bakanlığımız adaletin
tecellisine imkan verecek bu izni vermemiş.* Sadece bu olay bile Deniz
Feneri ile kimlerin irtibatı olabileceğini gözler önüne seriyor.. Öyle ya
Adalet Bakanının siyasi çekinceleri olmasa yapılan yolsuzluk soruşturmasına
neden set olsun? Bu vesile ile sormak isteriz, dosya Almanya’dan
gönderilmesine rağmen haftalardır tercümesi nasıl bitmez? Kazara böyle bir
şey Ergenekon’la ilgili olsaydı değil bir buçuk ay üç günde halledilmez
miydi? Adalet Bakanlığımız Deniz Feneri’nde adaletin tecellisinin önünde
engel gibi görünüyor.. Lütfen gölge etmeyin Sayın Bakan, adaletin önünü
açın!
*TAM İSABET...
Milli Gazete’nin şaheser manşeti!*
Günün manşeti Milli gazeteden. Başlık şu: *“Sakın bir daha efelenme!”* Evet
Tayyip beye hitaben atılan o manşet, var olan hakikati bütün çıplaklığı ile
haykırıyor.. Dedik ya Tayyip beyin milliliği söyleme, yani hamasete
dayanıyor. Güya esiyor, gürlüyor, efeleniyor ama çok geçmeden balonu
patlıyor ve geri adım atıyor. *Yok bu ilk değil, Erdoğan’da bu hal artık
yönetim üslubuna dönüştü.* *Hatırlayın Tayyip bey zina konusunda Ankara’da
esti gürledi ve kıyameti kopardı ama hemen ertesi gün Brüksel’de çark etti.*
*Keza Rasmussen olayı da ortada. Yine o bildik tavırlar, meydan okumalar
derken bir gün sonra tekrar patinaja girip geri adım attı. Son olarak da Ermeni
sınırı hadisesi.. Karabağ işgali bitmeden sınır açılmaz dedi ama sonuç
ortada..*. Bütün bu yaşananlardan sonra Milli Gazete’nin manşeti hedefi
haliyle on ikiden vurmuş oluyor.
*SAYMAKLA BİTMEZ...
İşte AKP’nin dostları ve düşmanları*
AKP; 1) *Ermenilere dost*, Azerilere düşman .2) *Kıbrıs Rumlarına dost*,
Türklerine düşman. 3) Irak’ta *Barzani ve Talabani ile dost,* Türkmenlere
düşman. 4) *Filistinli Hamas’a dost*, Kıbrıs Türklerinin UBP’sine düşman. 5)
*Arap dünyasına dost,* Türk dünyasına mesafeli. 6) *İsrail ile ABD ile dost*,
Irak’ta ölen bir milyon mazlum Müslümana düşman. 7) *Uluslararası tefecilere
ve küresel baronlara dost*, kendi yatırımcısı ve müteşebbisine hasım..
8) *IMF’ye
dost,* çiftçiye, işçiye emekli ve yetime düşman. 9) *Güneydoğu
tahrikçilerine dost, *milliyetçilerle ulusalcılara düşman. 10) *AB’ye
dost,*TSK’ya mesafeli. 11)
*Kürtçeye dost*, Türkçeye mesafeli. 12) *Patrikhaneye dost.* Batı Trakya’ya
mesafeli. 13) *Türkiye’deki alt kimliklerle dost, *üst kimlikle sorunlu.
*Arkadaşının kim olduğunu söyle kim olduğunu söyleyeyim... Hz. Ali (R.A)*
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---