Kimden: naci kaptan



  Değerli araştirmaci yazar Mustafa YILDIRIM'dan bir yazi



Mustafa Yıldırım

ŞEYH-NATO İTTİFAKINDA ÖLÜMCÜL GİDİŞ



Ülke insanlarının geleceğini ipotek altına alan o anlaşmalaryalnızca çalçene
olunacak yüzeysel "demokrasi" düşünceleri değildir.

Antlaşmalar baştan aşağı güvenlik (askeri ve polisiye) anlaşması olmalarının
yanı sıra patron ülkenin iktisadi (enerji-ucuz savaşçı sağlanması)
çıkarlarını da güvenceye almak için imzalanmaktadır.

Antlaşma (sözleşme de diyebilirsiniz) imzalı kâğıtlar olarak kalsa yarın
öbür gün anlaşmayı bir gerekçeyle bozabilirsiniz.

İmzanın ötesinde içyapınızı (toplumsal-ruhsal karakter ve devlet
kurumlaşması da içinde) patron devletlerin isteklerine uygun biçime de
sokmuş olsanız kökten bir değişikliğe giderek kendinize uygun bir yola da
dönebilirsiniz.

Ancak güvenlik kurumlarınızı (idari ve askeri) anlaşmalara uydurmuşsanız:
güvenlik güçlerinizin ideoloji (onlar genellikle 'doktrin' diyorlar)yani
asker ve polisinizin temel anlayışı hedefleri patron devletlerin ideallerine
uyma inancına dönüştürülüyorsa "demokrasi ve hukuk" anlayışının sınırları da
ona göre olacaktır.

Yöneticileri bu konularda uyarmak isteyebilir örneğin yeni NATO
antlaşmalarını eleştirebilir hatta antlaşmaları değiştirecek bir temel
program çevresinde bir örgütlülüğe ve giderek bir partiye de
dönüştürebilirsiniz.

İyi de generalin de üstüne basıp durduğu "demokrasi ve hukuk" düzenidaha da
ilerlemenize örneğin aydınları kitleleri güvenlikten sorumlu görevlileri
etkilemenize izin verir mi?

Egemenler değişmediğine ve patron devletlerle imzalanan antlaşmalar daha da
pekiştirildiğine göre gerçekten düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü kapsayan
bir demokratik ortam oluşacağına iman edilebilir ama gerçekler keskindir can
yakar!
Bir hafta önce söz ettiğimiz NATO Genişleme Programı (uygulamaya geçtiğine
göre artık 'projesi' ya da 'tasarımı' demeye gerek yok) Ermenistan'ı
kazanmayı gerektiriyorsa sınırlar da hava sahası da açılacaktır.

Generallerin birçok kez belirttikleri gibi "barış NATO şemsiyesi altında"
gerçekleşecekse Kürdistan Güney Devleti'ne ağabeylik yapılacak bir damlacık
demokratik kural içermeyen şeyh örgütleri"sivil" demokrasinin olmazsa olmaz
egemenlik kurumları özgürleşeceklerdir.

Yeniden yapılanmaya tek engel Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkeleri ve
idealleridir.  O ilkeler ve idealler dünyanın sahte barış ve sahte demokrasi
örtüsü altında yeniden kolonileştirilmesine ters düşmektedir çünkü o ilkeler
ve idealler dünyada çatışmaların son bulmasını bağımsız özgür devletlerin
bir arada dayanışma içinde yaşmalarını gerektirmektedir.

Oysa NATO -yeni özellikle genişletilme antlaşmalarıyla- devletlerin
birbirleriyle sürekli çatışacakları gerekçesiyle askeri yığınaklarını füze
üslerini yaymaktadır. Devletler çatışmaz sanükleer silahların teröristlerin
(tanımı hayli bulanık) eline geçeceğini ileri sürmektedir.

Bu yüzdendir işte toplumu içi boş bir "Atatürk ilke ve inkılâplarına
bağlıyız" diye oyalamalarıdin tartışmalarını genişleterek ayrılıkları
körüklemeleri ve cumhuriyet devletini federasyonlaştırmanın alt yapısını
hazırlamaları!

Barış dostluk kardeşlik elbette güzel sözlerdir ama niçin her girişim
(açılım da diyorlar) hep başkalarına yarıyor?

Niçin ama niçin ayrılıkları derinleştirenler yaraları deşenler birdenbire
cumhuriyetin ideallerine sahip çıkanları silahsızlanmaya çağırırlarken bir
kerecik de olsun Şemdinli'ye bakan yamaçlara dibinde ağlaşıp duracaklarına
Ağrı'nın öteki yüzüne çıkıp "saldırıyı bırakın!" demiyorlar?

Sorun Ermeni Adige Gürcü Kürt Kıbrıs sorunu değil de acaba Kemalist ilkeli
Türk devleti sorunu mudur?

Öyle görünüyor ancak bu gidiş iyi değil:

Patron devletlerin kucağında ne özgürlük ve dostluk olur ne de kalıcı bir
devlet kurulur! Soygun ve talan düzeninin bekçileri olanlar hem kendilerini
hem de iyi insanları yakarlar...

Ötekilerse uzak ülkelerinde bir yarım asır daha keyiflerini sürdürürler!

7 Eylül 2009
[email protected]
     __._,_.___


-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.

Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

<<attachment: tekadamdevrimi1011.jpg>>

Cevap