İktidar ve muhalefet partilerinin isimlerinde büyük bir ortaklık ya da
niteliksel bir benzerlik var...
Katılmıyor musunuz?..
Bizce her iki partinin isimleri ile cisimleri arasındaki zıtlık, her
iki siyasi partiyi yek/diğeri ile benzeştiriyor...
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin isminde iki niteliğe yer verilmiş
olduğu görülüyor:
1.- Adalet
2.- Kalkınma...
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin "adalet" kavramına ne kadar yakın bir
parti olduğu ya da bu kavrama hangi uzaklıkta yapılanmış olduğu,
ülkenin en üst yargı organı tarafından "laiklik karşıtı eylemlerin
odağında yer alması" nedeniyle cezaya çaptırılmış olması gerçeği ile,
sağır sultanın bile malumu...
Öte yandan, söz konusu siyasi "örgüt" tarafından adaletin bel kemiğini
oluşturan yargı sisteminin hallaç pamuğu gibi nasıl atıldığı ve yargı
mekanizmasının içine ne ölçüde siyasetin bulaştırıldığı gerçekleri,
kulakları duymayan sultan tarafından gayet iyi bilinen bir gerçek...
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ismi içinde yer alan ikinci kavram ise,
"kalkınma" kavramı...
Kalkınma mı?..
O da ne?..
Kısa süre içinde işsiz sayısında Dünya ölçüsünde dereceye giren, gelir
getiren verimli kaynak ve işletmelerini haraç mezat yabancılara
pazarlayan ve ülkeyi Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş ölçüde büyük
bir borç batağına saplanan bir ekonomik yapı ile kalkınma kavramı
arasında Himalaya Dağları olsa gerek...
Gerçekte, Adalet ve kalkınma kavramlarına en uzak duruşu sergileyen
siyasi gücünün adı, Adalet ve Kalkınma Partisi'dir...
Bu siyasi gücü "üstün gayretleri ile" iktidara getiren ve onara
yıllardır hüküm sürmesini sağlayan muhalefet partisi ise, Cumhuriyet
Halk Partisi'dir...
Cumhuriyet değerlerini savunuyor "muş gibi yapan" ve bayrağındaki ALTI
ADET OK'tan sadece bir tanesine sahip çıkabilen bu "ata yadigârı"
partimizin, unvanı içinde yer alan "halk" sözcüğü ile ne ölçüde
kaynaşmış olduğu gerçeği ise, bir diğer ironi konusudur...
Halka uzak bir Halk Partisi...
Halka sadece süslü söylevler içinde yer veren halkın partisi...
Ve en önemlisi, bunca yıl boyunca uyguladığı politikalar nedeniyle
halka kendisini inandıramayan, güven telkin etmeyen ve sonuç olarak
da, halktan yeterli oyu alarak ülkenin dümenini eline alamayan,
"iktidarsız" bir Halk Partisi...
Adalete uzak, kalkınmaya sırt çevirmiş bir iktidarla, bu iktidara
karşı halkı örgütleyemeyen bir muhalefet partisinin ikilemi içine
sıkışmış bir Türkiye!..
İşte 2010 yılının siyaset manzaraları, bu ikilemin içine hapsedilmiş
bulunan Türkiye halkının, kabuğunu çatlatma sancılarının somut bir
süreç haline dönüşmesi ile oluşmaktadır...
Türkiye halkı, adalet istemektedir, kalkınma beklemektedir...
Kendisini bu yönde atılacak adımlara, girişilecek hamlelere
inandıracak bir lider kadrosu umut etmektedir.
Cumhuriyet değerlerinin korunduğu, yargı bağımsızlığının sağlandığı,
halka dönük adil bir kalkınma hamlesinin fitilinin ateşlendiği bir
atılım hamlesi özlemektedir...
Basın televizyonunuzun düğmesine ve seyreyleyin Türkiye manzaralarını...
Bu beklentilere, bu özlemlere ve bu nitelikteki bir umut arayışına
yanıt veren bir kişi, grup, ekip ve kadro görebiliyor musunuz?..
Bu ülkenin makus talihini yenebilecek ve "baht-ı kara maderini"
ateşleyebilecek bir umut ışığı seçebiliyor musunuz?..

www.soruyusormak.com
www.dnm-ler.com
www.kitlecizgisi.com

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap