*HANEFİ AVCI'NIN KENDİSİ BİR BELGEDİR *
  ------------------------------
 Türkan Saylan öldü gitti, yaşlı kanser hastasının evi arandığı gece TV'ye
çıkan Nazlı Ilıcaklar ne diyordu: iddialar var efendim, iddialar. Karşı
taraf delil yok belge yok, kanunsuz isnatsız yaka paça insanları
tutukluyorsunuz diye çırpındıkça, her Allah'ın akşamı yüz çeşit TV'ye çıkıp
iddialar var efendim efendim yaygarasını bastılar. Erol Manisalı alındı
belge sorduk, iddialar var efendim dediler, Kanadoğlu'nun evi arandı belge
sorduk, iddialar var efendim, İlhan Selçuk niye alındı, iddialar var
efendim. Bu Ergenekon Balyoz haksız tutuklama sürecinin adını, 'iddialar var
efendim' diye koyabilirsiniz.
Ve Tuncay Güney gibi saçma sapanlığı amatörlüğü karışıklığı tezviratı çok
açık bir kişinin Türkiye'de yaşayan herkesi acı acı güldüren komik
iddialarına TRT'leri açtınız, yüz çeşit haber bülteni sabah akşam yayın
yaptı..
Yetmedi, şaibeli gizli tanıkların ifadeleri kaç yıldır manşetlerden inmiyor,
yetmedi, PKK itirafçılarının her uydurduğu kahpece tezgah sözler her akşam
TV programlarında saatlerce günlerce aylarca ve yıllarca tartışılıyor..
Şimdi, eski bir istihbarat daire başkanı ve bugün emniyet müdürlüğü yapan ve
geçmiş siciline kimsenin dil uzatamayacağı bir devlet görevlisi Türkiye'deki
ortaçağ devlet yapılanmasının tam anlamıyla cemaat tarafından yönetildiğini
söylüyor. Ve düne kadar suçlayan, iftira atanlar hemen 'savunma' pozisyonuna
girdiler.
Ne diyorlar savunmalarında, Hanefi Avcı'nın elinde belge yok, delil yok...
Düne kadar saldırılan bizdik ve delil yok belge yok diye canımız yanarak
haykıran bizdik..
Şimdi cemaatçiler ve cemaatseverler 'belge yok, delil yok' diye savunmaya
geçtiler..
Roller Hanefi Avcı'nın bir kitabıyla bir günde değişti..
Ancak Türkiye'ye yıllardır hukuk nizamı vermeye çalışan ve yıllardır bize
evrensel hukuk incileri söyleyenlerin hukuk bilgilerinin sıfırın altında
olduğu da bugün itibariyle ortaya çıktı..
Sayın cemaatseverler, belge yok diyorsunuz, Hanefi Avcı sorgulanır ne olup
olmadığı daha iyi anlaşılır.
Show TV de Ali Kırca tarafından başbakana bu olay sorulduğunda "bir devlet
görevlisinin neyi yazıp neyi yazmayacağını bilmesi gerek" diyerek bu soruyu
geçiştirdi.
Taraf Gazetesi'ne kimlerin postaladığı bilinmeyen, fotokopi kesme
yapıştırma, halen TÜBİTAK'ından teknolojik kriminal merkezlere kadar
kimsenin anlayamadığı her sayfası tartışmalı bavullar dolusu kağıtların her
biri belge oluyor, kamuoyunda bir yıla yakın tartışılan şaibeli ıslak
imzalar belge oluyor, telefon kayıtları belge oluyor, ama Hanefi Avcı'nın
kitabı belge olamıyor... Hanefi Avcı şaibeli kopya bir kağıt parçası değil,
canlı canlı karşınızda. Halen görevde. Sicili temiz. Hatta bir dönem çok
sevdiğiniz çok yakınınız.
Bilmeniz gereken şudur, bir istihbarat daire başkanının kendisi
'BELGE'dir.. Halen görevde ve sicili temiz bir emniyet müdüründen daha
gerçek ve daha büyük HUKUKİ BELGE yoktur.
Yıllardır başımıza alikıran başkesen savcı hakim avukat hukukçu özgürlükçü
kesildiniz ama hukuki bir belge'nin ne olup olmadığını hala bilmiyorsunuz..
Bir daha öğrenin, bu bir gizli tanık, bir PKK itirafçısı değil karşınızdaki..
Öğrenin, istihbarat daire başkanının kendisi *BELGE'*dir..
Öğrenin en değerli *HUKUKİ KANIT* listesinin başında devletin Emniyet
Müdürleri'nin şahitliği gelir...
*Nihat Genç*

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap