HANEFİ AVCI'NIN KENDİSİ BİR BELGEDİR
Türkan Saylan öldü gitti, yaşlı kanser hastasının evi arandığı gece TV'ye çıkan
Nazlı Ilıcaklar ne diyordu: iddialar var efendim, iddialar. Karşı taraf delil
yok belge yok, kanunsuz isnatsız yaka paça insanları tutukluyorsunuz diye
çırpındıkça, her Allah'ın akşamı yüz çeşit TV'ye çıkıp iddialar var efendim
efendim yaygarasını bastılar. Erol Manisalı alındı belge sorduk, iddialar var
efendim dediler, Kanadoğlu'nun evi arandı belge sorduk, iddialar var efendim,
İlhan Selçuk niye alındı, iddialar var efendim. Bu Ergenekon Balyoz haksız
tutuklama sürecinin adını, 'iddialar var efendim' diye koyabilirsiniz.
Ve Tuncay Güney gibi saçma sapanlığı amatörlüğü karışıklığı tezviratı çok açık
bir kişinin Türkiye'de yaşayan herkesi acı acı güldüren komik iddialarına
TRT'leri açtınız, yüz çeşit haber bülteni sabah akşam yayın yaptı..
Yetmedi, şaibeli gizli tanıkların ifadeleri kaç yıldır manşetlerden inmiyor,
yetmedi, PKK itirafçılarının her uydurduğu kahpece tezgah sözler her akşam TV
programlarında saatlerce günlerce aylarca ve yıllarca tartışılıyor..
Şimdi, eski bir istihbarat daire başkanı ve bugün emniyet müdürlüğü yapan ve
geçmiş siciline kimsenin dil uzatamayacağı bir devlet görevlisi Türkiye'deki
ortaçağ devlet yapılanmasının tam anlamıyla cemaat tarafından yönetildiğini
söylüyor. Ve düne kadar suçlayan, iftira atanlar hemen 'savunma' pozisyonuna
girdiler.
Ne diyorlar savunmalarında, Hanefi Avcı'nın elinde belge yok, delil yok...
Düne kadar saldırılan bizdik ve delil yok belge yok diye canımız yanarak
haykıran bizdik..
Şimdi cemaatçiler ve cemaatseverler 'belge yok, delil yok' diye savunmaya
geçtiler..
Roller Hanefi Avcı'nın bir kitabıyla bir günde değişti..
Ancak Türkiye'ye yıllardır hukuk nizamı vermeye çalışan ve yıllardır bize
evrensel hukuk incileri söyleyenlerin hukuk bilgilerinin sıfırın altında olduğu
da bugün itibariyle ortaya çıktı..
Sayın cemaatseverler, belge yok diyorsunuz, Hanefi Avcı sorgulanır ne olup
olmadığı daha iyi anlaşılır.
Show TV de Ali Kırca tarafından başbakana bu olay sorulduğunda "bir devlet
görevlisinin neyi yazıp neyi yazmayacağını bilmesi gerek" diyerek bu soruyu
geçiştirdi.
Taraf Gazetesi'ne kimlerin postaladığı bilinmeyen, fotokopi kesme yapıştırma,
halen TÜBİTAK'ından teknolojik kriminal merkezlere kadar kimsenin anlayamadığı
her sayfası tartışmalı bavullar dolusu kağıtların her biri belge oluyor,
kamuoyunda bir yıla yakın tartışılan şaibeli ıslak imzalar belge oluyor,
telefon kayıtları belge oluyor, ama Hanefi Avcı'nın kitabı belge olamıyor...
Hanefi Avcı şaibeli kopya bir kağıt parçası değil, canlı canlı karşınızda.
Halen görevde. Sicili temiz. Hatta bir dönem çok sevdiğiniz çok yakınınız.
Bilmeniz gereken şudur, bir istihbarat daire başkanının kendisi 'BELGE'dir..
Halen görevde ve sicili temiz bir emniyet müdüründen daha gerçek ve daha büyük
HUKUKİ BELGE yoktur.
Yıllardır başımıza alikıran başkesen savcı hakim avukat hukukçu özgürlükçü
kesildiniz ama hukuki bir belge'nin ne olup olmadığını hala bilmiyorsunuz..
Bir daha öğrenin, bu bir gizli tanık, bir PKK itirafçısı değil karşınızdaki..
Öğrenin, istihbarat daire başkanının kendisi BELGE'dir..
Öğrenin en değerli HUKUKİ KANIT listesinin başında devletin Emniyet
Müdürleri'nin şahitliği gelir...
Nihat Genç
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected].
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.