Toplumsal mücadeleye pamuk ipliği ile bağlı birçok insanın, halkoylaması sonucundaki % 58'lik oy oranı karşısında, yelkenlerini suya indirmekle akıntıya kürek çekmek arasında sıkışıp kaldığı görülmektedir. Oysa hepimizin ezberinde olan önemli bir sözü hatırlamanın tam sırasıdır: - Hattı müdafaa yoktur; sathı müdafaa vardır... O satıh ise, bütün vatan toprağıdır!.. Savunmamız gereken Anayasa, gerçekte 1961 Anayasası'dır. Çünkü 1961 Anayasası bu ülkeye hukuk devletinin bağımsız kurumlarını, işçi haklarını, örgütlenme özgürlüğünü, aydınlık düşüncenin rehberliğini, Cumhuriyet'in değerlerini savunma imkan, azim ve enerjisini getirmiştir... 12 Mart 1971'de, 12 Eylül 1980'de ve araya sıkıştırılan küçüklü büyüklü tüm Anayasa değişikliklerindeki temel amaç, 1961 Anayasası'nın getirdiği demokratik özgürlükleri budamak ve elden geldiği kadar yok etmektir... Bir Anayasa'nın hangi koşalarda yapıldığı değil, nasıl yapıldığı önemlidir. Yapılan anayasanın içeriğinde neler olduğu ve hangi ilke ve esasların bu düzenlemeye yön verdiği önemlidir. 1961 Anayasası, 27 Mayıs devrimini gerçekleştiren yurtsever subay kadrosunun öncülüğü ile yapılmıştır. 1921 ve 1924 Anayasaları da Bağımsızlık Savaşı'nı kazanan Mustafa Kemal önderliğindeki Türk ordusunun kazanmış bulunduğu zaferin itici gücü ve rüzgârı ile yapılmıştır. Ama 12 Mart askeri müdahalesinin öncüleri, 1961 Anayasası'nı bu halk için lüks olarak nitelemiş ve onu budama hamlesinin öncülüğünü yapmıştır. Ardından yetişen 12 Eylül Anayasası ise, 1961 Anayasası'nı daha bir tırpanlamış, özünü ve esasını önemli ölçüde yitirmesini sağlamıştır. Şimdi bu noktada bir tespit yapmak gerekmektedir: 1.- 1921 Anayasası, 1961 Anayasası, 12 Anayasa değişikliği ve 12 Eylül Anayasası'nın her biri askeri müdahaleler sonucunda oluşmuştur. 2.- 1921 Anayasası Anadolu ihtilalinin bir ürünüdür. 3.- 1961 Anayasası, 27 Mayıs Devrimi'nin bir armağanıdır. 4.- Ama 12 Mart ve 12 Eylül anayasa müdahaleleri de birer askeri hareketin sonucudur. 5.- Ancak ilk ikisi milli devrimimizin bir eseri... Diğer ikisi ise, milli devrimimize karşı girişilmiş birer "karşı devrim" niteliğindedirler... Bir kez daha görülmektedir ki, toplumsal gelişmelerde önemli olan öğe içeriktir... 1921 Anayasası, Mili Devlet'i kuran bir anayasaydı. Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen maddeler olarak devletin esası haline getiriyor ve metnine geçiriyordu... 1961 Anayasası ise, tehlike çanları çalan Cumhuriyet değerlerini ve demokrasiyi yeniden temellendirmek üzere yapılmıştı... Yakın tarihimizin bu gerçeklerini doğru değerlendiremez isek, 12 Eylül 2010 halk oylamasının sonuçlarını anlamakta zorluk çekeriz. 12 Eylül askeri darbesinin Anayasası bu halka dayatılmış ve çok güç koşullarda oluşturulan halkoylamasında ancak % 8 Hayır oyu çıkmıştı... Bugün ise, 12 Eylül Anayasası'nı sivil bir görüntü altında daha da derinleştiren anayasa değişikliğine % 42 oranında Hayır oyu çıkmış bulunmaktadır... Baştan beri söylediğimiz sözü bu noktada yine tekrarlıyoruz: Anayasaları kimin ve hangi koşullarda yaptığı ikinci derecede bir konudur. Birincil önemi olan unsur, yapılan Anayasa'nın içeriğidir. Düzenlemiş bulunduğu esaslar ve teminat altına aldığı müesseseler ve ilkelerdir... Toplumsal gerçeğe bu pencereden baktığınızda, 12 Eylül 1980 Anayasası'ndaki karşı devrimci özün 12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği ile daha da derinleştirildiğini açık olarak görürsünüz... Bu gerçeği gördüğünüz anda ise, Türkiye gerçeğini, AB ve ABD olgularını ve bu ülke üzerinde oynanmakta olan oyunları tüm çıplaklığı ile görürsünüz, anlarsınız... Türkiye halkının % 42'si değil... Yüzde 10"u bu gerçeği [gerçekten ve bilinçli bir biçimde] görüp, hazmettiğinde ise, bu ülkenin bileğini kimse bükemez... İşbirlikçisi ve ayrılıkçısı ile, tertipçisi ve dinlemecisi ile kim bu ülkenin karşısına çıkarsa çıksın, hiç fark etmez!..
LÜTFEN "TIK"LAYINIZ: www.soruyusormak.com www.dnm-ler.com www.kitlecizgisi.com -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To post to this group, send email to [email protected]. To unsubscribe from this group, send email to [email protected]. For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
