*From:* ahmet kalkan


*BU YAZI ONLARIN EZBERİNİ BOZACAK*
 ------------------------------

Ramazan'ın başlamasıyla birlikte din sömürüsü de tavan yaptı. Ekranlarda
'din ve iktidar partisi yağcılığına' soyunanlar, mevcut iktidar sayesinde
Ramazan yaşanıyormuş havasını yayarak insanımızı zehirliyorlar.
Din sömürüsüyle siyaset yapanlar hedeflerine ilerlemeye devam ediyor.
Kendilerini İslam, Kuran ve Hazreti Muhammet'in avukatı gibi gören bu
çevreler, bilmedikleri, ama sömürdükleri dinimizi utanmadan bize öğretmeye
kalkıyorlar. İşte bu, dinimizin yasakladığı zorlamanın ta kendisidir.
Bunlara verilebilecek en iyi yanıt Kuran'dadır. *Bakara Suresi'nin 256.
Ayeti, *az,ama öz söylüyor,* "Dinde zorlama yoktur."*
*SEN ZORBA DEĞİLSİN*
Bu ayeti dikkate almayan din tüccarları Allah'ın Hazreti Muhammet'i bile
zorlama yapamayacağı konusunda uyardığını bilmeyecek kadar cahildirler. Bu
uyarı Kuran'ı Kerim'de, *Enam Suresi'nin 48. Ayeti *ile şöyle açıklanmıştır,
* "Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz."
*
Peygambere verilmeyen yetkiyi kullanmaya kalkanlara, Kuran-ı Kerim'in yetki
konusunda çizdiği sınırları da anımsatacağım. *Gaşiye Suresi'nin 21. ve 22.
Ayetleri *şöyle der,* "Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.
Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin." *
Oruç tutmayanları, namaz kılmayanları, türbana saramadıkları kadınları kâfir
ilan eden din tüccarları, Kuran'ın şu iki uyarısından da haberdar değildir.
Bunlardan birincisi *Isra Suresi'nin 15. Ayeti'dir. *Buradaki mesaj açıktır,
* "Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur, kim de sapıtmışsa
kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günahını
yüklenmez." *Aynı şekilde *İnsan Suresi'nin 3. Ayeti de, "Biz insana doğru
yolu gösterdik, ister şükreder ister küfreder" *der*.*
*ONLAR GÖSTERİŞ YAPARLAR*
Müslümanları etkilemek için iğrenç yöntemlere başvuran din tüccarları,
kameralar karşısında namaz kılarak, iftar sofrasında poz vererek insanımızı
kandırmaya çalışırlar. Bunların ikiyüzlülüğünü yine Kur-an ortaya
koymaktadır. *Ma'un Suresi'nin 4. 5. ve 6. Ayetleri, "Yazıklar olsun o namaz
kılanlara ki, Onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar namazlarıyla
gösteriş yaparlar" *diyerek din sömürüsünü özetlemektedir. Gösteriş için
yapılanların yarar sağlamadığı uyarısında bulunan *Necm Suresi'nin 39'uncu
Ayeti *de*, "İnsanoğlu için hiçbir şey yoktur, ancak kendi yaptığı vardır" *
demektedir.
Türkiye Cumhuriyeti'ni değiştirmek ve dönüştürmek hevesindeki din
tüccarları, sahip oldukları olanakları kullanarak rakip gördüklerine zulüm
etmekte, küçük dağları ben yarattım edasıyla konuşmaktadırlar. Bu
kişileri *İsra
Suresi'nin 37'inci Ayeti *şöyle uyarmaktadır,* "Yeryüzünde kibir ve azametle
yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin."*
İslam'ın en çok öne çıkardığı değer adalettir. Din tüccarları, muhalif olan
herkesi düşman görmektedir. Oysa İslam öylesine yüce bir dindir ki, düşmana
bile adalet istemektedir. İşte size Kuran-ı Kerim'den nefes kesen bir örnek:
*Maide Suresi 8'inci Ayet: "Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten
alıkoymasın. Adalet yapın..."*
*GEVŞEMEYİN*
Din sömürücüleri muhaliflere karşı yalan, iftira, sahte belge vb yöntemlere
başvurmaktadır. Oysa bu yol, Kuran-ı Kerimi dikkate almayanların yoludur.
Bakın *Bakara Suresi'nin 191'inci Ayeti *ne güzel uyarmaktadır:* "Zülüm,
baskı, nifak, adam öldürmekten daha büyük bir günahtır." *
Atatürk'ün mirasını korumaya çalışanlar her şeye rağmen dik durmalıdır.
Çünkü bu durumun çıkış yolu da gösterilmiştir. *Al-ı İmran Suresi'nin
139'uncu Ayeti *kısaca,* "Gevşemeyin. Üzülmeyin, eğer inanıyorsanız üstün
gelecek olanlar mutlaka sizlersiniz" *der.
Bu topraklar Mustafa Kemal'in komutasında Allah Allah diyerek düşmanın
üzerine giderken şehit düşenlerin kanıyla kazanıldı. O dönemde de, dinimizi
siyasete alet ederek düşmanla işbirliği yapanlar görev başındaydı. Devletin
mayasında sahte değil gerçek Müslümanlar vardır. Bu nedenle özgürlükleri,
sağlıkları iftira ile ellerinden alınanlara *İsra Suresi'nin 81'inci Ayeti *ile
sesleneyim:* "Sakın moralinizi bozmayın 'batıl' 'Hakkın' karşısında
yıkılmaya mahkûmdur."* Atatürk'ün emanetine sahip çıktıkları için haksızlığa
uğrayanlar bilsinler ki, *Duhan Suresi'nin 3'üncü Ayeti *de anlamlı bir
mesaj taşır: *"Rabbim seni terk etmedi ve sana gücenmedi."*
Kendilerini İslam, Kuran ve Hazreti Muhammet'in avukatı gibi gösteren din
tüccarları hadlerini çoktan aşmıştır. *Yunus Suresi'nin 74'üncü Ayeti, "Biz
haddini aşanların kalbini mühürleriz" *demektedir. Din sömürüsü sayesinde
ülke yönetimine gelenlerin konuşmalarına baktığımda, kalbi mühürlenmiş
insanın ne demek olduğunu daha iyi anlıyorum. Kuran bir deryadır.
Anımsatılacak o kadar çok ayet ve sure var ki, yazının belli bir uzunlukta
olmasına özen gösterdiğimden, onları başka yazılara bırakıyorum.
İlkokul yıllarında Kuran kursuna giderdim. Sayısını hatırlayamadığım kadar
hatim indirdim. Zeki öğrencilerle hocalar ayrıca ilgilenirdi. Üç arkadaşımla
birlikte seçilmiş öğrenciler olarak camide kalır, hocaefendilerin
kasetlerini dinler, birtakım kitapçıkları okurduk. Atatürk'e hakaretler
edilir, dinimizi yasakladığı soylenirdi. Din tüccarlarıyla mücadele etmenin
yolu, İslam'ı ve Kuran'ı iyi bilmektir. Dengeler ancak bu özelliğe sahip
insanların çoğalması, kırsal kesimdeki ve yoksul semtlerdeki halkı din
tüccarlarına bırakmamasıyla değişir. Bu da büyük sabır ister. Kolayı seçip
internet üzerinden ileti göndermeyi mücadele zannedenlere duyurulur.
*Gürbüz Evren*
*Odatv.com*





-- 

Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.


Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap