Merhaba,
1987'de okula ve yazilim isine basladiktan sonra uzun yillar bize "Bilgisayarci" dediler ve hala da derler. Bilgisayarci yani icinde "bilgisayar" gecen her isi yapabilen uzman. Ilk tanistigimiz bilgisayarlar IBM 4.77/8 Mhz calisan XT bilgisayarlardi (PC). Uzerinde GWBasic 3.21 ve MS Cobol kostururdu 5.25 disketlerimizde. Bir de unutmadan Fortran vardi, Fortran 77. Sonralari RM Cobol, Turbo Pascal (3.0), Quick Basic de oyuna dahil oldu. Dbase, Lotus derken Object Oriented Programming kavrami, pesinden OOP destekli Pascal, Clipper, Foxbase gibi Xbase dilleri piyasada yerini aldi. O zamanlar benim icin en buyuk kitap, icinde interrupt no'larini da barindiran, Peter Norton'un yazdigi (Norton Antivirus:) ) Inside To IBM PC kitabi ile, EARN (Avrupa Akademik Bilgisayar Agi, internet oncesi donem) uzerinden download edilen interrupt listesiydi. Assembler ve C ise hep vardi. Dusunceme gore C dili ancak, Borland Turbo C ile is yasaminda kullanilabilir hale geldi, akademik amacli kullanimi disinda. Basladigimizda delikli kartlar henuz muzelik olmamisti, sagda solda rastlayabiliyorduk. IBM 4341 uzerinde ilk "EXEC" dili denemeleri yaptigimiz donemlerde, derslerin birinde, bilgisayarlarin neden birbiriyle telsiz yoluyla iletisemedigini sormustum ders hocama. Dalga gecer bir tavirla "onu da sen yaparsin" demisti. Simdi sevgili hocam onemli bir universitede bilgisayar muhendisligi bolum baskani, eminim hala wireless'in nasil calistigini cozmeye calisiyordur :) Modem scriptleri, Delphi, Btrieve, Novell Network derken, Eta, Link, Logo ve arkalarindan da Mikro'nun parladigi yerli muhasebe yazilimlari donemi basladi. Ardindan da windows 3.1, OS/2 Warp, Windows 95 derken, Internet'li donem basladi. Sonrasi biliniyor zaten. Bu donem icerisinde kodlama yapmadigim cok fazla alan kalmadi sanirim. Bir cok programlama dili ve script de kullandim. Isimi ve calismayi hep sevdim. Su aralar; php, mysql, dojo favorilerim. Yetmedigi yerlerde Delphi yetisiyor. Ubuntu'yu zevkle izliyor ve kullaniyorum. 1997'den beri gelistirdigim ve gelistirmeye devam ettigim yazilimi kullanan bir kurumsal musterim var, teknolojisi eskimesin diye caba harcadigimiz. Clipper'la baslayan surec, mysql ve xHarbour ile devam etti. Hala 1994'lerde hazirladigim kutuphane fonksiyonlarini kullaniyorum. Henuz Perl bilmiyorum. Ama PHP ile yakin akrabaligi nedeniyle bir gun bir sebep yaratip ogrenecegimi dusunuyorum. Bir programci icin en buyuk sans, etrafinda yaptiklarini anlayabilecek insanlarin olmasidir. Ego tatmini, baharat gibi sinirli bir dozda olmak zorundadir ve yapilan ise lezzet katar. Bir programci icin en buyuk mesleki tehlike, yenilikleri izlemekten yorulmak ve "ESKIMEK"tir. Bir programci icin en buyuk keyif, kafasina takilan konuya, kendisini bile hayrete dusuren -zekice- bir cozum bulmaktir. (Cevredekilerin kavramasi genelde zordur.) Bir programci icin en buyuk yasamsal tehlike; ailesine, entellektuel zevklerine ve birey olarak kendine gerekli ozeni gostermeyi ertelemesidir. (is - ozel yasam dengesi) Bir programci icin en buyuk eksiklik, is dunyasindaki ve sirketlerdeki itis kakis arasinda, kendini filmlerdeki "gozluklu-beceriksiz-sakar bilgisayarci" ya da "cekilmez derecede egolu" tip haline getirmesidir. (Ilki dusuk maas, 2.'si ilk firsatta kovulma demektir) Ve bir programci icin en zor sey, milyonlarca engel ve potansiyel engelin arasindan siyrilarak, isleri planlandigi zamanda bitirebilmesidir. (Bitiremezse de cok gecerli sebepleri vardir, programci da insan sonucta !)

Hindistan konusunda, 1994'de yazdigim bir yazida Hindistan geliyor demistim, dergilerde okuduklarimdan etkilenerek. Yanlis hatirlamiyorsam, 1997'de Hindistan 20 Milyar USD yazilim ihracatina ulasmisti, Turkiye'nin toplam ihracati 21 Milyar USD idi. Uluslararasi piyasada, akliniza gelen her bilisim alaninda sirketler, projeleri Hintli sirketlere veriyorlar. Ciddi bir "IT Outsource" piyasasi olusmus durumda dunyada. Cin'de son hizla geliyor Hindistan'in yolundan. Turkiye uluslararasi pazarda olmak istiyorsa uzun soluklu bir "BILISIM" politikasi olmak zorunda. Malum nedenlerle bunun gerceklesmesini kisa vadede mumkun gormuyorum.

C mi C++ mi deyince:
Ogrenme amacinizi ve yapmayi istediginiz isleri belirlemeniz onemlidir. Ise ve hedefe gore uygun dil. (Kariyer planlamasina da dikkat elbette) Mevcut beceri, aliskanlik ve yatkinliklarinizi degerlendirin. Rakip urunler arasinda size yakin geleni secebilirsiniz. Hatta isin basindaysaniz, belli bir sure Pascal (delphi) oneririm. Fonksiyonlar, kutuphaneler gibi kavramlarin mantigini hizli ogrenip, sonucu hemen gorebilmek icin. Delphi hala iyi bir baslangic dusuncesindeyim, IDE, compiler vs. hepsi bir arada... Sonra da C, C++ ya da Java.. Hangi dile baslarsaniz baslayin, ustalasmak zaman alacaktir. Ustalastiginizi dilin sinirlarina tosladiginizda farkedersiniz ya da asla farketmezsiniz. Her zaman yeni bir dil ogrenebilir ve ustalasabilirsiniz. C ogrenenler, C++ ogrenemez veya Java'ya gecince dagilirlar diye bir kural yok. Ayrica, programcilik kendi yasam bicimini dayatir. Surekli bir ogrenciden daha cok ders calismak zorunda olmak, bir gazeteciden daha arastirmaci ya da sorgulayici olmak gibi ciddi yukleri de dikkate alin derim.

Saygi ve sevgilerimle...
Gurbuz Sanatci



okay PADAK wrote:

Benim mantigimda bu yonde amac ego tatmini ve/veya programci hissetmek mi ? kapital devrindeyiz. Emek=para=zaman denklemi olduguna gore otomasyon takip yazilimini neden C ile yazip zamandan paradan kaybedeyim? 2000 yillarda hindistanlilar delphi ile ne paralar kazandilar biliyor musunuz? Kac Turkiye vatandasi populer bir acik kaynak yazilimda gelistirici ? Herseyi cok iyi bildigimizden olsa benim bildigim gelistirici bir elin parmaklarini gecmez, olanda sinir otesindendir. Makine muh. isi benzin koymak degilse bilgisayar,yazilim muh. isi de hesap makinasi kodlamak degildir. Javayi diger meslek gruplarindaki kisilere basitlestirmek icin kutuphane yazabilir. Cok C biliyorsa Linux kernel a kod yazabilir. O zaman kodlarin efendisiyim der onunde saygiyla egilirim :)

Dipnot: sahsi algilanmasin. saygilar

13 Nis 2012 16:44 tarihinde "Husrev Ozayman" <[email protected] <mailto:[email protected]>> yazdı:

    On Fri, Apr 13, 2012 at 6:21 AM, Cihangir Aktürk
    <[email protected] <mailto:[email protected]>> wrote:
    > 2012/4/13 Husrev Ozayman <[email protected]
    <mailto:[email protected]>>:
    >> On Fri, Apr 13, 2012 at 3:03 PM, Mehmet Özgür Bayhan
    >> <[email protected] <mailto:[email protected]>> wrote:
    >>>>  ...Ama programlama dilleri teorisi açısından
    >>>> bakınca C bir tasarım faciası...
    >
    > Tam aksine C++'ın öyle olduğunu düşünenlerin sayısı da hiç az degil,
    > bknz. Eric Raymond, Linus Torvalds vs.
    >
    >> Okunurluk açısından felaket.
    >
    > O kadar emin olmayın :D
    >
    >  template<typename _Tp, typename _Alloc = std::allocator<_Tp> >
    >    class list : protected _List_base<_Tp, _Alloc>
    >    {
    >      // concept requirements
> typedef typename _Alloc::value_type _Alloc_value_type;
    >      __glibcxx_class_requires(_Tp, _SGIAssignableConcept)
    >      __glibcxx_class_requires2(_Tp, _Alloc_value_type,
    _SameTypeConcept)
    >
    >  std::map<std::vector<int>, std::map<std::string, std::string>,
    SomeClass *>
    >
    >> Yazılırlık açısından başarısız.
    >> Type-safe değil.
    >
    > Brainwashed CS guy teorileri :D
    >
    >> Veri türlerinin boyutları bile derleyicinin insafına kalmış.
    >
    > Derleyiciye kalmış derken data structure alignment'dan bahsediyorsak
    > aynen C++ icin de geçerlidir bu kurallar, yok eğer temel veri
    > tiplerinin size'ının platformdan platforma degismesinden
    bahsediyorsak
    > C'de ne ise C++'da da bu durumla karşılaşırsınız. Örnegin x86
    üzerinde
    > long tipinden bir değişken 32 bit, x86_64 üzerinde 64 bit olacaktır,
    > bu hem C hem de C++ için geçerlidir.
    >
    >> boolean olmayan değerleri if condition olarak kullanabiliyorsunuz.
    >> (zaten boolean diye birşey yok ortada)
    >
    > C++'da da aynı şekilde kullanabilirsin
    > if (1) tamamen geçerli bir kullanımdır, aynen C'deki gibi.
    > Anlayacağın hocalara fazla inanma :D

    Nasil oldu da birden ben C++ savunan bir hale geldim :)

    C'yi kurtarmak icin yapilabilecek tek sey zaten C++ ile kiyaslamak :)

    C ve C++ birbirlerinden kotuler benim gozumde.

    Cok yogun performansa ihtiyac duyulmayan bir yerde niye
    kullanilacagini hala anlayabilmis degilim. Insanlar uzun yasamak
    istemiyorlar mi? Saclari kafalarinda kalmasini istemiyorlar mi? Java
    ile gelistirmenin sizi kurtaracagi bir projeyi C veya C++ ile
    gelistirmek benim asla tercih etmeyecegim birsey. Ama tabii ki tamamen
    tercih meselesi...
    _______________________________________________
    Linux-programlama mailing list
    [email protected]
    <mailto:[email protected]>
    https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-programlama
    Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php



_______________________________________________
Linux-programlama mailing list
[email protected]
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-programlama
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php

_______________________________________________
Linux-programlama mailing list
[email protected]
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-programlama
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php

Cevap