On Tue, Apr 17, 2012 at 11:31 PM, Serdar KÖYLÜ <[email protected]> wrote: > Dikkat ederseniz, öğrenenlere değilde, öğretenlere biraz laf etmek > durumundayım.
Serdar bey, müfredatın seçilmesi vb. konularda sıkıntılar olduğu aşikar, ancak biraz da hocalarımıza karşı anlayışlı olmak lazım. Ben okulun ilk bir iki senesi çok mutsuzdum müfredat ve derslerin işlenişiyle ilgili. Ama sonra gördüm ki onların işi de hiç kolay değil. Haftada 3 saatiniz var bir öğrenci gurubuyla, programlamaya giriş niteliğinde bir ders yapıyorsunuz. Toplam 14 haftanız var. Bu sürede öğrencileri veri yapıları dersini anlayacak seviyeye getirmeniz gerekiyor. Yönetmelik öğrencilere %30 devamsızlık hakkı veriyor. Öğrenciler derse geç geliyor... Dersteki öğrencilerin bir kısmı arkada muhabbet ederken öndekilerin de bir kısmının diğer derslerin ödevleri ve sınavları ile ilgili düşünmekten derse ne kadar odaklandıkları meçhul. Bu durumda ne kadar yoğun bir ders işleyebilirsiniz? Öğrencilere program akışı mı öğreteceksiniz? Var olan yapıları mı? Algorirma tasarımını mı öğreteceksiniz? Yoksa C için terminal'den girdi almak için yazılmış bir kütüphaneyi mi? Öğrencinin okulda 4 senesi var. Bu adam mezun olduğunda eline bilgisayar mühendisidir diye bir kağıt imzalayıp vereceksiniz. Java EE mi öğreteceksiniz bu öğrenciye? C diliyle program yazmanının inceliklerini mi öğreteceksiniz? Var olan veritabanı sistemlerinin kıyaslaması ve bazılarının kullanımını mı öğreteceksiniz? Bunlar öğretmek için veri yapıları mantığını öğretmenkten mi ödün vereceksiniz? Algoritma tasarımından mı ödün vereceksiniz? Mikro işlemci sistemlerinden mi ödün vereceksiniz? Bilgisayar organizasyonundan mı ödün vereceksiniz? Elbette lisans eğitiminde kimseye C diliyle doğru düzgün nasıl kod yazılır, C++ STL nasıl kullanılır, Java EE ile büyük bir proje nasıl yapılır, versiyon kontrol sistemleri nasıl kullanılır bunları öğretmeyeceksiniz. Üniversitelerin işi de bu değil. Öğrenci çok istiyorsa seçtiği bir programlama dilinde nasıl düzgün kod yazılır, açsın bir kitabı okusun öğrensin. Üniversitede bir öğrenciye bir genel kültür verilir, bir alt yapı verilir. Bir üniversitenin amacı mezun olur olmaz piyasadaki işletmelere para saydıracak çalışan üretmek değildir. Bu şekilde bakıp "üniversitede hiçbir şey öğrenmeden geliyorlar" diyen insanların nasıl bir veri tabanı tablosunda email1 email2 email3 diye kolonlar tuttuğunu biliyoruz. Veri tabanında bir kolona virgülle ayrılmış veriler koyduklarını vs. biliyoruz. Teknik alt yapısı olmayıp işin içerisinde deneme yanılma ile öğrenmiş kişilerin ne kadar temel hatalar yaptıklarını da görüyoruz. Anlatmak istediğin şey, İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği programından yeni mezun olmuş bir genç demek C'de hangi kütüphaneyle komut satırından okuyacağını, Java Servlet'lerle yazdığı projeyi nasıl deploy edeceğini, ARM işlemcilerin buyruk kümelerini ezbere bilecek bir kişi değil, tüm bunları ihtiyaç duydukça kendi başına öğrenebilip kullanabilecek kişidir. Ben bu konuda üniversitemdeki eğitimi çok başarılı buluyorum. Ama nedir, arkadaşının ödevini kopyalayıp, sınavda yanındakinden bakıp, DD ile bilgisayar derslerini zar zor geçip Matematik, Fizik, Türkçe ve sanat derslerinden AA alarak ortalamasını 2.0'a çıkarıp mezun olanların durumu elbette farklı. Onlar teknik altyapısı olmayan birinin yanında onun öğrendiği gibi deneme yanılma ile öğrenip onun yolunda yürüyecek, ve "üniversitede öğretilen hiçbir şey işime yaramadı, herşeyi işte öğrendim" diyecek. Çünkü onun için gerekli bilgi, ekranda müşterinin istediğini göstermeye yeten bilgi. Nesne yönelimli programlama neymiş. Piyasadki en kral javacıdır o arkadaş, tek bir java dosyası içinde koca bir projeyi yapar. Bir hata çıktığında şanslıysanız oradadır, birkaç güne bulur düzeltir hatasını, işten ayrıldıysa oturur baştan yazarsınız projeyi... Konunun başı ile vardığı nokta biraz kaydı açıkçası. Son kısım elbette Serdar bey'e hitaben yazılmış değil. Sadece hocaları savunmak durumunda kaldığımda okuldaki derslerde cep telefonuyla oynayıp sonra hiç birşey öğretmiyorlar diyen arkadaşlarım geldi aklıma. Kendimi tutamadım içimde kalanı döktüm biraz :) Hüsrev Özayman _______________________________________________ Linux-programlama mailing list [email protected] https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-programlama Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php
